قَالُوا۟ بَلْ جِئْنَٰكَ بِمَا كَانُوا۟ فِيهِ يَمْتَرُونَ

“Sie sagten: "Nein! Vielmehr kommen wir zu dir mit dem, woran sie zu zweifeln pflegten.” — Bubenheim & Elyas

Tafsire

Von KI erstellt
Zemahşerî12. Jh.✓ Zitat verifiziert

Bu müfessire göre melekler (veya elçiler), Peygamber'e onun hoşuna gitmeyecek bir şeyle değil, aksine onu sevindirecek, memnun edecek ve düşmanlarından öcünü alacak bir haberle gelmişlerdir; bu da kavminin kendisine indirilmesiyle tehdit ettiği, onların yalanlayıp şüphe ettikleri azaptır. Getirdikleri şey 'bi'l-hakk' yani onların başına gelecek azap konusunda kesin ve şüphesiz bir gerçekliktir.

أي ما جئناك بما تنكرنا لأجله ، بل جئناك بما فيه فرحك وسرورك وتشفيك من عدوك ، وهو العذاب الذي كنت تتوعدهم بنزوله ، فيمترون فيه ويكذبونك
Kurtubî13. Jh.✓ Zitat verifiziert

Kurtubî bu ifadeyi, kendilerine inecek olan azap konusunda şüphe içinde bulunanların durumuna işaret olarak okur; 'yemterûn' fiilinin, hakkında ihtilaf ve şüphe içinde oldukları şey olan Meryem oğlu İsa'ya râci olduğunu belirtir. Ayrıca 'yemterûn' kelimesinin 'ihtilaf ederler' anlamına geldiği görüşünü de nakleder.

أي يشكون أنه نازل بهم وهو العذاب أي يشكون أي ذلك عيسى بن مريم الذي فيه يمترون القول الحق وقيل : ( يمترون ) يختلفون
İbn Kesîr14. Jh.✓ Zitat verifiziert

İbn Kesîr'e göre bu ifade, ilgili topluluğun azap, helak ve dumar (yıkım) ile kastedilen şeyin, kendilerine gerçekten inecek ve yurtlarına konacak olan gerçek bir azap olduğunu belirtmektedir; yani onların beklediği/söz konusu ettiği şey somut bir felaketin gerçekleşmesidir.

يعنون بعذابهم وهلاكهم ودمارهم الذي كانوا في وقوعه بهم وحلوله بساحتهم
Beydâvî13. Jh.✓ Zitat verifiziert

Bu müfessire göre Lût kavmi Lût'un yanına geldiğinde onları tanımadığını ve içinde bir tedirginlik hissettiğini söylemiştir; melekler ise kendisini rahatsız edecek bir şey için gelmediklerini, aksine kavminin şüphe ettiği azabı, yani onu memnun edip düşmanlarından kurtaracak haberi getirdiklerini bildirmişlerdir. Getirdikleri şeyin kesin bir gerçek (hak) olduğunu ve verdikleri haberde doğru söylediklerini teyit etmişlerdir.

تنكركم نفسي وتنفر عنكم مخافة أن تطرقوني بشر. قالوا بل جئناك بما كانوا فيه يمترون أي ما جئناك بما تنكرنا لأجله بل جئناك بما يسرك ويشفي لك من عدوك
Taberî9-10. Jh.✓ Zitat verifiziert

Bu müfessire göre metin, Lut kavminin başına gelecek azapla ilgili bir açıklamayı Mücahid'den nakledilen bir rivayete dayanarak aktarmaktadır. Aktarılan görüş, ayetin öncesindeki ifadenin Lut kavmine yönelik azabı ifade ettiğini belirtmektedir.

قال بعذاب قوم لوط

Vergleich

Gemeinsamkeiten

Tüm müfessirler ayetteki haberin, Lût kavminin şüphe ettiği/yalanladığı azabın kesin ve gerçek (hak) olarak geleceğine işaret ettiği konusunda birleşiyor; meleklerin getirdiği şeyin Peygamber'i (Lût'u) rahatsız edici değil aksine onu rahatlatıcı bir gerçek olduğu ortak vurgu.

Unterschiede

Zemahşerî ve Beydâvî daha çok dil/belağat odaklı okuyarak meleklerin getirdiği haberin Lût'u sevindirici, düşmanlarından öç alıcı yönünü öne çıkarır; Taberî rivayet zincirine (Mücahid) dayanarak azabın kavme yönelik olduğunu aktarır; Kurtubî ise 'yemterûn' fiilinin kime/neye râci olduğu (azap mı, İsa mı) konusunda dilsel ve rivayet temelli bir tartışma sunar; İbn Kesîr ise ifadeyi daha çok azabın somut gerçekleşeceğine dair anlam açıklaması şeklinde ele alır. Farklar ekolden çok yöntem tercihine (dil analizi vs rivayet nakli) dayanıyor.

Historischer Kontext

Taberî'nin erken dönem rivayet ağırlıklı yaklaşımından, Zemahşerî ve Beydâvî'nin belağat merkezli tefsirine, Kurtubî ve İbn Kesîr'in ise rivayet ile dil analizini birleştiren yaklaşımına geçişte yöntem çeşitliliği görülür; ancak temel anlam (azabın kesinliği) dönemler boyunca sabit kalmıştır.

Bezug zur Gegenwart

Bu ayet, sıkıntılı anlarda sabrın ve doğru habere/gerçeğe güvenmenin önemine dair bir hatırlatma olarak okunabilir. Farklı müfessirlerin aynı temel gerçeği farklı yöntemlerle açıklaması, ilim ile iman arasındaki uyumun ve çok yönlü düşünmenin değerine işaret edebilir. Toplumsal zorluklar karşısında ihlas ve sabırla doğruya yönelmenin kıymeti bugün de anlamlıdır.

KI-Analyse — keine Fatwa oder Urteil, noch nicht durch Fachprüfung freigegeben