لَكُمْ فِيهَا مَنَٰفِعُ إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى ثُمَّ مَحِلُّهَآ إِلَى ٱلْبَيْتِ ٱلْعَتِيقِ
“Sizin için onlarda belli bir süreye kadar bir takım faydalar vardır. Sonra bunlar Beyti atik (kâbe) de son bulurlar.” — Elmalılı Hamdi Yazır
Taberî9-10. yy✓ Alıntı doğrulandı
Taberî bu ayette geçen 'menâfi' (menfaatler) ve 'ecel-i müsemmâ' ifadelerinin tefsirinde müfessirler arasındaki ihtilafı nakleder. Bir grup bunun kurbanlık hayvanların (bedene) sırtına binilmesi, sütünün içilmesi, yününden faydalanılması gibi kurban olarak adanmadan önceki menfaatler olduğunu söylerken; başka bir grup bunun hac mevsiminde yapılan ticaret ve alışverişten elde edilen dünyevi menfaatler olduğunu, bir başka grup ise Allah'a hac ibadetleriyle kulluk etmenin menfaati olduğunu söylemiştir. Taberî bu farklı görüşleri isnadlarıyla birlikte sıralamış, İbn Zeyd'in görüşünü ayrıntılı şekilde aktararak her üç yorumu da bir arada zikretmiştir.
اختلف أهل التأويل في معنى المنافع التي ذكر الله في هذه الآية، وأخبر عباده أنها إلى أجل مسمى، على نحو اختلافهم في معنى الشعائر التي ذكرها جل ثناؤه
Zemahşerî12. yy✓ Alıntı doğrulandı
Zemahşerî'ye göre bu ifadedeki 'lâm' harfi zamandaki gecikmeyi ifade eden asıl kullanımından mecazen hallerdeki (durumlardaki) sıralanmaya/gecikmeye aktarılmıştır. Ayetin anlamı, kurbanlık hayvanlarda hem dünya hem de din açısından çok sayıda menfaatin bulunduğudur; ancak Allah nezdinde asıl önemli olan dini menfaatlerdir. Bir selef örneğinden aktarılan rivayete göre, sadece dokuz dinarı olan biri bununla bir kurbanlık hayvan satın almış ve bunun sebebini sorulduğunda 'Rabbimin bu ayette söylediğini işittim' diye cevap vermiştir.
والمعنى : أن لكم في الهدايا منافع كثيرة في دنياكم ودينكم ، وإنما يعتد الله بالمنافع الدينية
Fahreddin er-Râzî12-13. yy✓ Alıntı doğrulandı
Bu metne göre 'kurbanlık hayvanlarda size faydalar vardır' ifadesi, hac boyunca bu hayvanlardan yararlanmanın (binmek, sütünden içmek) kurban ismi verildikten sonra da devam edebileceğini bildirir; faydanın sona erme sınırı olan 'belirlenmiş vakit' ise onların nahredileceği ana kadar sürer. Râzî bu hususta iki görüş nakleder: İbn Abbas, Mücahid, Ata, Katade ve Dahhak'a göre hayvana kurban ismi verildikten sonra ondan yararlanma hakkı sona erer; diğer görüşe göre ise ihtiyaç ve zaruret halinde kurban ilan edildikten sonra da (binme, süt içme gibi) yararlanma devam edebilir. Râzî, ikinci görüşü -İbn Abbas'tan gelen diğer rivayet ve İmam Şafii'nin tercihi olması sebebiyle- daha isabetli bulur.
أحدهما : أن لكم أن تنتفعوا بهذه البهائم إلى أن تسموها ضحية وهديا فإذا فعلتم ذلك فليس لكم أن تنتفعوا بها ، وهذا قول ابن عباس ومجاهد وعطاء وقتادة والضحاك وقال آخرون لكم فيها أي في البدن منافع مع تسميتها هديا بأن تركبوها إن احتجتم إليها وأن تشربوا ألبانها إذا اضطررتم إليها
Kurtubî13. yy✓ Alıntı doğrulandı
Kurtubî'ye göre kurbanlık hayvanlardaki menfaatler, adanmadan önce binme, sütünden yararlanma gibi kullanımları kapsar; hedy olarak adandıktan sonra da ihtiyaç halinde binilmesi ve yavrusu doyurulduktan sonra sütünün içilmesi caizdir. Ayrıca 'ecel-i müsemmâ'nın (belirlenmiş süre) ne anlama geldiği konusunda âlimler arasında görüş ayrılığı vardır: kimine göre bu nahr (kesim) anına, kimine göre Kâbe'ye, Mekke'ye veya Harem'e ulaşmaya işaret eder. Bu metin ayrıca kurbanlık deveye binmenin hükmü konusundaki fıkhi ihtilafları da aktarır; bazı âlimler mutlak cevaza, bazıları ise ancak zaruret halinde binilebileceğine hükmetmiştir.
اركبها بالمعروف إذا ألجئت إليها حتى تجد ظهرا والأجل المسمى على هذا القول نحرها قاله عطاء بن أبي رباح
İbn Kesîr14. yy✓ Alıntı doğrulandı
İbn Kesîr'e göre bu ayet, kurbanlık develerde (bedene) süt, yün, kıl gibi çeşitli menfaatlerin bulunduğunu ifade eder. Ancak bu develer kurbanlık olarak tayin edildikten sonra bu menfaatlerden yararlanılıp yararlanılamayacağı konusunda müfessirler arasında ihtilaf vardır; bir grup bedene ismi verilince tüm bu menfaatlerin (binmenin, sütünün) son bulacağını söylerken, diğer bir grup ihtiyaç halinde ondan yararlanılabileceğini savunmuştur.
قال ما لكم تسم بدنا وقال مجاهد في قوله قال الركوب واللبن والولد فإذا سميت بدنة أو هديا ذهب ذلك كله وكذا قال عطاء والضحاك وقتادة وعطاء الخراساني وغيرهم وقال آخرون بل له أن ينتفع بها وإن كانت هديا إذا احتاج إلى ذلك
Beydâvî13. yy✓ Alıntı doğrulandı
Beydâvî'ye göre 'lehum fîhâ menâfi'' ifadesi hayvanlardaki (kurbanlıkların) sütü, yünü, nesli ve kesilene kadar binilmesi gibi dünyevi faydaları ifade eder; 'illâ ecelin müsemmâ' ise bu faydalanmanın kesim vaktine kadar sürdüğünü belirtir. 'Sümme mahilluhâ ilel-beytil-atîk' ifadesi kesim yerinin Harem bölgesi olduğunu gösterir. Ayrıca metin, hac ile ilgili bir başka okumaya göre bu ifadelerin ölüme kadar süren dini faydalara ve amellerin yükseldiği/mükâfatının bulunduğu yere (Beyt-i Ma'mur veya Cennet) işaret edebileceğini, ya da panayırlarda ticaretle ilgili menfaatlere ve ziyaret tavafıyla ihramdan çıkışa kadar süren zamana delalet edebileceğini aktarır.
أي لكم فيها منافع درها ونسلها وصوفها وظهرها إلى أن تنحر، ثم وقت نحرها منتهية إلى البيت أي ما يليه من الحرم، وثم تحتمل التراخي في الوقت والتراخي في الرتبة
Karşılaştırma
Ortak noktalar
Tüm müfessirler ayetteki 'menfaatler' ifadesinin kurbanlık hayvanlardan (binme, süt, yün gibi) dünyevi yararlanmayı kapsadığında ve bunun 'ecel-i müsemmâ' (belirlenmiş bir süre/kesim anı) ile sınırlandığında birleşir. Ayrıca hemen hepsi bu yararlanmanın hayvan kurbanlık olarak adandıktan sonra devam edip etmeyeceği konusunda sahâbe ve tâbiîn arasında ihtilaf bulunduğunu nakleder.
Farklar
Taberî ve İbn Kesîr rivayet odaklı olup farklı görüşleri isnadlarıyla yan yana sıralamakla yetinirken, Râzî ve Kurtubî bu rivayetleri fıkhi istinbata taşıyarak hangi görüşün tercihe şayan olduğunu tartışır (Râzî, Şâfiî'nin görüşünü öne çıkarır). Zemahşerî ve Beydâvî ise dil/belağat eksenli okuma sunarak 'lâm' harfinin ve zamirin farklı te'vil imkanlarını, hatta dünyevi menfaatin ötesinde dini/uhrevi anlamlara (Beyt-i Ma'mur, Cennet) açılan yorumları gündeme getirir; bu, rivayet tefsiri ile dirayet/belağat tefsiri arasındaki yöntem farkını yansıtır.
Dönemsel bağlam
En erken dönem temsilcisi Taberî, sahâbe-tâbiîn rivayetlerini toplayıp sıralamakla yetinirken, sonraki dönemlerde Zemahşerî ve Beydâvî'de dil tahlili ön plana çıkmış, Râzî ve Kurtubî'de ise fıkhi mezhep görüşleri ayrıntılı biçimde tartışılıp tercihler yapılmıştır. Bu, tefsir faaliyetinin zamanla salt rivayet nakli olmaktan çıkıp dilbilimsel ve fıkhi derinlik kazandığını gösterir; ancak temel rivayet malzemesi (İbn Abbas, Mücahid, Atâ, Katâde gibi isimler) tüm dönemlerde sabit kalmıştır.
Günümüz bağlantısı
Bu ayet, ibadetlerin hem maddi hem manevi boyutlarının bir arada düşünülebileceğine, yani günlük hayattaki faydalı işlerin ihlasla birleştiğinde ibadete dönüşebileceğine dair bir hatırlatma olarak okunabilir. Kurbanlık hayvandan çeşitli şekillerde yararlanma imkânı, ihtiyaç ile ibadet arasında dengeli, ölçülü bir yaklaşımın önemine işaret edebilir. Müfessirlerin farklı yorumları, aynı ayetin farklı zaman ve bağlamlarda yeniden düşünülebileceğini, bunun da ilim geleneğinde hoşgörülü bir çeşitliliğe kapı araladığını gösterir.
Yapay zekâ analizi — fetva veya hüküm değildir, henüz uzman incelemesinden geçmemiştir