لَعَمْرُكَ إِنَّهُمْ لَفِى سَكْرَتِهِمْ يَعْمَهُونَ

“Resulüm! Ömrüne yemin olsun ki gerçekten onlar, sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.” — Elmalılı Hamdi Yazır

Tefsirler

Yapay zekâ tarafından üretildi
Taberî9-10. yy✓ Alıntı doğrulandı

Taberî bu ayette geçen 'le'amruke' ifadesini Allah'ın Hz. Peygamber'in hayatına, ömrüne ve dünyada kalışına yemin etmesi olarak açıklar; İbn Abbas'tan naklen Allah'ın Hz. Muhammed'den başka hiç kimsenin hayatına yemin etmediğini belirtir. Ayrıca 'ya'mehûn' kelimesini Katade, A'meş ve Mücahid'den nakillerle 'dalaletlerinde/sarhoşluklarında oynayıp durmaları, tereddüt edip durmaları' şeklinde yorumlar.

ما حلف الله تعالى بحياة أحد إلا بحياة محمد صلى الله عليه وسلم، قال: وحياتك يا محمد وعمرك وبقائك في الدنيا
Zemahşerî12. yy✓ Alıntı doğrulandı

Zemahşerî'ye göre 'sekretleri/gayyetleri' ifadesi, muhataplarının akıllarını ve doğru ile hatayı ayırt etme yeteneklerini yok eden sapkınlıklarını, yani erkek çocukları bırakıp kız çocuklarına yönelmelerini ifade eder; bu sapkınlık onları şaşkınlık içinde bırakmıştır. Ayrıca 'lealmruke' ifadesiyle ilgili olarak, bu hitabın Hz. Peygamber'e yönelik olduğu ve Allah'ın ona olan saygısından ötürü hiçbir kimsenin hayatına yemin etmediği halde onun hayatına yemin ettiği görüşü de nakledilir; bu yeminde hafif olan lafız formu tercih edilmiştir çünkü yemin dillerinde çok tekrar edilen bir şeydir.

أي غوايتهم التي أذهبت عقولهم وتمييزهم بين الخطأ الذي هم عليه وبين الصواب الذي تشير به عليهم ، من ترك البنين إلى البنات { يعمهون } يتحيرون ، فكيف يقبلون قولك ويصغون إلى نصيحتك ، وقيل : الخطاب لرسول الله صلى الله عليه وسلم ، وأنه أقسم بحياته وما أقسم بحياة أحد قط كرامة له
Fahreddin er-Râzî12-13. yy✓ Alıntı doğrulandı

Râzî bu ayette 'lea'mruke' ifadesinin dilbilimsel yapısını açıklar; 'amr' kelimesinin kökeni ve i'rabı üzerinde durur. Ayetin muhtevasında iki görüş nakleder: birincisi meleklerin Lut'a hitaben kavminin şaşkınlığını anlatması, ikincisi ise Allah'ın Hz. Peygamber'in hayatı üzerine yemin ettiği ve bunun onun Allah katındaki üstünlüğüne delil olduğu yönündedir.

والثاني : أن الخطاب لرسول الله صلى الله عليه وسلم ، وأنه تعالى أقسم بحياته وما أقسم بحياة أحد ، وذلك يدل على أنه أكرم الخلق على الله تعالى
İbn Kesîr14. yy✓ Alıntı doğrulandı

İbn Kesîr'e göre bu ayette Allah, Peygamber'in (s.a.v.) hayatı üzerine kasem etmektedir ve bu, ona büyük bir şeref, yüce bir makam ve geniş bir itibar bahşetmektedir. İbn Abbas'tan nakledilen görüşe göre Allah'ın yarattıkları arasında kendisine bu kadar değer verdiği ve hayatı üzerine kasem ettiği başka hiç kimse yoktur. Ayrıca Katade'nin 'yeamehûn' kelimesini 'sapkınlıkları içinde oynayıp dururlar' şeklinde açıkladığı belirtilmiştir.

أقسم تعالى بحياة نبيه صلوات الله وسلامه عليه وفي هذا تشريف عظيم ومقام رفيع وجاه عريض قال عمرو بن مالك النكري عن أبي الجوزاء عن ابن عباس أنه قال ما خلق الله وما ذرأ وما برأ نفسا أكرم عليه من محمد صلى الله عليه وسلم وما سمعت الله أقسم بحياة أحد غيره
Beydâvî13. yy✓ Alıntı doğrulandı

Beydâvî'ye göre 'le-amruke' ifadesi, muhatabın hayatı üzerine yapılan bir kasemdir; bu kasemin muhatabı ya Hz. Peygamber'dir ya da meleklerin bu şekilde hitap ettiği Hz. Lût'tur. 'Sekretihim' onların sapıklıkları veya akıllarını ve doğru-yanlış ayrımı yapma güçlerini yok eden şiddetli şehvet halleri olarak açıklanır; 'ya'mehûn' ise şaşkınlık içinde bulunmalarını, bu yüzden nasihat dinleyemeyeceklerini ifade eder. Bir başka görüşe göre ise buradaki zamir Kureyş'e râcidir ve cümle bir ara söz (i'tirâziyye) niteliğindedir.

لعمرك قسم بحياة المخاطب والمخاطب في هذا القسم هو النبي عليه الصلاة والسلام وقيل لوط عليه السلام قالت الملائكة له ذلك

Karşılaştırma

Ortak noktalar

Tüm müfessirler 'le'amruke' ifadesini bir yemin (kasem) olarak okur ve İbn Abbas'a dayanan rivayeti nakleder: Allah'ın yarattıkları arasında sadece Hz. Peygamber'in hayatına yemin ettiği görüşü Taberî, Zemahşerî, Râzî, İbn Kesîr ve Beydâvî'de ortak şekilde yer alır. Ayrıca 'ya'mehûn/sekret' kelimesinin şaşkınlık, sapkınlık içinde bocalama, akıl ve doğru-yanlış ayrımını kaybetme anlamına geldiği hususunda da görüş birliği vardır.

Farklar

Taberî ve İbn Kesîr daha çok rivayet temelli (sahabe-tabiin nakli) bir yöntem izlerken, Zemahşerî ve Beydâvî belagat/dil tahliline ağırlık verir; Zemahşerî 'sekret' ifadesini doğrudan kavmin cinsel sapkınlığıyla ilişkilendirir. Râzî ve Beydâvî, ayetin muhatabının Hz. Peygamber mi yoksa meleklerin Hz. Lût'a hitabı mı olduğu konusunda iki farklı görüşü birlikte nakleder; Beydâvî ayrıca zamirin Kureyş'e râci olabileceği ve cümlenin ara söz (i'tirâziyye) olabileceği üçüncü bir ihtimali de ekler. Bu farklılık büyük ölçüde erken dönem rivayet ağırlıklı tefsir yöntemi ile sonraki dönem dil/belagat ve çok yönlü ihtimal sunma yönteminin farkına işaret eder.

Dönemsel bağlam

Taberî'den İbn Kesîr'e kadar İbn Abbas rivayeti sabit kalarak nakledilmiş, temel anlam çekirdeği değişmemiştir; ancak zaman içinde Zemahşerî ve Beydâvî ile birlikte dil ve belagat tahlili daha sistemli hale gelmiş, Râzî ve Beydâvî gibi sonraki müfessirler ayetin muhatabı konusunda alternatif görüşleri bir arada sunarak yorumu çok boyutlu hale getirmiştir. Bu, tefsir geleneğinin erken dönemde rivayete, sonraki dönemde ise dil analizine ve farklı ihtimallerin müzakeresine daha çok yer vermesiyle ilişkilidir.

Günümüz bağlantısı

Bu ayetteki 'şaşkınlık içinde oynayıp durma' vurgusu, insanın doğru ile yanlışı ayırt etme yeteneğini kaybettiğinde toplumsal ve ahlaki dengenin bozulabileceğine dair ihtiyatlı bir hatırlatma olarak okunabilir. Peygamberin hayatına verilen değer ise, bir örnek şahsiyete duyulan saygının ve onun gösterdiği sabır, ihlas gibi tutumların günümüzde de yapıcı bir referans noktası olabileceğini düşündürebilir. Bu yaklaşım, ilim ve basiretle hareket etmenin, toplumsal şaşkınlık ve savrulmalara karşı bir denge unsuru olabileceği şeklinde temkinli bir çağrışım taşır.

Yapay zekâ analizi — fetva veya hüküm değildir, henüz uzman incelemesinden geçmemiştir