وَلَا تَكُونُوا۟ كَٱلَّتِى نَقَضَتْ غَزْلَهَا مِنۢ بَعْدِ قُوَّةٍ أَنكَٰثًا تَتَّخِذُونَ أَيْمَٰنَكُمْ دَخَلًۢا بَيْنَكُمْ أَن تَكُونَ أُمَّةٌ هِىَ أَرْبَىٰ مِنْ أُمَّةٍ إِنَّمَا يَبْلُوكُمُ ٱللَّهُ بِهِۦ وَلَيُبَيِّنَنَّ لَكُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ مَا كُنتُمْ فِيهِ تَخْتَلِفُونَ
“And be not like unto her who unravelleth the thread, after she hath made it strong, to thin filaments, making your oaths a deceit between you because of a nation being more numerous than (another) nation. Allah only trieth you thereby, and He verily will explain to you on the Day of Resurrection that wherein ye differed.” — M. M. Pickthall
Taberî9-10. c.✓ Citation verified
Bu metinde Taberî, ipliğini bozan kadın örneğinin, ahdi bozan kimseye Allah'ın verdiği bir temsil olduğunu; Mekke'de eğirdiği ipliği tekrar çözen ahmak bir kadına atfen anlatıldığını, ayrıca 'erbâ' kelimesinin bir topluluğun diğerinden daha çok ve güçlü olması anlamına geldiğini nakleder. Bazı kabileler kendilerinden daha güçlü ve çok olan başka bir kabileyle anlaşma yapmak için önceki antlaşmalarını bozuyorlardı; ayet bunu yasaklamaktadır. Allah'ın ahde bağlılığı emretmesi, itaat edenle isyan edeni birbirinden ayırt etmek amacı taşımaktadır.
وقال آخرون: إنما هذا مثل ضربه الله لمن نقض العهد، فشبهه بامرأة تفعل هذا الفعل
Zemahşerî12. c.✓ Citation verified
Zemahşerî'ye göre bu ayet, Kureyş topluluğunun sayı ve mal bakımından Müslümanlardan daha çok ve zengin olmasının, bir imtihan sebebi olarak zikredildiğini belirtir. Ona göre Allah'ın maksadı, müminlerin Allah'a verdikleri söze ve Peygamber'e yaptıkları bey'at yeminlerine bağlı kalıp kalmayacaklarını, yoksa Kureyş'in çokluğuna ve gücüne mi kapılacaklarını ortaya çıkarmaktır. Bu durum İslam milletine muhalefetten sakındırma ve uyarı niteliği taşır.
إنما يختبركم بكونهم أربى ، لينظر أتتمسكون بحبل الوفاء بعهد الله وما عقدتم على أنفسكم ووكدتم من أيمان البيعة لرسول الله صلى الله عليه وسلم ، أم تغترون بكثرة قريش وثروتهم وقوتهم وقلة المؤمنين وفقرهم وضعفهم
Fahreddin er-Râzî12-13. c.✓ Citation verified
Bu müfessire göre ayetteki temsil, Kureyş'ten Rayta (veya Reyta) adında ahmak bir kadına atıfla, ipliğini sağlamca eğirip sonra bozan bu kadının haline benzetilerek, yeminlerini bozanların durumu tasvir edilmektedir. Ayrıca burada asıl maksadın belirli bir kişinin tayini olmayıp, kötü bir davranışın vasfının anlatılması olduğu görüşü de nakledilmiştir. Metin ayrıca 'enkâsen' kelimesinin dilsel tahlilini (mef'ûl-i sânî mi, mastar mı, hal-i müekkide mi olduğu) ve 'dahal' ile 'erbâ' kelimelerinin lugavî anlamlarını ayrıntılı olarak ele almaktadır.
أنها امرأة من قريش يقال لها رايطة ، وقيل ريطة ، وقيل تلقب جعراء وكانت حمقاء تغزل الغزل هي وجواريها فإذا غزلت وأبرمت أمرتهن فنقضن ما غزلن
Kurtubî13. c.✓ Citation verified
Kurtubî'ye göre bu ayet, Araplar arasında yaygın olan bir ittifak bozma pratiğine işaret eder: bir kabile başka bir kabileyle antlaşma yapar, sonra daha güçlü ve büyük bir kabile ortaya çıkınca ilk antlaşmayı bozup o güçlü tarafa yönelirdi. Ayet, bir topluluğun sayıca veya mal bakımından bir başkasından daha fazla olmasının, yeminleri ve antlaşmaları bozmak için sebep olamayacağını bildirir. Asıl maksat, kâfirlerin çokluğu ve zenginliğinden etkilenerek küfre veya ahde vefasızlığa dönmenin yasaklanmasıdır.
قال المفسرون : نزلت هذه الآية في العرب الذين كانت القبيلة منهم إذ حالفت أخرى ثم جاءت إحداهما قبيلة كثيرة قوية فداخلتها غدرت الأولى ونقضت عهدها ورجعت إلى هذه الكبرى قاله مجاهد
İbn Kesîr14. c.✓ Citation verified
İbn Kesîr, ayetin ipini bozup tekrar eğiren Mekkeli çılgın kadın kıssasına dayandığını (Abdullah b. Kesîr ve Süddî) ve bunun bir 'ahdini kuvvetlendirdikten sonra bozan kişi' için verilmiş bir temsil olduğunu (Mücahid, Katade, İbn Zeyd) aktarır ve ikinci görüşün daha güçlü ve açık olduğunu belirtir. Ardından 'enkâsan' kelimesinin dilbilimsel tahlilini yapar ve ayetin, antlaşmaları bozup daha güçlü/çok olan tarafla ittifak kurma davranışını yasakladığını açıklar.
وقال مجاهد وقتادة وابن زيد هذا مثل لمن نقض عهده بعد توكيده وهذا القول أرجح وأظهر سواء كان بمكة امرأة تنقض غزلها أم لا
Beydâvî13. c.✓ Citation verified
Beydâvî'ye göre ayetteki 'nakzu'l-ğazl' benzetmesi, ipliğini sağlamca büktükten sonra bozan bir kadının davranışıyla, verdiği ahdi bozan kişinin durumunu özdeşleştirir. Yeminleri aranızda bir hile/fesat aracı kılmak yasaklanmış, bir topluluğun diğerinden sayıca veya güççe fazla olmasının ahde vefasızlık için gerekçe yapılmasının (Kureyş örneğinde olduğu gibi) kınandığı belirtilir. Allah'ın insanları bu durumla imtihan etmesi, kimin ahde bağlı kalıp kalmadığını ortaya çıkarmak içindir.
والمعنى لا تغدروا بقوم لكثرتكم وقلتهم أو لكثرة منابذتهم وقوتهم كقريش، فإنهم كانوا إذا رأوا شوكة في أعادي حلفائهم نقضوا عهدهم وحالفوا أعداءهم.
Comparison
Common ground
Tüm müfessirler ayetin, ipliğini bozup tekrar eğiren kadın temsili üzerinden ahdi/yemini bozma davranışını kınadığı konusunda birleşir. Ayrıca bir topluluğun sayı veya güç bakımından diğerinden fazla olmasının, önceki antlaşmayı bozup daha güçlü tarafa yönelmek için gerekçe sayılamayacağı ortak vurgudur. 'Erbâ' ve 'enkâsen' kelimelerinin lugavî tahlili de neredeyse tüm müfessirlerde ortak bir yöntemsel unsurdur.
Differences
Taberî, Kurtubî ve İbn Kesîr rivayet ağırlıklı bir yöntemle kabileler arası ittifak bozma pratiğine ve nüzul sebebine odaklanırken, Zemahşerî ve Beydâvî bağlamsal/belâgat okumasıyla meseleyi Kureyş'in gücü karşısında müminlerin bey'atına sadakat imtihanına bağlar. Fahreddin er-Râzî ise dilcilerin (Ezherî, Zeccâc, Vâhidî) görüşlerini aktararak meseleyi daha çok nahiv ve belâgat tahliline taşır, kadının kimliğine dair rivayeti de aktarır ama asıl maksadın kişi değil davranış vasfı olduğunu vurgular. İbn Kesîr iki rivayet arasında tercih yaparak ikinci görüşü (ahdi bozan kişi teşbihi) daha güçlü bulur.
Historical context
Erken dönem müfessirleri (Taberî) sahâbe-tabiîn rivayetlerini yan yana sunmakla yetinirken, sonraki dönemde (Zemahşerî, Râzî, Beydâvî) dil ve belâgat analizi ağırlık kazanmış, Kurtubî ve İbn Kesîr ise rivayet ile dil tahlilini dengeli birleştirmiştir. Temel mesaj -ahde vefa ve gücün ahdi bozmaya gerekçe olamayacağı- tüm dönemlerde sabit kalmış, sadece açıklama yöntemi ve vurgu noktaları zamanla çeşitlenmiştir.
Modern connection
Bu karşılaştırmalı okuma, verilen sözün veya kurulan güven ilişkisinin, karşı tarafın güçlü veya avantajlı görünmesiyle bozulmaması gerektiğini hatırlatır; bu da aile ve toplumsal ilişkilerde sadakat ve tutarlılığın önemine işaret eder. İlim ve dil tahlili yöntemlerinin çeşitliliği, bir metnin farklı meşru bakış açılarıyla anlaşılabileceğini, bunun da hoşgörülü bir okuma kültürüne katkı sağlayabileceğini gösterir. Sabır ve ihlasla bir taahhüde bağlı kalmak, günlük yaşamda güvenilirliğin temel bir değer olarak korunmasına dair yapıcı bir örnek sunar.
AI analysis — not a fatwa or ruling, not yet reviewed by a scholar