وَٱلْوَٰلِدَٰتُ يُرْضِعْنَ أَوْلَٰدَهُنَّ حَوْلَيْنِ كَامِلَيْنِ لِمَنْ أَرَادَ أَن يُتِمَّ ٱلرَّضَاعَةَ وَعَلَى ٱلْمَوْلُودِ لَهُۥ رِزْقُهُنَّ وَكِسْوَتُهُنَّ بِٱلْمَعْرُوفِ لَا تُكَلَّفُ نَفْسٌ إِلَّا وُسْعَهَا لَا تُضَآرَّ وَٰلِدَةٌۢ بِوَلَدِهَا وَلَا مَوْلُودٌ لَّهُۥ بِوَلَدِهِۦ وَعَلَى ٱلْوَارِثِ مِثْلُ ذَٰلِكَ فَإِنْ أَرَادَا فِصَالًا عَن تَرَاضٍ مِّنْهُمَا وَتَشَاوُرٍ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَا وَإِنْ أَرَدتُّمْ أَن تَسْتَرْضِعُوٓا۟ أَوْلَٰدَكُمْ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ إِذَا سَلَّمْتُم مَّآ ءَاتَيْتُم بِٱلْمَعْرُوفِ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ

“Anneler, çocuklarını, emzirmenin tamamlanmasını isteyenler için tam iki yıl emzirirler. Çocuk kendisine ait olan babaya da emzirenlerin yiyecekleri ve giyecekleri geleneklere uygun olarak bir borçtur. Bununla beraber herkes ancak gücüne göre mükellefolur. Çocuğu sebebiyle bir anne de, çocuğu sebebiyle bir baba da zarara sokulmasın. Varise düşen de yine aynı borçtur. Eğer ana ve baba birbirleriyle istişare edip, her ikisinin de rızasıyla çocuğu memeden ayırmak isterlerse kendilerine bir günah yoktur. Eğer çocuklarınızı başkalarına emzirtmek isterseniz vereceğinizi güzel güzel verdikten sonra bunda da size bir günah yoktur. Bununla beraber Allah'tan korkun ve bilin ki, Allah yaptıklarınızı görür.” — Elmalılı Hamdi Yazır

Tefsirler

Yapay zekâ tarafından üretildi
Taberî9-10. yy✓ Alıntı doğrulandı

Taberî, ayetin 'anneler çocuklarını iki tam yıl emzirir' hükmünün doğum yapan kadınlar için genel bir zorunluluk (farz) değil, ihtilaf halinde emzirme süresinin azami sınırını belirleyen bir ölçü olduğunu belirtir. 'Kâmileyn' (tam iki yıl) ifadesinin, sözün 'bir yıl ve biraz fazlası' şeklinde yanlış anlaşılmasını önlemek için eklendiğini açıklar. Ayrıca 'bi'l-ma'rûf teslim ettiğinizde' ifadesinin, çocuğu emzirmesi için tutulan sütanneye ücretinin örfe uygun ödenmesi anlamına geldiğini, bunun en isabetli görüş olduğunu ifade eder.

وأولى الأقوال بالصواب في تأويل ذلك قول من قال تأويله: وإن أردتم أن تسترضعوا أولادكم إلى تمام رضاعهن، ولم تتفقوا أنتم ووالدتهم على فصالهم، ولم تروا ذلك من صلاحهم، فلا جناح عليكم أن تسترضعوهم ظؤورة إن امتنعت أمهاتهم من رضاعهم لعلة بهن أو لغير علة إذا سلمتم إلى أمهاتهم وإلى المسترضعة الآخرة حقوقهن التي آتيتموهن بالمعروف
Zemahşerî12. yy✓ Alıntı doğrulandı

Zemahşerî, ayette geçen rıza (emzirme) süresinin iki yıl olduğunu, bunun Şâfiî'nin görüşü ve dayanağı olduğunu, ayrıca Ebû Yusuf ve Muhammed'in de bu görüşte olduğunu belirtir. Ebû Hanîfe'ye göre ise bu süre otuz aydır. Ayrıca çocuğun iki yıldan önce sütten kesilip yemeğe alışması durumunda tekrar emzirilmesinin rıza hükmünde sayılmayacağı, henüz yemeğe tam alışmamışsa emzirmenin haramlık doğuracağı aktarılır.

وبه استشهد الشافعي رضي الله عنه على أن مدة الرضاع سنتان ، لا تثبت حرمة الرضاع بعد انقضائهما ، وهو مذهب أبي يوسف ومحمد . وأما عند أبي حنيفة رضي الله عنه . فمدة الرضاع ثلاثون شهرا .
Fahreddin er-Râzî12-13. yy✓ Alıntı doğrulandı

Bu metinde Râzî, 'el-vâlidât' (anneler) ifadesinin kapsamı üzerinde durur: bir görüşe göre lafız umumi olup evli veya boşanmış tüm anneleri kapsar; ikinci görüşe göre ise özellikle boşanmış anneler kastedilmiştir çünkü ayet talak ayetlerinin hemen ardından gelmiştir. Ayrıca hadâne/istirdâ' bağlamında 'li-evlâdikum' takdirinde lam harfinin hazfedilmesi meselesini ve hamlin en az altı ay, rezâ'ın azami iki yıl olarak belirlenmesinin hikmetini (kadını zina ithamından ve fuhuş şüphesinden koruma amacı) tartışır.

والقول الثاني : المراد منه : الوالدات المطلقات ، قالوا : والذي يدل على أن المراد ذلك وجهان أحدها : أن الله تعالى ذكر هذه الآية عقيب آية الطلاق ، فكانت هذه الآية تتمة تلك الآيات ظاهرا
Kurtubî13. yy✓ Alıntı doğrulandı

Kurtubî'ye göre ayet, kocalarından ayrılmış ve çocukları bulunan kadınlarla ilgilidir; anneler çocuklarını emzirme hususunda yabancı kadınlardan daha haklıdır çünkü şefkat ve merhametleri daha fazladır. Çocuğun küçükken annesinden koparılması hem çocuğa hem anneye zarar verir; bu durum çocuk sütten kesilse dahi annenin hazâneye (velayete/bakıma) daha layık olduğunu gösterir, ancak anne evlenirse bu hak düşer. Ayrıca babaya, çocuğunun aczi sebebiyle nafaka yükümlülüğü getirildiği, gıdanın emzirme yoluyla anne vasıtasıyla çocuğa ulaştığı için bu nafakanın anneye tahsis edildiği belirtilmiştir.

أي هن أحق برضاع أولادهن من الاجنبيات لأنهن أحنى وأرق وانتزاع الولد الصغير إضرار به وبها وهذا يدل على أن الولد وإن فطم فالأم أحق بحضانته لفضل حنوها وشفقتها
İbn Kesîr14. yy✓ Alıntı doğrulandı

Bu müfessire göre ayetten İbn Abbas ve diğer imamların hamlenin en az süresinin altı ay olduğunu çıkardıkları belirtilir; bu görüş Osman ve bazı sahabelerce de desteklenmiştir. Ayrıca ayetin devamından hareketle, süt emzirmenin sadece iki yaşından önceki dönemde haram kılma (mahremiyet) hükmü doğurduğu, iki yıldan sonraki emzirmenin bu hükmü doğurmadığı belirtilir. Metinde ayrıca çocuğun anne babadan birine zarar verme amacıyla alınıp verilmesinin caiz olmadığı, nafaka ve giyim yükümlülüğünün örfe göre babaya ait olduğu aktarılır.

ومن ههنا استنبط ابن عباس وغيره من الأئمة أن أقل مدة الحمل ستة أشهر لأنه قال في الآية الأخرى على أن أقل مدة الحمل ستة أشهر وهو استنباط قوي صحيح ووافقه عليه عثمان وجماعة من الصحابة رضي الله عنه
Beydâvî13. yy✓ Alıntı doğrulandı

Beydâvî'ye göre bu ayet emzirme, nafaka, süt anlaşmazlığı ve sütannenin ücreti konularında hükümler içerir. Emzirmenin azami süresi iki tam yıl olup, bu süreden sonrasına itibar edilmez ve iki yıldan az emzirmek de caizdir. Emzirme ücreti ve giderleri babaya aittir; anne ve baba çocuk yüzünden birbirine zarar veremez, taraflar rızalarıyla sütten kesme veya sütanne tutma konusunda anlaşabilirler.

وهو دليل على أن أقصى مدة الإرضاع حولان ولا عبرة به بعدهما وأنه يجوز أن ينقص عنه.

Karşılaştırma

Ortak noktalar

Tüm müfessirler ayetin, emzirme süresinin azami sınırı (iki tam yıl) ile nafaka, hazâne/velayet ve mahremiyet hükümlerini düzenlediği konusunda hemfikirdir. Ayrıca çocuğun anne-baba arasında zarar aracı yapılamayacağı ve emzirme/nafaka giderlerinin babaya ait olduğu ortak bir vurgu olarak öne çıkar.

Farklar

Zemahşerî ve Beydâvî fıkhi mezhep farklılıklarına (Şâfiî'nin iki yıl, Ebû Hanîfe'nin otuz ay görüşü gibi) odaklanırken, Taberî hükmün farz değil ihtilaf çözücü bir ölçü olduğunu vurgular. Râzî lafzın kapsamı (evli mi boşanmış mı anneler) ve hamlin/rezâın süre hikmeti üzerinde dururken, Kurtubî anne şefkatinin hazâne hakkına etkisini, İbn Kesîr ise hamlenin en az süresi ve mahremiyet hükmünün zaman sınırını merkeze alır. Bu farklılıklar büyük ölçüde müfessirlerin ekolü (fıkhi/dilbilimsel/rivayet ağırlıklı) ve dönemin hukuki tartışmalarından kaynaklanır.

Dönemsel bağlam

Taberî'den Beydâvî'ye uzanan süreçte ayetin temel anlamı (iki yıl azami emzirme, nafaka yükümlülüğü) sabit kalmış, ancak zaman geçtikçe mezhepler arası fıkhi istidlaller (Zemahşerî, Beydâvî) ve dil/belağat tahlilleri (Râzî, Kurtubî) daha sistemli hale gelmiştir. Erken dönemde rivayete dayalı sade açıklamalar ağırlıktayken, sonraki dönemde hukuki çıkarımlar ve mezhep görüşleri daha belirgin biçimde işlenmiştir.

Günümüz bağlantısı

Bu karşılaştırmalı okuma, çocuk bakımında anne-baba arasındaki sorumluluk paylaşımının şefkat, adalet ve karşılıklı rıza temelinde düzenlenmesi gerektiğini hatırlatır. Aile içi kararlarda tarafların anlaşarak hareket etmesi, çocuğun ihtiyaçlarını öncelemesi ve karşılıklı istişare bugün de toplumsal dayanışma ve aile bütünlüğü açısından yol gösterici bir tutum olarak düşünülebilir. Ayrıca farklı müfessirlerin aynı ayete dil, rivayet ve fıkıh açısından getirdiği çok yönlü yaklaşım, ilim geleneğinde hoşgörülü ve çoğulcu bir okuma kültürünün örneği sayılabilir.

Yapay zekâ analizi — fetva veya hüküm değildir, henüz uzman incelemesinden geçmemiştir