وَٱلَّذِينَ يُنفِقُونَ أَمْوَٰلَهُمْ رِئَآءَ ٱلنَّاسِ وَلَا يُؤْمِنُونَ بِٱللَّهِ وَلَا بِٱلْيَوْمِ ٱلْـَٔاخِرِ وَمَن يَكُنِ ٱلشَّيْطَٰنُ لَهُۥ قَرِينًا فَسَآءَ قَرِينًا

“Bunlar, Allah'a ve ahiret gününe iman etmedikleri halde mallarını, insanlara gösteriş yapmak için harcarlar. Şeytan kimin arkadaşı olursa, o ne kötü arkadaştır!” — Elmalılı Hamdi Yazır

Tefsirler

Yapay zekâ tarafından üretildi
Taberî9-10. yy✓ Alıntı doğrulandı

Taberî'ye göre bu ayet, Allah'ın birliğine ve kıyamet gününe (amellerin karşılığının verileceği vaad gününe) inanmayanları tasvir eder. Mücahid'in görüşüne göre bu sıfat Yahudilere aittir, ancak Taberî bunun daha çok münafıklara (görünüşte Müslüman olup gerçekte müşrik kalan kimselere) uygun olduğunu belirtir, çünkü Yahudiler Allah'ı birlemekte ve öldükten sonra dirilmeye inanmaktaydı, onların küfrü sadece Muhammed'in peygamberliğini yalanlamalarıydı. Ayrıca Taberî, ayetteki 'و' harfinin iki farklı grubu (Allah'a ve ahirete inanmayanlar ile mallarını gösteriş için harcayanlar) birbirinden ayırdığını, bunların aynı sınıf insanların değil farklı iki sıfatı temsil ettiğini vurgular.

وقد قال مجاهد: إن هذا من صفة اليهود، وهو صفة أهل النفاق الذين كانوا أهل شرك فأظهروا الإسلام تقية من رسول الله صلى الله عليه وسلم وأهل الإيمان به، وهم على كفرهم مقيمون أشبه منهم بصفة اليهود؛ لأن اليهود كانت توحد الله وتصدق بالبعث والمعاد، وإنما كان كفرها تكذيبها بنبوة محمد صلى الله عليه وسلم.
Fahreddin er-Râzî12-13. yy✓ Alıntı doğrulandı

Bu kısa metin parçası, Nisa 38. ayette geçen kimselerin şeytanla arkadaşlığı/beraberliği bağlamına işaret etmektedir. Râzî'ye göre buradaki anlam, şeytanın bu tür fiilleri (infakta cimrilik, gösteriş için sarf etme, Allah'ı ve ahireti inkâr gibi) işleyenlerin bir yoldaşı/arkadaşı olmasıdır. Metin bunu benzer bir ayete kıyasla açıklamaya çalışmaktadır.

والمعنى : أن الشيطان قرين لأصحاب هذه الأفعال كقوله
İbn Kesîr14. yy✓ Alıntı doğrulandı

Bu müfessire göre ayet, mallarını gösteriş ve övülme amacıyla harcayan riyakârları anlatmaktadır; bunlar Allah'ın rızasını değil insanların takdirini kastederler. İbn Kesîr bu kişilerin dünyada 'cömert' denilerek karşılıklarını zaten aldıklarını, ahirette buna karşı bir sevap bulamayacaklarını belirtir. Bu davranışa onları sevk edenin şeytan olduğu, şeytanın kötülükleri kendilerine güzel gösterdiği ifade edilir.

ثم ذكر الباذلين المرائين الذي يقصدون بإعطائهم السمعة وأن يمدحوا بالكرم ولا يريدون بذلك وجه الله
Beydâvî13. yy✓ Alıntı doğrulandı

Beydâvî'ye göre 'riyâ için infak edenler' ifadesi, önceki bahsedilen bahilleri veya kâfirleri kastedenlere atfedilmiştir; bunlar kınama ve tehditte ortak olmuşlardır çünkü bahil ile yerinde olmayana infak (savurganlık), aşırılığın iki ucu olarak çirkinlikte ve kınanmayı celp etmede eşittir. Bu kişiler Allah'a ve ahiret gününe iman etmeyip Mekke müşrikleri (veya bir görüşe göre münafıklar) olarak, infakla Allah'ın rızasını ve mükafatını aramazlar. Şeytanın kendilerine arkadaş olması ifadesi, şeytanın onları kendine bağladığını, bu davranışa sevk ettiğini ve bunu onlara süslediğini gösterir; bu durum ayrıca âhirette şeytanla birlikte ateşte bulunacaklarına dair bir tehdit olarak da yorumlanabilir.

وإنما شاركهم في الذم والوعيد لأن البخل والسرف الذي هو الإنفاق لا على من ينبغي من حيث إنهما طرفا إفراط وتفريط سواء في القبح واستجلاب الذم
Kurtubî13. yy✓ Alıntı doğrulandı

Kurtubî'ye göre ayet, önceki bahil kimselerden bahseden ayete atfedilmiştir ve malını insanlara gösteriş için infak edenleri anlatır. Cumhura göre bu ayet münafıklar hakkında inmiştir çünkü 'riyaen nas' ifadesi nifakın alametidir; Mücahid ise bunun Yahudiler hakkında olduğunu söylemiş ancak Taberî bunu zayıf bulmuştur çünkü Allah bu grubun Allah'a ve ahiret gününe imanını nefyetmiştir. Ayrıca bu ayetin Bedir günü Mekke reislerinin insanları savaşa çıkarmak için yaptıkları infaklar hakkında indiği de söylenmiştir.

قال الجمهور نزلت في المنافقين لقوله تعالى : رئاء الناس والرئاء من النفاق

Karşılaştırma

Ortak noktalar

Müfessirlerin çoğu ayeti, malını Allah rızası için değil insanlara gösteriş (riya) amacıyla harcayan ve Allah'a/ahirete hakiki imandan uzak kimseleri anlattığı yönünde okur. Ayrıca şeytanın bu kişilere arkadaş/yoldaş olup davranışlarını süslediği vurgusu Taberî hariç diğerlerinde ortaktır.

Farklar

Ayetin kime işaret ettiği konusunda ayrışma var: Mücahid Yahudileri işaret ederken, Taberî ve Kurtubî bunu zayıf bulup münafıklara yorar; Beydâvî ise Mekke müşrikleri veya münafıklar arasında tereddüt bildirir. Taberî dil/belağat temelli 'و' harfi analiziyle iki farklı grubu ayırırken, Râzî ayetler arası kıyasla şeytan-yoldaşlık temasına, İbn Kesîr rivayet/hadis temelli ahlaki sonuca, Beydâvî ve Kurtubî ise hem dilbilimsel hem rivayet temelli çok yönlü bir okumaya yönelir.

Dönemsel bağlam

Erken dönem müfessiri Taberî rivayet farklılıklarını tartışıp dil analiziyle desteklerken, sonraki müfessirler (Râzî, İbn Kesîr, Beydâvî, Kurtubî) bu tartışmayı büyük ölçüde sürdürüp derinleştirmiş, özellikle Kurtubî önceki görüşleri bir araya toplayarak sentezlemiştir; temel çerçeve (riya ile infak, şeytanın yoldaşlığı) dönemler boyunca sabit kalırken, kime işaret edildiği sorusu tartışmalı kalmıştır.

Günümüz bağlantısı

Bu karşılaştırmalı okuma, yardımlaşma ve infakta niyetin saflığının (ihlas) önemine dikkat çekebilir; bir davranışın toplumsal onay için mi yoksa içten bir sorumluluk duygusuyla mı yapıldığı, günümüz toplumsal dayanışma pratikleri için de düşündürücü bir soru olabilir. Ayrıca farklı müfessirlerin aynı ayete dair çeşitli okumaları, ilim geleneğinde çoklu yorumların bir zenginlik olarak nasıl bir arada durabildiğine dair ihtiyatlı bir örnek sunar.

Yapay zekâ analizi — fetva veya hüküm değildir, henüz uzman incelemesinden geçmemiştir