وَيَدْعُ ٱلْإِنسَٰنُ بِٱلشَّرِّ دُعَآءَهُۥ بِٱلْخَيْرِ وَكَانَ ٱلْإِنسَٰنُ عَجُولًا

“İnsan, hayrın gelmesine dua ettiği gibi kötülüğün gelmesine de dua eder. İnsan pek acelecidir.” — Elmalılı Hamdi Yazır

Tefsirler

Yapay zekâ tarafından üretildi
Zemahşerî12. yy✓ Alıntı doğrulandı

Zemahşerî'ye göre insan, gazap anında kendisine, ailesine ve malına şer ile dua eder; tıpkı hayır ile dua ettiği gibi. Kalbine gelen her şeyi acele isteyip düşünüp taşınmadan davranan bir varlıktır. Ayrıca 'insan' kelimesiyle kâfirin kastedilmiş olabileceğini, onun alay yollu azabı istemesinin ve hayır istediği gibi acele etmesinin de mümkün olduğunu belirtir.

أي : ويدعو الله عند غضبه بالشر على نفسه وأهله وماله ، كما يدعوه لهم بالخير ، كقوله : يتسرع إلى طلب كل ما يقع في قلبه ويخطر بباله ، لا يتأنى فيه تأني المتبصر
Fahreddin er-Râzî12-13. yy✓ Alıntı doğrulandı

Bu ayet, insanın Kur'an gibi büyük bir nimet verildikten sonra bile şerri hayır gibi acele istemesini konu alır. Râzî 'insan' kelimesinin kime işaret ettiği konusunda iki görüş nakleder: bazılarına göre Hz. Âdem'dir (ruhun bedenine ulaşıp ayağa kalkmaya çalışırken acele etmesi olayına dayanır), bazılarına göre ise bütün insan cinsidir çünkü hiç kimse acelecilikten hali değildir. Râzî, Âdem'e hamledilse bile sonuçta bunun insan türünün genel bir vasfına işaret edeceğini, dolayısıyla iki görüşün de aynı noktaya çıktığını belirtir.

والقول الثاني : أنه محمول على الجنس ، لأن أحدا من الناس لا يعرى عن عجلة ، ولو تركها لكان تركها أصلح له في الدين والدنيا
Kurtubî13. yy✓ Alıntı doğrulandı

Kurtubî, ayette geçen 'insanın acele ile hayır ister gibi kötülük istemesi' ifadesine dair birden fazla görüş nakleder: İbn Abbas'a göre bu, insanın sıkıntı anında kendisine veya çocuğuna karşı yaptığı, kabul edilmesini istemediği dua ('Allahım onu helak et' gibi); Allah bunu kabul etmez, çünkü kulunu bundan lütfuyla korur. Bir başka görüşe göre ayet Nadr b. Hâris hakkında inmiştir, o kendi üzerine taş yağmasını istemiştir. Ayrıca insanın yaratılışındaki 'acelecilik' tabiatına, hatta Âdem'in ruhun bedenine tam yerleşmesinden önce ayağa kalkmaya çalışmasına işaret eden rivayetler de zikredilmiştir.

قال بن عباس وغيره : هو دعاء الرجل على نفسه وولده عند الضجر بما لا يحب أن يستجاب له : اللهم أهلكه ونحوه أي كدعائه ربه أن يهب له العافية فلو استجاب الله دعاءه على نفسه بالشر هلك لكن بفضله لا يستجيب له في ذلك
İbn Kesîr14. yy✓ Alıntı doğrulandı

İbn Kesîr, Selmân el-Fârisî ve İbn Abbas'tan gelen rivayete dayanarak Âdem'in yaratılış sürecini anlatır: Ruh önce başına ulaşmış, beyne varınca aksırmış, gözlerine varınca gözlerini açmış, henüz ayaklarına ulaşmadan kalkmaya çalışmış ve acele edilmesini istemiştir. Ayrıca bu olayın cuma günü gündüzün son saatlerinde gerçekleştiğine dair Ebu Hüreyre rivayetiyle desteklenen bir görüş nakleder. Metin ayrıca meleklerin secdesi, İblis'in kibri ve Âdem'e isimlerin öğretilmesi konularını da bu bağlamda ele alır.

وقد ذكر سلمان الفارسي وابن عباس ههنا قصة آدم عليه السلام حين هم بالنهوض قائما قبل أن تصل الروح إلى رجليه وذلك أنه جاءته النفخة من قبل رأسه فلما وصلت إلى دماغه عطس فقال الحمد لله يرحمك ربك يا آدم
Beydâvî13. yy✓ Alıntı doğrulandı

Beydâvî'ye göre bu ayet, insanın öfke anında kendisine, ailesine ve malına karşı şer duasında bulunmasını, hayır zannettiği şeyi de bazen aslında şer olmasına rağmen dua etmesini konu edinir. İnsan aceleci bir tabiata sahip olduğu için aklına gelen her şeye hemen yönelir, sonucunu düşünmez. Bazı görüşlere göre burada kastedilen Hz. Âdem'dir; diğer bir görüşe göre ise kâfirin alay ederek azabın çabuklaştırılmasını istemesi kastedilmektedir.

وكان الإنسان عجولا يسارع إلى كل ما يخطر بباله لا ينظر عاقبته.
Taberî9-10. yy✓ Alıntı doğrulandı

Taberî, insanın 'aceleci' oluşuyla ilgili ayeti iki farklı görüşle açıklar: Mücahid ve diğerlerine göre bu, insanın kendi kötülüğüne dua ederken, hoşlanmadığı bir şeyin kabul edilmesinden çekinmemesi, yani şerde acele etmesidir. Diğer bir görüşe göre ise bu, Âdem'in ruh henüz tüm bedenine yayılmadan ayağa kalkmaya çalışmasındaki aceleciliğine işaret eder ve evlatları da bu aceleciliği ondan miras almıştır.

ذلك دعاء الإنسان بالشر على ولده وعلى امرأته، فيعجل: فيدعو عليه، ولا يحب أن يصيبه

Karşılaştırma

Ortak noktalar

Tüm müfessirler ayeti insanın 'acelecilik' tabiatı üzerinden okur ve iki temel yorum etrafında birleşirler: (1) insanın öfke/sıkıntı anında kendisine, ailesine veya malına karşı bilmeden şer dua etmesi, (2) Hz. Âdem'in ruhun bedenine tam yerleşmesinden önce ayağa kalkmaya çalışmasındaki acelecilik. Rivayet malzemesi olarak İbn Abbas ve Selman el-Farisî nakilleri ile Nadr b. Hâris kıssası ortak kaynak olarak kullanılır.

Farklar

Zemahşerî ve Beydâvî dil/belağat analizini ön planda tutarak kelâmi bir soruna (teklif-i mâ lâ yutâk) da değinirken, İbn Kesîr ağırlıklı olarak rivayet zincirine dayanır ve Âdem'in yaratılış sürecini ayrıntılı anlatır. Taberî ve Kurtubî çoklu görüşleri sırayla nakledip tercih belirtmekten çekinirken, Râzî iki görüşün de aynı sonuca (insan cinsinin genel aceleci tabiatı) çıktığını göstererek sentezleyici bir yaklaşım sunar. Kâfirin alaycı azap talebi yorumu ise özellikle Zemahşerî ve Beydâvî'de vurgulanır.

Dönemsel bağlam

Erken dönem müfessiri Taberî çoğunlukla rivayetleri yan yana sıralamakla yetinirken, sonraki dönem müfessirleri (Zemahşerî, Râzî, Beydâvî) dil ve kelâm analizini daha sistemli hale getirmiş, rivayetleri yorumla harmanlamışlardır. Kurtubî ve İbn Kesîr ise rivayet ağırlıklı klasik yöntemi sürdürerek hadis nakillerine geniş yer vermiştir; temel yorumlar dönem boyunca büyük ölçüde sabit kalmış, esas farklılık yöntemsel vurgudadır.

Günümüz bağlantısı

Bu karşılaştırmalı okuma, insanın öfke veya sıkıntı anında acele karar vermesinin, kendisine ve yakınlarına zarar verebileceğine dair bir hatırlatma olarak düşünülebilir. Sabır ve düşünüp taşınma, hem aile içi ilişkilerde hem de toplumsal meselelerde daha sağlıklı sonuçlara ulaşmanın bir yolu olarak görülebilir. Bu bakış, ilim ile birlikte gelen sorumluluğun da acelecilik yerine tefekkürü teşvik ettiği şeklinde yorumlanabilir.

Yapay zekâ analizi — fetva veya hüküm değildir, henüz uzman incelemesinden geçmemiştir