وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يُجَٰدِلُ فِى ٱللَّهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَيَتَّبِعُ كُلَّ شَيْطَٰنٍ مَّرِيدٍ

“Und unter den Menschen gibt es manch einen, der über Allah ohne Wissen streitet und jedem rebellischen Satan folgt,” — Bubenheim & Elyas

Tafsire

Von KI erstellt
Taberî9-10. Jh.✓ Zitat verifiziert

Taberî'ye göre bu ayet Nadr b. el-Hâris hakkında inmiştir; ayette geçen 'Allah hakkında mücadele eden kişi', çürüyüp toprak olanı Allah'ın diriltmeye güç yetiremeyeceğini ileri süren, bunu herhangi bir bilgiye dayanmadan, söylediği şey hakkında cahillik ederek söyleyen kişidir. Bu kişi bilgisizce Allah hakkındaki tartışmasında ve sözünde şeytana tabi olmaktadır.

ويعني بقوله: من يخاصم في الله، فيزعم أن الله غير قادر على إحياء من قد بلي وصار ترابا، بغير علم يعلمه، بل بجهل منه بما يقول
Fahreddin er-Râzî12-13. Jh.✓ Zitat verifiziert

Bu metne göre Râzî, 'bilgisizce Allah hakkında tartışma' ifadesinin, bilgiyle yapılan tartışmanın kınanmadığını, aksine övüldüğünü gerektirdiğini belirtir. Ayette geçen 'kimi insanlar' ifadesinin kimlere işaret ettiği konusunda Ebu Müslim'in görüşü aktarılır: önceki ayet takipçi-mukallidler hakkında iken bu ayet kendilerine uyulan önder-mukallidler hakkındadır. Ardından bu tartışmacıların kimliği konusunda iki görüş sunulur: ya kâfirlerin küfre çağıran önderleri (insan şeytanları) ya da İblis ve orduları kastedilmiştir.

قال أبو مسلم الآية الأولى وهي قوله : ويتبع كل شيطان مريد واردة في الأتباع المقلدين وهذه الآية واردة في المتبوعين المقلدين ، فإن كلا المجادلين جادل بغير علم وإن كان أحدهما تبعا والآخر متبوعا
Kurtubî13. Jh.✓ Zitat verifiziert

Kurtubî'ye göre bu ayetin kimin hakkında indiği konusunda farklı rivayetler nakledilmiştir. Bir görüşe göre Nadr b. Hâris'in Allah'ın çürümüş toprağı diriltmeye kadir olmadığını söylemesi üzerine inmiştir. Başka bir görüşe göre ise Hz. Peygamber'e Rabbinin mahiyetini soran bir Yahudi'nin bu sorusu üzerine indiği ve o kişinin bir yıldırımla helak edildiği rivayet edilmiştir; bir başka rivayette de Nadr b. Hâris'in meleklerin Allah'ın kızları olduğunu söylemesiyle ilişkilendirilmiştir.

نزلت في يهودي جاء إلى النبي صلى الله عليه وسلم فقال : يا محمد أخبرني عن ربك من أي شيء هو فجاءت صاعقة فأخذته قاله مجاهد وقد مضى هذا في الرعد وقيل : إنها نزلت في النضر بن الحارث كان يقول : إن الملائكة بنات الله قاله بن عباس
İbn Kesîr14. Jh.✓ Zitat verifiziert

İbn Kesîr, bu ifadeyle şeytan üzerine kaderî bir yazı (kitabet) yazıldığını, yani şeytanın saptırıcı olarak belirlenmesinin ilahi takdirle sabit olduğunu, bu bağlamda küfür ve bidat önderlerinden olan dalalete çağıranların durumunun zikredildiğini aktarır.

قال مجاهد يعني الشيطان كتب عليه كتابة قدرية ذكر في هذه حال الدعاة إلى الضلال من رؤوس الكفر والبدع
Beydâvî13. Jh.✓ Zitat verifiziert

Beydâvî bu ayetin, cedelci biri olan ve meleklerin Allah'ın kızları olduğunu, Kur'an'ın eskilerin masalları olduğunu ve ölümden sonra dirilişin bulunmadığını iddia eden Nadr b. Hâris hakkında indiğini belirtir. Şeytana uyan kişinin, şeytanın kendisine musallat olması sonucu saptırılacağı ve ateşe götürüleceği anlatılır; bu saptırma şeytanın fıtratı gereğidir çünkü o yaradılışça fesada meyillidir.

نزلت في النضر بن الحرث وكان جدلا يقول الملائكة بنات الله، والقرآن أساطير الأولين، ولا بعث بعد الموت

Vergleich

Gemeinsamkeiten

Taberî, Kurtubî ve Beydâvî ayetin Nadr b. el-Hâris hakkında indiğini, onun dirilişi inkâr etmesi ve bilgisizce Allah hakkında tartışmaya girmesi bağlamında nazil olduğunu aktarır. İbn Kesîr de dalalete çağıran küfür önderlerinin kastedildiği yönünde yakın bir okuma sunar. Çoğu müfessir, tartışmanın 'ilimsiz/cahilce' yapılmasının kınandığı noktasında birleşir.

Unterschiede

Kurtubî, sebeb-i nüzul konusunda birden fazla rivayeti (Nadr b. Hâris, soru soran bir Yahudi, meleklerin Allah'ın kızları iddiası) bir arada sunarak çoğulcu bir yaklaşım sergiler. Râzî ise rivayet detaylarından çok dil ve belağat çözümlemesine yönelerek ayetteki 'kimi insanlar' ifadesinin önder-mukallid ayrımı ya da insan/cin şeytanlarına işaret edebileceği ihtimallerini tartışır. İbn Kesîr, meseleyi kader ve şeytanın saptırıcılığının ilahi takdirle ilişkisi çerçevesinde ele alırken, Beydâvî hem rivayeti hem dilsel unsurları (kıraat, zamir tahlili) birlikte kullanarak sentezci bir tavır sergiler.

Historischer Kontext

Taberî'de daha çok rivayet nakli önplandayken, sonraki dönemde Râzî ile birlikte dilsel/kelamî tahlil ağırlık kazanmış, Kurtubî ise rivayet çeşitliliğini bir arada sunma eğilimi göstermiştir. İbn Kesîr rivayet temelli yorumu sürdürürken, Beydâvî her iki yöntemi harmanlayan bir sentez ortaya koymuştur; temel çerçeve (bilgisizce tartışma ve şeytana uyma teması) dönemler boyunca sabit kalmıştır.

Bezug zur Gegenwart

Bu karşılaştırmalı okuma, bir konuda bilgiye dayanmadan ısrarla tartışmaya girmenin yerine, ilim ile iman arasında uyumlu, araştırmaya dayalı bir tutum benimsemenin önemine işaret edebilir. Ayrıca herhangi bir meselede kanaat bildirirken sabırlı, mütevazı ve bilgiye dayalı bir yaklaşım sergilemek, toplumsal diyalog ve hoşgörü ortamına katkı sağlayabilir.

KI-Analyse — keine Fatwa oder Urteil, noch nicht durch Fachprüfung freigegeben