فَلَمَّا ٱعْتَزَلَهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَهَبْنَا لَهُۥٓ إِسْحَٰقَ وَيَعْقُوبَ وَكُلًّا جَعَلْنَا نَبِيًّا
“Als er sich nun von ihnen und von dem, dem sie anstatt Allahs dienten, fernhielt, schenkten Wir ihm Ishaq und Ya'qub; und alle (beide) machten Wir zu Propheten.” — Bubenheim & Elyas
Taberî9-10. Jh.✓ Zitat verifiziert
Bu müfessire göre 'وجعلناهم' ifadesindeki 'كل' (hepsi) lafzı İbrahim, İshak ve Yakub'un tamamını kapsamaktadır; yani bu üç kişinin hepsi peygamber kılınmıştır. Ayette 'أنبياء' (peygamberler) şeklinde çoğul değil, 'كل' lafzının tekil oluşuna uygun olarak tekil/müfred bir ifade tercih edilmiştir.
وجعلناهم كلهم، يعني بالكل إبراهيم وإسحاق ويعقوب أنبياء وقال تعالى ذكره: فوحد، ولم يقل أنبياء، لتوحيد لفظ كل
Zemahşerî12. Jh.✓ Zitat verifiziert
Bu müfessire göre ayette geçen 'dua/çağırma' ifadesiyle, Şuarâ suresinde Allah'ın naklettiği duanın kastedilmesi de mümkündür. Buna göre ayet, onların ilahlarına yaptıkları dua ile kendi bedbahtlıklarına işaret (ta'riz) etmektedir.
ويجوز أن يراد الدعاء الذي حكاه الله في سورة الشعراء . عرض بشقاوتهم بدعاء آلهتهم في قوله
Kurtubî13. Jh.✓ Zitat verifiziert
Kurtubî, ayetteki ifadeyi İbn Abbas ve diğerlerinden gelen görüşe dayanarak babasının kendisine bir evlat vererek yalnızlığını (vahşetini) telafi ettiği şeklinde açıklar. Ayrıca bazılarına göre bu ifade, kulun gelecekte de aynı marifet/hidayet üzere kalıp kalmayacağından emin olamayacağına işaret eder; bir başka görüşe göre ise babası için hidayet duasında bulunduğu ve bunun kabul edilip edilmeyeceğini bilmediği için tereddüt (şek) ifadesi kullanılmıştır. Metinde ayrıca 'kim' ifadesinin kime işaret ettiği hakkında melekler, insanlar, cinler, Mesih ve Uzeyr olduğu görüşü ile Mücahid, İbn Cüreyc, Dahhak ve İkrime'den putlar olduğu görüşü nakledilir; kıraat farklılıkları da (ya/nun ile) belirtilir.
أي آنسنا وحشته بولد عن بن عباس وغيره وقيل : ( عيسى ) يدل على أن العبد لا يقطع بأنه يبقى على المعرفة أم لا في المستقبل
İbn Kesîr14. Jh.✓ Zitat verifiziert
İbn Kesîr'e göre bu ayette İbrahim'e sadece İshak değil, İshak'ın oğlu Ya'kub'un da müjdelenmesi, Ya'kub'un İbrahim hayattayken peygamber kılınmış olduğuna işaret eder; aksi halde ayette sadece İshak'la yetinilir, Ya'kub zikredilmezdi. Bu durum, İbrahim'in kavminden ayrılmasının karşılığında Allah'ın ona hem oğlu hem de torunu gibi salih ve nebi bir nesil vererek gözünü aydınlatmasının bir göstergesidir.
فلو لم يكن يعقوب قد نبئ في حياة إبراهيم لما اقتصر عليه ولذكر ولده يوسف فإنه نبي أيضا
Beydâvî13. Jh.✓ Zitat verifiziert
Beydâvî'ye göre İbrahim, Şam'a hicret ederek kavmini ve putlarını terk edince Allah ona İshak ve Yakub'u lütfetmiş, bu da ondan ayrılan kâfirlere karşı bir bedel olmuştur. Bu iki peygamberin özellikle zikredilmesi, onların peygamberlerin köklerini oluşturmasına ya da İsmail'in faziletinin ayrıca anılmak istenmesine bağlanır. 'Yüce doğruluk dili' ifadesi ise İbrahim'in duasına icabet olarak, insanların onları övmesi ve bu övgünün zamanlar, devletler ve dinler değişse de gizli kalmayacak bir gerçekliğe dayanması anlamına gelir.
يفتخر بهم الناس ويثنون عليهم
Vergleich
Gemeinsamkeiten
Müfessirler, İbrahim'e verilen İshak ve Yakub'un peygamberlik ve nesep bakımından İbrahim için bir lütuf, bir 'karşılık/bedel' olduğu noktasında birleşir; Taberî ve İbn Kesîr özellikle ayetin lafzından bu iki (veya üç) şahsın hepsinin peygamber kılındığı sonucunu çıkarır. Kurtubî ve Beydâvî de İbrahim'in kavminden/putlarından ayrılmasının Allah tarafından ödüllendirildiği temasını paylaşır.
Unterschiede
Taberî dil ve belağat açısından 'كل' lafzının tekilliğine odaklanırken, Zemahşerî tamamen farklı bir ayete (Şuarâ) atıfla bağlamsal bir okuma sunar ve ta'riz sanatını vurgular. Kurtubî çok sesli bir rivayet derlemesi yaparak farklı ihtimalleri (evlat müjdesi, hidayet konusunda tereddüt, kime işaret edildiği) yan yana sunar; bu farklılık büyük ölçüde onun ansiklopedik/rivayet toplayıcı yöntemine bağlıdır. İbn Kesîr hadis delili ile daha teolojik bir çıkarım yaparken, Beydâvî hem dil hem bağlam katarak İbrahim'in duasına icabetin tarihsel süreklilik boyutuna değinir.
Historischer Kontext
En eski müfessir Taberî'de sade bir dil/lafız analizi görülürken, sonraki dönemlerde (Zemahşerî, Kurtubî, İbn Kesîr, Beydâvî) yorumlar giderek katmanlaşarak rivayet çeşitliliği, başka ayetlere atıf ve belagat inceliklerinin birleştirildiği daha kapsamlı bir yaklaşıma evrilmiştir. Temel tema -İbrahim'in fedakarlığının ilahi lütufla karşılık bulması- sabit kalmış, yöntem ve zenginleştirme çeşitlenmiştir.
Bezug zur Gegenwart
Bu karşılaştırmalı okuma, bir kişinin doğru bildiği yol için fedakarlıkta bulunmasının, zaman içinde nesiller boyu süren hayırlı bir mirasla karşılık bulabileceğini hatırlatır. Aile içinde sabır ve ihlasla sürdürülen bir duruşun, sadece bireyi değil gelecek kuşakları da etkileyebileceği fikri, günümüzde eğitim ve aile bağlarının önemine dair yapıcı bir düşünceye zemin olabilir.
KI-Analyse — keine Fatwa oder Urteil, noch nicht durch Fachprüfung freigegeben