وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أُو۟لَٰٓئِكَ يُعْرَضُونَ عَلَىٰ رَبِّهِمْ وَيَقُولُ ٱلْأَشْهَٰدُ هَٰٓؤُلَآءِ ٱلَّذِينَ كَذَبُوا۟ عَلَىٰ رَبِّهِمْ أَلَا لَعْنَةُ ٱللَّهِ عَلَى ٱلظَّٰلِمِينَ

“Üstelik bir yalanı Allah'a iftira edenden daha zalim kim olabilir? Bunlar Rablerinin huzuruna arzolunacaklar, şahitler de şöyle diyecekler: "İşte bunlar Rablerine karşı yalan söyleyenlerdir". İyi bilin ki: Allah'ın laneti zalimlerin üzerinedir.” — Elmalılı Hamdi Yazır

Tefsirler

Yapay zekâ tarafından üretildi
Taberî9-10. yy✓ Alıntı doğrulandı

Taberî, Katade'nin lanetin bazı insanlara (mü'minlere) yönelik olduğu görüşünü zayıf bulur; çünkü tenzilin zahiri buna aykırıdır ve bu görüşü destekleyen ne bir haber ne de akli bir delil vardır. Ayrıca 'الأشهاد' kelimesinin melekler, peygamberler veya yaratıklar olduğuna dair farklı rivayetleri nakleder ve bunların kıyamet günü Allah'a yalan iftira edenlere şahitlik edeceğini açıklar. Kâfirlerin ve münafıkların kıyamette rablerine karşı yalan söyleyenler olarak teşhir edileceğini, Allah'ın lanetinin zalimler üzerine olduğunu belirtir.

وأما ما قاله قتادة من أنه عنى به بعض الناس، فقول ظاهر التنزيل بخلافه، ولا برهان على حقيقته من خبر ولا نظر.
Kurtubî13. yy✓ Alıntı doğrulandı

Kurtubî bu ayette geçen 'eşhâd' (şahitler) kavramını farklı görüşlerle açıklar: Mücahid ve diğerlerine göre bunlar hafaza melekleridir; Dahhâk'a göre nebiler ve resullerdir; bir başka görüşe göre melekler, nebiler ve tebliğ eden âlimlerdir; Katade'ye göre ise bütün mahlûkattır. Ayrıca Sahih-i Müslim'den bir hadisle kâfir ve münafıkların kıyamet günü herkesin önünde Allah'a yalan söyleyenler olarak ilan edileceği belirtilir.

أي يحاسبهم على أعمالهم يعني الملائكة الحفظة عن مجاهد وغيره وقال سفيان : سألت الأعمش عن الأشهاد فقال : الملائكة الضحاك : هم الأنبياء والمرسلون دليله قوله : فكيف إذا جئنا من كل أمة بشهيد وجئنا بك على هؤلاء شهيدا
Beydâvî13. yy✓ Alıntı doğrulandı

Beydâvî bu ayette Allah'a karşı yalan icat edenlerin, kıyamet gününde Rableri huzuruna getirilip amellerinin arz edileceğini, meleklerden veya peygamberlerden yahut kendi organlarından oluşan şahitlerin onları bu yalanla teşhir edeceğini açıklar. Allah'a yalan iftira etmek, O'nun indirmediği bir şeyi O'na nispet etmek veya indirdiği bir şeyi inkâr etmek şeklinde tanımlanır. Bu zalimlere yönelik lanet ifadesi, Allah'a yalan söylemelerinin sonucunda başlarına gelecek büyük dehşeti vurgulamak içindir. Ayrıca Allah yolundan alıkoyanların, onu eğri göstermeye veya insanları irtidad ettirmeye çalıştıkları, ahirete kâfir olduklarının tekrarla vurgulandığı belirtilir.

ومن أظلم ممن افترى على الله كذبا كأن أسند إليه ما لم ينزله أو نفى عنه ما أنزله. أولئك أي الكاذبون. يعرضون على ربهم في الموقف بأن يحبسوا وتعرض أعمالهم.
Zemahşerî12. yy✓ Alıntı doğrulandı

Zemahşerî'ye göre 'eşhâd' ifadesi meleklerden ve peygamberlerden oluşan şahitleri ifade eder; bunlar Allah'a yalan söyleyip O'na çocuk ve ortak yakıştıranların üzerine, mahşer yerinde durdurulup amelleri arz edildikten sonra şahitlik ederler. Bu durum aynı zamanda büyük bir rezillik ve utanç anı olarak nitelendirilir.

والأشهاد : جمع شاهد أو شهيد ، كأصحاب أو أشراف
Fahreddin er-Râzî12-13. yy✓ Alıntı doğrulandı

Bu müfessire göre âyette geçen zulüm ve lânet ifadeleri, ilgili kişilerin sadece kendilerine değil başkalarına da haksızlık ettiklerini gösterir; 'zâlim' lafzının mutlak kullanılması hem kendine hem başkasına zulmü kapsayarak en büyük tehdidi ifade eder. Ayrıca lânete uğrayanların Allah yolundan alıkoyup onu eğri göstermeye çalıştıkları, bunun sadece isyan değil hakikatin çarpıtılması anlamına geldiği belirtilir.

فلو أطلق لفظ الظالم دل على كونه ظالما لنفسه ، وظالما لغيره ، وفيه أعظم التهديدات
İbn Kesîr14. yy✓ Alıntı doğrulandı

Bu metin parçası, ilgili ayetle ilgili rivayet edilen hadisin Sahîhayn'de (Buhârî ve Müslim) çeşitli senedlerle Katâde yoluyla geçtiğini belirtmekte, ayrıca İbn Ebî Hâtim'in kendi senediyle naklettiği bir rivayette Ümeyye'nin Hz. Âişe'ye bu ayet hakkında soru sorduğunu aktarmaktadır. Metin esas olarak rivayetlerin kaynağını ve senedini tespit etmeye yöneliktir.

أخرجه البخاري < 2441 > ومسلم < 2868 > في الصحيحين من حديث قتادة به

Karşılaştırma

Ortak noktalar

Müfessirlerin çoğu 'eşhâd' (şahitler) ifadesinin melekler ve/veya peygamberleri kapsadığında ve kâfir/münafıkların kıyamet günü Allah'a yalan söylemekle teşhir edileceği, lanetin zalimlere yönelik olduğu noktasında birleşir. Taberî, Kurtubî ve İbn Kesîr rivayet zincirlerine ağırlık verirken, Zemahşerî, Beydâvî ve Râzî dil/belağat tahliline yönelir.

Farklar

Taberî, Katade'nin laneti mü'minlere de teşmil eden görüşünü zayıf bulup reddeder; Kurtubî ise Mücahid, Dahhâk, Katade gibi farklı görüşleri sıralayıp tercihte bulunmaz. Zemahşerî ve Beydâvî 'eşhâd'ı melek-peygamber (Beydâvî ayrıca organlar) olarak dilsel açıdan yorumlar; Râzî ise 'zâlim' lafzının mutlak kullanımı üzerinden zulmün kapsamını genişletir. İbn Kesîr ise yorumdan çok rivayetin senedini tespite odaklanır. Bu farklar, tefsir ekollerindeki (rivayet tefsiri/dirayet tefsiri) yöntem çeşitliliğini yansıtır.

Dönemsel bağlam

Erken dönem müfessirleri (Taberî, İbn Kesîr) rivayet ve nakli delillere dayanarak ihtiyatlı bir tutum sergilerken, sonraki dönem müfessirleri (Zemahşerî, Beydâvî, Râzî) dil ve belağat tahliline daha fazla ağırlık vermiştir; Kurtubî ise iki yaklaşımı birleştirerek farklı görüşleri bir arada sunar. Ayetin temel mesajı (yalan iftiranın kıyamette teşhiri ve zulmün cezası) tüm dönemlerde sabit kalmış, yalnızca izah yöntemi ve şahitlerin kimliğine dair ayrıntılar çeşitlenmiştir.

Günümüz bağlantısı

Bu karşılaştırmalı okuma, sözün ve eylemin hesabının er ya da geç ortaya çıkacağı bilincinin kişisel ahlakta ihlas ve dürüstlüğü teşvik edebileceğini hatırlatır. Farklı müfessirlerin aynı meseleye ilim ile yaklaşıp birbirini eleştirirken bile saygılı bir üslup kullanması, günümüzde de fikir çeşitliliğine hoşgörüyle bakmanın ve toplumsal diyaloğun bir örneği olarak düşünülebilir. Ayrıca hakikati çarpıtmadan, yapıcı ve hizmet odaklı bir tutumla insanları doğru bilgiye yönlendirmenin önemine dair bir çağrışım sunar.

Yapay zekâ analizi — fetva veya hüküm değildir, henüz uzman incelemesinden geçmemiştir