أَيُشْرِكُونَ مَا لَا يَخْلُقُ شَيْـًٔا وَهُمْ يُخْلَقُونَ

“Hiçbir şey yaratmayan ve kendileri yaratılmış olan putları mı Allah'a ortak ediyorlar, ona eş koşuyorlar?” — Elmalılı Hamdi Yazır

Tefsirler

Yapay zekâ tarafından üretildi
Taberî9-10. yy✓ Alıntı doğrulandı

Taberî bu ayeti, insanların Allah'a ortak koştukları putların hiçbir şey yaratmaya güç yetiremediği, halbuki Allah'ın onları yarattığı gerçeğini vurgulayan bir ifade olarak açıklıyor; ibadetin sadece yaratana yapılması gerektiğini, yaratılmışlara yapılmaması gerektiğini belirtiyor. Bu bağlamda İbn Zeyd'den nakledilen, Âdem ve Havva'nın çocuklarına 'Abdullah' adını verdikleri, İblis'in onları kandırarak 'Abdüşems' ismini önerdiği rivayeti aktarıyor. Ayrıca ayetteki zamirlerin, put ve benzeri cansız nesnelere işaret ederken 'مَا' değil 'مَنْ' kalıbıyla değil, insan zamiri gibi kullanılmasının sebebini, müşriklerin onlara verdiği büyüklüğün insanların birbirine verdiği büyüklüğe benzetilmesiyle açıklıyor.

يقول تعالى ذكره: أيشركون في عبادة الله، فيعبدون معه ما لا يخلق شيئا والله يخلقها وينشئها، وإنما العبادة الخالصة للخالق لا للمخلوق؟
Zemahşerî12. yy✓ Alıntı doğrulandı

Zemahşerî'ye göre ayet, müşriklerin ilahlık yakıştırdığı ve tanrı diye adlandırdığı şeylerin, Allah'ın yarattığı gibi bir şey yaratma gücünden yoksun olduğunu ve aslında kendilerinin yaratılmış (mahluk) olduklarını ifade eder. Buna göre put, kendisini yaratamayan bir cisim olduğu için, onu yontup şekillendiren tapıcılarından bile daha aciz durumdadır.

أيشركون ما لا يقدر على خلق شيء كما يخلق الله ، وهم يخلقون ؟ لأن الله عز وجل خالقهم . أو لا يقدر على اختلاق شيء ، لأنه جماد ، وهم يخلقون ؛ لأن عبدتهم يختلقونهم ، فهم أعجز من عبدتهم
Fahreddin er-Râzî12-13. yy✓ Alıntı doğrulandı

Bu müfessire göre ayetin maksadı, putları Allah'a ortak koşanların bu tutumunu reddetmektir; ayette İblis'ten bahsedilmesi görüşü zayıf bulunur. Ayrıca ayetteki 'ma yahluku' ve 've hum yuhlekun' ifadeleri putların hem hiçbir şey yaratamadığını hem de kendilerinin yaratılmış olduğunu göstermektedir. Buradan hareketle Râzî, kulun kendi fiillerinin yaratıcısı olmadığı sonucunu da çıkarır; çünkü ayet yaratma vasfını ilahlıkla ilişkilendirmiştir.

لو كان المراد إبليس لقال : أيشركون من لا يخلق شيئا ، ولم يقل ما لا يخلق شيئا ، لأن العاقل إنما يذكر بصيغة ( من ) لا بصيغة ( ما )
Kurtubî13. yy✓ Alıntı doğrulandı

Kurtubî'ye göre ayet, müşriklerin hiçbir şey yaratmaya güç yetiremeyen putlara tapmalarını kınamaktadır; putlar için 'yaratılmış olanlar' anlamında akıllı varlıklara mahsus vav-nun (يخلقون) sigasının kullanılması, müşriklerin bu putların zarar ve fayda verebileceğine inanmalarından kaynaklanmaktadır. Bu şekilde putlar, akledilen varlıklar gibi ifade edilmiştir.

لأنهم اعتقدوا أن الأصنام تضر وتنفع فأجريت مجرى الناس كقوله : في فلك يسبحون
İbn Kesîr14. yy✓ Alıntı doğrulandı

Bu müfessire göre ayet, müşriklerin Allah'a ortak koştukları ilahların hiçbir şey yaratamadığını ve yaratmaya güç yetiremediğini vurgulamaktadır. Metin bunu benzer bir ayete atıfla desteklemektedir.

أي أتشركون به من المعبودات ما لا يخلق شيئا ولا يستطيع ذلك كقوله تعالى
Beydâvî13. yy✓ Alıntı doğrulandı

Beydâvî bu ayette 'salih bir çocuk verdiğinde Allah'a ortak koşma' ifadesini, Âdem ve Havva'nın kendilerine değil, çocuklarının çocuklarına ortak koşulmasına, yani soylarının putlara 'Abdüluzza' ve 'Abdümenaf' gibi isimler vermesine bağlar; buradaki 'ortak koşma'nın asıl öznesi mudâf hazfedilip mudâfun ileyh'in onun yerine konulmasıyla anlaşılan çocuklardır. Ayrıca İblis'in Havva'ya gebeliği sırasında geldiği ve çocuğun adını 'Abdülharis' koymaları için kandırdığı rivayetini de nakleder, fakat bunun peygamberlere yakışmayacağını belirtir. Alternatif olarak hitabın Kureyş'ten Kusay soyuna ait olabileceğini, onların da çocuklarına Abdümenaf, Abdüşems, Abdükusay, Abdüddar gibi isimler verdiğini aktarır.

أي جعل أولادهما له شركاء فيما آتى أولادهما فسموه عبد العزى وعبد مناف على حذف مضاف وإقامة المضاف إليه مقامه، ويدل عليه قوله: فتعالى الله عما يشركون

Karşılaştırma

Ortak noktalar

Tüm müfessirler ayeti, müşriklerin taptığı putların hiçbir şey yaratamadığı, aksine kendilerinin yaratılmış olduğu vurgusu etrafında okur; bu yönüyle ibadetin ancak yaratıcıya has olması gerektiği ortak sonuçtur. Ayrıca putlar için akıllı varlıklara özgü zamir/sığa kullanımının (men/يخلقون gibi) müşriklerin onlara verdiği aşırı önemden kaynaklandığı noktasında da Taberî, Kurtubî ve dolaylı olarak Zemahşerî birleşir.

Farklar

Taberî ve Beydârî, İblis'in Âdem-Havva'yı veya soylarını kandırarak putlara isim verdirdiğine dair rivayetleri nakleder; Beydâvî bunu peygamberlik makamına uygun bulmayıp alternatif bir tarihsel yorum (Kureyş/Kusay soyu) sunar, Râzî ise bu rivayeti zayıf bulur ve dil tahliline ağırlık verir. Râzî ayrıca ayetten kader/fiillerin yaratılmışlığı meselesine dair itikadi bir sonuç çıkarırken, diğerleri konuyu daha çok tevhid-şirk ekseninde tutar. Zemahşerî ve Kurtubî meseleyi ağırlıklı olarak dil/belağat çerçevesinde ele alırken İbn Kesîr bağlamsal ayet karşılaştırmasıyla destekler.

Dönemsel bağlam

Erken dönem müfessir Taberî rivayet ağırlıklı bir yöntemle meseleyi kıssa ve hadisle temellendirirken, sonraki dönemlerde Zemahşerî ve Kurtubî'de dil/belağat tahlili öne çıkar; Râzî bu birikime itikadi/kelamî bir katman ekler, İbn Kesîr ise rivayet-bağlamsal okumayı sadeleştirerek sürdürür. Beydâvî ise tüm bu birikimi (rivayet, dil analizi, alternatif tarihsel yorum) bir arada sunarak sentezleyici bir konum alır; temel tevhid vurgusu tüm dönemlerde sabit kalmıştır.

Günümüz bağlantısı

Bu karşılaştırmalı okuma, insanın güç ve değer atfettiği şeylerin sınırlılığını fark ederek yaratıcıya yönelmesinin, ilim ile iman arasında bir çatışma değil bir uyum imkanı taşıdığını hatırlatabilir. Ayrıca ailede çocuklara verilen isimler ve değerler üzerinden, nesillere aktarılan anlam dünyasının bilinçli ve ihlasla şekillendirilmesinin önemine dair bir düşünme fırsatı sunar.

Yapay zekâ analizi — fetva veya hüküm değildir, henüz uzman incelemesinden geçmemiştir