هُوَ يُحْىِۦ وَيُمِيتُ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ
“He quickeneth and giveth death, and unto Him ye will be returned.” — M. M. Pickthall
Tafsirs
AI-generatedTaberî9-10. c.✓ Citation verified
Taberî'ye göre bu ayette Allah'ın hem hayat veren hem de öldüren olduğu, dilediği zaman yaratıkları diriltmenin veya öldürmenin O'na güç gelmeyeceği ifade edilmektedir. Bu müfessire göre müşrikler öldükten sonra Allah'a döndürülecek ve yalanladıkları vaad ile azabı bizzat gözleriyle göreceklerdir.
إن الله هو المحيي المميت لا يتعذر عليه فعل ما أراد فعله من إحياء هؤلاء المشركين إذا أراد إحياءهم بعد مماتهم، ولا إماتتهم إذا أراد ذلك، وهم إليه يصيرون بعد مماتهم فيعاينون ما كانوا به مكذبين من وعيد الله وعقابه
Beydâvî13. c.✓ Citation verified
Beydâvî'ye göre bu ayetler önce Allah'ın göklerde ve yerdekiler üzerindeki mutlak mülkiyetini, buna bağlı olarak sevap ve ceza verme kudretini tespit eder; ardından Allah'ın vaadinin -mükafat ve azap olarak- gerçekleşeceğini bildirir. İnsanların çoğu akıllarının kısırlığından ötürü sadece dünya hayatının zahirini bilirler, bu yüzden bu hakikati kavrayamazlar. Dünyada hayat verme ve öldürme kudretine sahip olan Allah, zâtı itibariyle kâdir olduğundan bu kudreti asla zail olmaz, dolayısıyla âhirette de diriltme ve öldürmeye kadirdir.
هو يحيي ويميت في الدنيا فهو يقدر عليهما في العقبى لأن القادر لذاته لا تزول قدرته، والمادة القابلة بالذات للحياة والموت لهما أبدا
Comparison
Common ground
Her iki müfessir de ayeti Allah'ın hayat verme ve öldürme kudretinin mutlak ve kesintisiz olduğu, bu kudretin ahiretteki diriltme ve cezalandırma için de geçerli olduğu şeklinde okur; müşriklerin/inkarcıların bu hakikati inkar edip sonunda gerçekle yüzleşecekleri vurgusu ortaktır.
Differences
Taberî daha çok bağlamsal ve rivayet temelli bir okumayla ayeti müşriklerin öldükten sonra Allah'a döndürülmesi ve azabı görmesi üzerinden somutlaştırır. Beydâvî ise dil/belağat ve akli-kelami istidlal yöntemiyle konuyu Allah'ın mutlak mülkiyeti ve zâtî kudretinin devamlılığı gibi daha soyut, felsefi-kelami bir çerçeveye taşır; insanların çoğunun akıl kısırlığı sebebiyle bu hakikati kavrayamadığını ekler. Bu fark, tefsir usulündeki dönemsel ve yöntemsel farklılıktan (rivayet tefsiri - dirayet/kelami tefsir) kaynaklanır.
Historical context
Taberî'nin erken dönem rivayet ağırlıklı yaklaşımı ayetin tarihsel-bağlamsal anlamını korurken, daha sonraki Beydâvî'nin dirayet tefsiri, aynı temel mesajı akli ve kelami argümanlarla derinleştirip sistematikleştirmiştir. Temel içerik (Allah'ın kudretinin sürekliliği ve ahiret gerçekliği) sabit kalmış, fakat izah yöntemi zamanla zenginleşmiştir.
Modern connection
Bu karşılaştırma, hayat ve ölüm gibi temel gerçekler karşısında insanın sınırlı akıl ve gözlemle yetinmeyip daha derin bir tefekküre yönelmesinin önemini hatırlatabilir. Akıl ile iman arasındaki uyumun, günlük hayatta sabır ve ihlasla beslenen bir bakış açısı geliştirmeye katkı sağlayabileceği düşünülebilir.
AI analysis — not a fatwa or ruling, not yet reviewed by a scholar