بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ ٱتَّقُوا۟ رَبَّكُمُ ٱلَّذِى خَلَقَكُم مِّن نَّفْسٍ وَٰحِدَةٍ وَخَلَقَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَبَثَّ مِنْهُمَا رِجَالًا كَثِيرًا وَنِسَآءً وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ ٱلَّذِى تَسَآءَلُونَ بِهِۦ وَٱلْأَرْحَامَ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلَيْكُمْ رَقِيبًا
“Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan eşini yaratıp ikisinden bir çok erkekler ve kadınlar üreten Rabbinizden korkun; kendi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'dan ve akrabalık (bağlarını kırmak)tan sakının. Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözeticidir.” — Elmalılı Hamdi Yazır
Taberî9-10. yy✓ Alıntı doğrulandı
Taberî'ye göre ayetteki 'nefs-i vahide' Âdem'dir, ondan yaratılan zevc ise Havva'dır ve Havva Âdem'in kaburga kemiklerinden birinden yaratılmıştır. Ayrıca 'nefs' kelimesinin dişil olmasına rağmen anlamının erkek (Âdem) olduğu, lafzın müennes gelmesinin lafzın kendisine, anlamın ise erkeğe raci olduğu belirtilir. Metin ayrıca 'erhâmı takva ile korumak' ifadesinin Araplar arasında birinin diğerine 'Allah'ı ve akrabalık bağını anarak' yemin etmesi/rica etmesi anlamına geldiğini aktarır.
يعني آدم، ثم خلق منها زوجها حواء، خلقها من ضلع من أضلاعه
Zemahşerî12. yy✓ Alıntı doğrulandı
Bu müfessire göre metinde geçen 'nefs' ifadesi Hz. Âdem'in nefsine işaret etmektedir; bu yorum Nisâ suresi 1. ayetle ilişkilendirilerek verilmiştir.
وهي نفس آدم عليه السلام ( النساء : 1 )
İbn Kesîr14. yy✓ Alıntı doğrulandı
İbn Kesîr'e göre bu ayette geçen 'eş' Hz. Havva'dır ve Hz. Âdem uyurken sol kaburga kemiğinden yaratılmıştır; Âdem uyanınca onu görmüş, ondan hoşlanmış ve aralarında ülfet oluşmuştur. Ayrıca Âdem ve Havva'dan çok sayıda erkek ve kadının türetilip yeryüzünün dört bir yanına farklı ırk, renk ve dillerle yayıldığı, akıbetin ise Allah'a dönüş olduğu belirtilir. Ayetteki 'takva' emri Allah'a itaat, akrabalık bağlarının kesilmemesi ve gözetilmesi olarak açıklanır.
خلقت المرأة من الرجل فجعلت نهمتها في الرجل وخلق الرجل من الأرض فجعلت نهمته في الأرض فاحبسوا نساءكم
Beydâvî13. yy✓ Alıntı doğrulandı
Beydâvî'ye göre ayet tüm insanlığa (Âdem'in oğullarına) bir hitaptır; Allah'ın insanları tek bir nefisten (Âdem) ve ondan yaratılan eşinden (Havva) çoğaltıp erkek ve kadın olarak yaydığını beyan eder. Bu yaratılış kıssasının takva emrine bağlanması, hem Allah'ın kahredici kudretine ve büyük nimetine işaret etmesi hem de akrabalık haklarına dair sonraki ayetlere zemin hazırlaması bakımından anlamlıdır. Ayrıca 'الأرحام' kelimesinin Allah'ın ismiyle birlikte zikredilmesi, akrabalık bağının Allah katındaki önemine dikkat çeker.
وقد نبه سبحانه وتعالى إذ قرن الأرحام باسمه الكريم على أن صلتها بمكان منه. وعنه عليه الصلاة والسلام «الرحم معلقة بالعرش تقول ألا من وصلني وصله الله ومن قطعني قطعه الله»
Fahreddin er-Râzî12-13. yy✓ Alıntı doğrulandı
Bu müfessire göre âyette geçen 'nefs-i vâhide' ile kastedilen Âdem'dir; Havvâ ise Âdem'in kaburga kemiğinden yaratılmıştır ve bütün insanlık böylece tek bir asıldan çoğalarak var olmuştur. Bu durum, çoğalmanın ve varlığın hikmetli bir Yaratıcı'ya muhtaç olduğunu, dolayısıyla takva emrinin ardından zikredilen bu bilginin Allah'ın kudret, ilim ve hikmetinin kemaline delalet ettiğini gösterir.
ان المرأة خلقت من ضلع أعوج فان ذهبت تقيمها كسرتها وإن تركتها وفيها عوج استمتعت بها
Kurtubî13. yy✓ Alıntı doğrulandı
Kurtubî'ye göre bu metin, 'الأرحام' kelimesinin nasb ile mi cerr ile mi okunacağı tartışmasını ele alır; Hamza'nın cer okuyuşu Basra ve Kûfe dilcilerince çirkin veya hatalı bulunmuş, sahih rivayetlerin de nasb okuyuşunu desteklediği belirtilmiştir. Ayrıca Rahim'in bütün akrabaları kapsadığı, Ebu Hanife'nin sadece mahrem akrabaya has kılmasının nassa ilaveten bir tahsis olduğu ve bunun nesih sayılabileceği aktarılır.
قال النحاس : وقول بعضهم والأرحام قسم خطأ من المعنى والإعراب لأن الحديث عن النبي صلى الله عليه وسلم يدل على النصب
Karşılaştırma
Ortak noktalar
Taberî, İbn Kesîr, Beydâvî ve Râzî 'nefs-i vahide'nin Âdem, 'zevc'in Havva olduğu ve Havva'nın Âdem'in kaburga kemiğinden yaratıldığı konusunda birleşir; ayrıca ayetin takva emrini akrabalık bağlarının korunmasıyla ilişkilendirdiği hususunda da ortak bir vurgu vardır. Zemahşerî de 'nefs'i Âdem'e bağlayarak bu ana çizgiyle uyumludur.
Farklar
Taberî ve Kurtubî daha çok dil/belağat ve kıraat tartışmalarına (müennes lafzın müzekker anlama delaleti, 'الأرحام' kelimesinin nasb/cer okunuşu) eğilirken, İbn Kesîr ve Râzî kıssayı insanlığın çoğalması ve Allah'ın kudret-hikmetine delalet açısından yorumlar; Beydâvî ayetin hitap boyutunu ve sonraki ayetlere zemin hazırlama işlevini öne çıkarır; Kurtubî ise fıkhi bir meseleye, akrabalık kapsamının hukuki sınırlarına odaklanarak farklı bir eksene kayar.
Dönemsel bağlam
Erken dönem müfessiri Taberî rivayet ve dil tahlilini birlikte kullanırken, sonraki dönemlerde Zemahşerî ve Beydâvî'de bağlamsal/belâgî okuma ağırlık kazanmış, Râzî'de kelamî-hikmet vurgusu belirginleşmiş, Kurtubî'de ise fıkhi/kıraat tartışmaları daha sistemli işlenmiştir; temel kıssa sabit kalırken vurgu noktaları ve yöntemsel araçlar zamanla çeşitlenmiştir.
Günümüz bağlantısı
Bu ortak okuma, insanların ortak bir kökenden geldiği düşüncesinin akrabalık, aile bağları ve toplumsal dayanışmaya dair bir hassasiyeti hatırlatabileceğini düşündürür. Ayetin takva ile akrabalık haklarını birlikte zikretmesi, günümüzde de aile içi ve toplumsal ilişkilerde saygı ve sorumluluk bilincine dair ihtiyatlı bir çağrışım olarak değerlendirilebilir. Ayrıca dil ve kıraat farklarının titizlikle tartışılması, ilim ile metne bağlılığın bir arada yürütülebileceğine dair bir örnek sayılabilir.
Yapay zekâ analizi — fetva veya hüküm değildir, henüz uzman incelemesinden geçmemiştir