وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ كَأَن لَّمْ يَلْبَثُوٓا۟ إِلَّا سَاعَةً مِّنَ ٱلنَّهَارِ يَتَعَارَفُونَ بَيْنَهُمْ قَدْ خَسِرَ ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِلِقَآءِ ٱللَّهِ وَمَا كَانُوا۟ مُهْتَدِينَ
“Allah'ın onları haşredip toplayacağı günde, sanki onlar dünyada gündüz bir parça kalmışlar da aralarında tanışmışlar gibi olacak. Allah'ın huzuruna çıkacaklarına inanmamış ve doğru yolu tutmamış olanlar hiç şüphesiz en büyük ziyana uğramış olacaklar.” — Elmalılı Hamdi Yazır
Taberî9-10. yy✓ Alıntı doğrulandı
Taberî'ye göre ayet, kıyamet günü müşriklerin haşredilip hesap yerinde toplanacağını, sanki dünyada bir gündüzün sadece bir saati kadar kalmış gibi hissedeceklerini, o kısa sürede birbirleriyle tanışıp sonra bu tanışıklığın ve o saatin sona ereceğini anlatır. Allah'ı ve O'nun sevap-ikabını inkâr edenlerin ise ziyana uğrayıp helak olduklarını bildirmektedir.
ويوم نحشر هؤلاء المشركين فنجمعهم في موقف الحساب، كأنهم كانوا قبل ذلك لم يلبثوا إلا ساعة من نهار يتعارفون فيما بينهم، ثم انقطعت المعرفة وانقضت تلك الساعة
Zemahşerî12. yy✓ Alıntı doğrulandı
Zemahşerî'ye göre haşir günü insanların dünyada veya kabirde kaldıkları süreyi sadece bir saat gibi kısa görecekleridir; bu benzetme dehşetin şiddetinden kaynaklanmaktadır. Kabirlerden çıktıklarında birbirlerini kısa bir süre için tanıyacaklar, sonra işin şiddetinden bu tanışıklık kesilecektir. Ayrıca kıyamet günündeki tanışma ve tanımama halleri arasındaki görünürdeki çelişki, kıyamet gününün elli bin yıl sürmesi veya birinci ve ikinci sur üflemeleri arasındaki farkla açıklanmaktadır.
فإن قلت : كيف موقعهما ؟ قلت : أما الأولى فحال من ( هم ) أي يحشرهم مشبهين بمن لم يلبث إلا ساعة . وأما الثانية فإما أن تتعلق بالظرف . وإما أن تكون مبينة
Fahreddin er-Râzî12-13. yy✓ Alıntı doğrulandı
Bu metin ayetteki 'sanki gündüzden bir saatten fazla kalmamışlar gibi' ifadesini, kişilerin dünya hayatının kısalığını kıyamet günündeki azabın şiddeti karşısında hissedecekleri şekilde açıklar. Râzî burada Ebu Müslim'den, ömürlerini dünya talebiyle zayi edenlerin bu ömürden hiç fayda göremediklerini, dolayısıyla o ömrün adeta yok hükmünde sayıldığını ve bu yüzden onu az gördüklerini aktarır. Ayrıca ayetteki 'birbirlerini tanırlar' ifadesinin iki yönde yorumlanabileceğini, hem dünyadaki gibi tanışma hem de kıyamet gününün farklı evrelerinde tanışma ile şaşkınlığın bir arada olabileceğini belirtir.
قال أبو مسلم : لما ضيعوا أعمارهم في طلب الدنيا والحرص على لذاتها لم ينتفعوا بعمرهم ألبتة ، فكان وجود ذلك العمر كالعدم ، فلهذا السبب استقلوه
Kurtubî13. yy✓ Alıntı doğrulandı
Kurtubî'ye göre bu ifade, kabirlerinde kaldıkları sürenin, kıyametin dehşetini görmeleri sebebiyle onlara son derece kısa gelmesini anlatır; bir saat kadar kalmış gibi hissederler. Ayrıca haşrolunan kişilerin birbirlerini tanıması konusunda da görüşler nakleder: bu tanışma, dünyadaki gibi bir sevgi ve şefkat tanışması değil, birbirini kınama ve rezil etme tanışmasıdır; sapıtanın sapıttırana 'sen beni saptırdın' diyeceği türden bir tanışmadır.
وهذا التعارف تعارف توبيخ وافتضاح يقول بعضهم لبعض : أنت أضللتني وأغويتني وحملتني على الكفر وليس تعارف شفقة ورأفة وعطف
İbn Kesîr14. yy✓ Alıntı doğrulandı
İbn Kesîr'e göre bu ifade, kıyamet gününde insanların birbirlerini dünyadaki gibi tanıyıp bilebileceklerini, yani baba-oğul ve akrabalık ilişkilerinin tanınırlığının devam edeceğini belirtir; ancak buna rağmen herkes kendi derdiyle meşgul olduğu için bu tanışıklık bir fayda sağlamaz.
أي يعرف الأبناء الآباء والقرابات بعضهم لبعض كما كانوا في الدنيا ولكن كل مشغول بنفسه
Beydâvî13. yy✓ Alıntı doğrulandı
Beydâvî'ye göre Allah'ın insanlara zulmetmemesi, onların duyu ve akıllarını ellerinden almamasıyla ilişkilidir; insanların kendi kendilerine zulmetmesi ise bu yetileri bozup faydalarını kaybetmeleriyle gerçekleşir. Kıyamet günü haşr olunduklarında dünyada veya kabirde geçirdikleri süreyi, gördükleri dehşetten dolayı çok kısa (bir saat gibi) hissedeceklerdir. Birbirlerini ilk anda tanıyacaklar, ancak işin şiddeti arttıkça bu tanışıklık kesilecektir; Allah'a kavuşmayı yalanlayanlar ise kendilerine verilen bilme vasıtalarını doğru kullanmadıkları için hüsrana uğramışlardır.
ولكن الناس أنفسهم يظلمون بإفسادها وتفويت منافعها عليهم، وفيه دليل على أن للعبد كسبا وأنه ليس بمسلوب الاختيار بالكلية كما زعمت المجبرة
Karşılaştırma
Ortak noktalar
Tüm müfessirler ayetin, kıyamet günü yaşanan dehşetin şiddetinden ötürü insanların dünyada veya kabirde geçirdikleri süreyi çok kısa (bir saat gibi) hissedeceklerini anlattığında birleşir. Ayrıca 'birbirlerini tanırlar' ifadesinin kısa süreli bir tanışıklık olduğu ve Allah'a kavuşmayı yalanlayanların hüsrana uğrayacağı ortak vurgudur.
Farklar
Taberî ve Beydâvî daha çok dil/belağat ve bağlamsal okumaya yaslanırken, Zemahşerî ve Râzî ayetler arası görünürdeki çelişkiyi (tanışma-tanımama halleri) çözmeye yönelik mantıksal te'vil yolları sunar; Râzî ayrıca Ebu Müslim'den ömrün heba olmasına dair bir yorum ekler. Kurtubî bu tanışmayı sevgi değil kınama-suçlama tanışması olarak nitelerken, İbn Kesîr tanışıklığın dünyadaki gibi gerçek akrabalık bağı düzeyinde süreceğini ancak fayda vermeyeceğini belirtir; bu farklar kısmen rivayet ağırlıklı (Kurtubî, İbn Kesîr) ile dilsel-kelami ağırlıklı (Zemahşerî, Râzî, Beydâvî) yöntem farkından kaynaklanır.
Dönemsel bağlam
Erken dönem müfessir Taberî ayeti sade bağlamsal çerçevede ele alırken, sonraki dönemlerde Zemahşerî ve Râzî'nin dilbilimsel/kelami inceliklere ve ayetler arası çelişki çözümüne daha fazla eğildiği görülür; Kurtubî rivayet zenginliğiyle bu yorumu geniş bir ayet karşılaştırmasına taşır, İbn Kesîr ise rivayet temelli sade bir okumaya döner, Beydâvî ise kelami/itikadi tartışmaları (kader-cebir) ayete dahil eder. Temel anlam sabit kalmış, ancak açıklama yöntemleri ve derinlik dönemsel ilgi alanlarına göre çeşitlenmiştir.
Günümüz bağlantısı
Bu karşılaştırmalı okuma, dünya hayatının kısalığının farkında olarak zamanı bilinçli ve yapıcı şekilde değerlendirmenin önemine işaret edebilir. Akıl ve duyuların doğru kullanılmasına dair vurgu, ilim ile iman arasındaki uyumu ve sorumluluk bilincini hatırlatan bir zemin sunar. Ayrıca insanların birbirini tanıması temasının, toplumsal ilişkilerde samimiyet ve dayanışmanın değerine dair ihtiyatlı bir düşünmeye vesile olabileceği söylenebilir.
Yapay zekâ analizi — fetva veya hüküm değildir, henüz uzman incelemesinden geçmemiştir