فَلَمَّا عَتَوْا۟ عَن مَّا نُهُوا۟ عَنْهُ قُلْنَا لَهُمْ كُونُوا۟ قِرَدَةً خَٰسِـِٔينَ
“Böylece onlar kibre kapılıp yasak kılınan şeylerden vazgeçmeyince, biz de onlara, hor ve zelil maymunlar olun, dedik.” — Elmalılı Hamdi Yazır
Tefsirler
Yapay zekâ tarafından üretildiTaberî9-10. yy✓ Alıntı doğrulandı
Taberî'ye göre bu ayet, Ashâb-ı Sebt'in (Cumartesi halkının) Allah'ın men ettiği balık avlamada ısrar edip azgınlaşmalarını anlatır. Onlara şeytan balığı Cumartesi günü değil başka günlerde yemelerini vahyetmiş, halk üç gruba ayrılmış: fiilen avlayanlar, sessizce seyredip karşı çıkmayanlar ve açıkça uyaranlar. Sonunda Allah gece ansızın azap göndermiş, sabah kalktıklarında suça bulaşanlar maymuna dönüşmüş bulunmuş.
فإنه كان حي من يهود سيقت الحيتان إليهم يوم السبت ثم غاصت لا يقدرون عليها حتى يغوصوا بعد كد ومؤنة شديدة، كانت تأتيهم يوم السبت شرعا بيضا سمانا كأنها الماخض
Fahreddin er-Râzî12-13. yy✓ Alıntı doğrulandı
Bu metinde Râzî, önce 'atev' (azgınlık/isyan) ifadesinin dilbilimsel tahlilini yapar ve ayette bir hazif (mahzuf ifade) bulunduğunu belirtir. Ardından ayetteki zilletin kime ait olduğu tartışılır; bazılarına göre maymuna dönüştürülenlerin nesli, bazılarına göre o beldedeki diğer yahudiler kastedilmiştir, fakat Râzî çoğunluğun görüşünü tercih ederek bunun Hz. Peygamber zamanındaki yahudileri korkutmak ve onları yahudilikte kalmaktan sakındırmak amacıyla söylendiğini belirtir. Son olarak bu hükmün küfür ve yahudilikte sabit kalanlara mahsus olduğunu, Hz. Muhammed'e iman edenlerin bu hükmün dışında kaldığını ifade eder.
وقال الأكثرون : هذه الآية في اليهود الذين أدركهم الرسول صلى الله عليه وسلم ودعاهم إلى شريعته ، وهذا أقرب . لأن المقصود من هذه الآية تخويف اليهود الذين كانوا في زمان الرسول صلى الله عليه وسلم وزجرهم عن البقاء على اليهودية
Beydâvî13. yy✓ Alıntı doğrulandı
Beydâvî'ye göre kavim kendilerine yapılan uyarıları unutup terk edince, kötülükten men edenler kurtarılmış, zulmedenler ise işledikleri fısk sebebiyle şiddetli bir azaba çarptırılmıştır. Bu azaptan sonra da yasaklandıkları şeyde inat ve kibir gösterdiklerinde Allah onları maymunlara dönüştürmüştür. Rivayete göre men edenler bu azgınlarla birlikte yaşamaktan kaçınıp aralarına duvar örmüşler, bir gün maymuna dönüşenleri bulmuşlardır.
فلما نسوا تركوا ترك الناسي.
Karşılaştırma
Ortak noktalar
Üç müfessir de Ashâb-ı Sebt kıssasını temel alır: yasağa rağmen ısrarla azgınlaşma (isyan/fısk), bu ısrarın bir kesimi maymuna dönüştürme cezasıyla sonuçlanması ve toplumun uyaranlar/susanlar/suça bulaşanlar şeklinde ayrışması ortak unsurlardır. Hepsi kıssayı ahlaki bir ibret çerçevesinde ele alır.
Farklar
Taberî rivayet ağırlıklı bir nakil yöntemiyle kıssayı üç gruba ayırarak aktarır; Beydâvî benzer bir çizgide dil tahliline rivayeti ekleyerek uyaranların kurtuluşunu ve fiziksel ayrışmayı (duvar örme) vurgular. Râzî ise farklı bir eksende, dilbilimsel/belâgat tahliliyle 'atev' ve zillet ifadesinin kime ait olduğunu tartışır; bu zilleti tarihsel kıssadan çıkıp Hz. Peygamber dönemindeki yahudilere yönelik bir uyarı ve iman edenlerin bu hükmün dışında kaldığı şeklinde yorumlayarak kıssayı daha teolojik/aktüel bir bağlama taşır.
Dönemsel bağlam
Taberî'nin erken dönem tefsirinde rivayet nakli öncelikliyken, sonraki dönemde Râzî ve Beydâvî'de dilbilimsel ve kelamî tahlillerin devreye girdiği görülür; Râzî bu çizgiyi daha da ileri taşıyıp kıssayı çağdaş bir uyarı mesajına dönüştürür. Temel kıssa sabit kalmakla birlikte yorum yöntemi rivayetten dil ve akıl temelli tahlile doğru genişlemiştir.
Günümüz bağlantısı
Bu kıssa, toplumsal bir yanlışa karşı sessiz kalmanın da bir sorumluluk taşıdığını, buna karşın açıkça uyarıda bulunanların bu sorumluluktan ayrı tutulduğunu düşündürebilir. Günümüzde bu, toplumsal dayanışma ve yapıcı bir tutumla haksızlığa karşı sözünü söyleme erdemiyle ilişkilendirilebilir; bireysel ihlas ve sabrın, toplumsal çözülmeye karşı bir denge unsuru olabileceği düşünülebilir.
Yapay zekâ analizi — fetva veya hüküm değildir, henüz uzman incelemesinden geçmemiştir