إِنَّا نَحْنُ نَرِثُ ٱلْأَرْضَ وَمَنْ عَلَيْهَا وَإِلَيْنَا يُرْجَعُونَ

“Şüphesiz biz bütün yeryüzüne ve üzerindekilere varis olacağız. Ve onlar da mutlaka bize döndürüleceklerdir.” — Elmalılı Hamdi Yazır

Tefsirler

Yapay zekâ tarafından üretildi
Taberî9-10. yy✓ Alıntı doğrulandı

Taberî'ye göre bu ayette Allah, Peygamber'e (s.a.v) müşriklerin onu yalanlamasına üzülmemesini bildirmektedir; çünkü bütün insanların dönüşü Allah'adır, yeryüzü ve üzerindekilerin tek gerçek varisi O'dur ve herkes yaptığının karşılığını -iyilik ya da kötülük- kendisine dönüşte görecektir.

لا يحزنك تكذيب هؤلاء المشركين لك يا محمد فيما أتيتهم به من الحق، فإن إلينا مرجعهم ومصيرهم ومصير جميع الخلق غيرهم، ونحن وارثو الأرض ومن عليها من الناس، بفنائهم منها، وبقائها لا مالك لها غيرنا
Fahreddin er-Râzî12-13. yy✓ Alıntı doğrulandı

Bu müfessire göre ayette geçen 'dönüş' ifadesi, bütün işlerin nihai olarak Allah'ın hüküm ve yargısına varacağı anlamına gelir; zarar ve fayda vermeye gerçekte yalnızca Allah'ın malik olduğu gerçeğine işaret eder. Bu, Allah'ın mekândan münezzeh olması nedeniyle mecazi bir dönüştür, gerçek bir mekânsal dönüş değildir. Râzî bu ifadeyi asilere yönelik büyük bir tehdit ve etkili bir uyarı olarak yorumlar.

أي إلى محل حكمنا وقضائنا لأنه تعالى منزه عن المكان حتى يكون الرجوع إليه وهذا تخويف عظيم وزجر بليغ للعصاة
İbn Kesîr14. yy✓ Alıntı doğrulandı

İbn Kesîr'e göre bu ayet, Allah'ın tek Yaratıcı, gerçek Mülk sahibi ve tasarruf edici olduğunu, tüm mahlukatın helak olacağını ancak O'nun bâki kalacağını bildirmektedir. Hiç kimsenin mülk veya tasarruf iddiasında bulunamayacağı, zira O'nun tüm yarattıklarına vâris olduğu ve onlardan sonra bâki kalıp aralarında hükmeden olduğu vurgulanmıştır. Bu bağlamda hiçbir nefse zerre kadar zulüm edilmeyeceği belirtilmiştir.

يخبر تعالى أنه الخالق المالك المتصرف وأن الخلق كلهم يهلكون ويبقى هو تعالى وتقدس ولا أحد يدعي ملكا ولا تصرفا بل هو الوارث لجميع خلقه الباقي بعدهم الحاكم فيهم فلا تظلم نفس شيئا ولا جناح بعوضة ولا مثقال ذرة
Beydâvî13. yy✓ Alıntı doğrulandı

Beydâvî'ye göre 'hasret günü' kıyamet günüdür; o gün günahkâr işlediği kötülüğe, iyilik yapan da az iyiliğine hasret duyar. 'İşin bitirilmesi' hesabın tamamlanıp iki grubun (cennetlik ve cehennemlik) birbirinden ayrılmasıdır. 'Biz yeryüzüne ve üzerindekilere varis oluruz' ifadesi, yeryüzü ve üzerindekiler yok olup gittiğinde geriye yalnız Allah'ın mülkünün kalacağı anlamına gelir; bu durum mirasçının kendi mirasına sahip olması gibi bir istiare ile ifade edilmiştir.

وأنذرهم يوم الحسرة يوم يتحسر الناس المسيء على إساءته والمحسن على قلة إحسانه. إذ قضي الأمر فرغ من الحساب وتصادر الفريقان إلى الجنة والنار
Kurtubî13. yy✓ Alıntı doğrulandı

Kurtubî'ye göre bu ifade, yeryüzü sakinlerinin öldürülüp yok edilmesini, ardından kıyamet gününde onlara varis olunmasını ve herkesin amellerine göre karşılık görmesini anlatmaktadır. Bu hususun daha önce Hicr suresinde de geçtiği belirtilmektedir.

أي نميت سكانها فنرثها يوم القيامة فنجازي كلا بعمله

Karşılaştırma

Ortak noktalar

Tüm müfessirler ayeti Allah'ın mutlak mülk sahipliği ve nihai dönüşün/yargının O'na ait olduğu vurgusu etrafında yorumlar; herkesin yaptığının karşılığını göreceği, yeryüzü ve üzerindekilerin geçici olup Allah'ın bâki kaldığı fikri paylaşılan bir temeldir.

Farklar

Taberî ayeti doğrudan Peygamber'in tesellisi bağlamında ele alırken, Râzî 'dönüş' ifadesini Allah'ın mekândan münezzeh olması gereğiyle mecazi bir hüküm/yargıya işaret şeklinde te'vil eder ve tehdit vurgusunu öne çıkarır. İbn Kesîr mülk ve varislik temasını bir rivayetle destekleyip adalet vurgusuna yönelirken, Beydâvî 'hasret günü' ve istiare kavramlarıyla dil tahliline ağırlık verir; Kurtubî ise yeryüzü halklarının helakini ve Hicr suresiyle bağlantısını öne çıkarır.

Dönemsel bağlam

Erken dönem müfessirleri (Taberî, Kurtubî) ayeti daha çok tarihsel-bağlamsal ve rivayet temelli okurken, sonraki dönem müfessirleri (Râzî, Beydâvî) dil ve belağat analizine, mecaz ve istiare yorumlarına daha fazla yer vermiştir; bu, tefsir usulünün zamanla dilbilimsel ve kelâmî derinlik kazanmasıyla ilişkilidir. İbn Kesîr ise rivayet ve bağlamsal okumayı bir arada kullanarak iki yaklaşımı harmanlar.

Günümüz bağlantısı

Bu ayet, dünya nimetlerinin ve mülkiyetin geçici olduğu, gerçek anlamda kalıcı olanın ahlaki sorumluluk ve hesap verme bilinci olduğu şeklinde okunabilir. Günümüzde bu, kişinin sahip olduklarını emanet bilinciyle kullanması, ihlas ve adil davranış konusunda özen göstermesi için ilham verebilir. Ayrıca herkesin amelinin karşılığını göreceği vurgusu, toplumsal dayanışma ve sabır temelli bir yaşam tutumunu teşvik edebilir.

Yapay zekâ analizi — fetva veya hüküm değildir, henüz uzman incelemesinden geçmemiştir