فَلَا تَضْرِبُوا۟ لِلَّهِ ٱلْأَمْثَالَ إِنَّ ٱللَّهَ يَعْلَمُ وَأَنتُمْ لَا تَعْلَمُونَ

“Artık Allah'a ortaklar koşmayın. Çünkü Allah, (eşi bulunmadığını) bilir, siz bilmezsiniz.” — Elmalılı Hamdi Yazır

Tefsirler

Yapay zekâ tarafından üretildi
Taberî9-10. yy✓ Alıntı doğrulandı

Taberî'ye göre bu ayet, Allah'a benzer ve ortak koşulmasını yasaklamaktadır; ona hiçbir şey benzemez ve şeriki yoktur. Bu görüş, müşriklerin putları Allah'a eş tutmalarına ve O'na misaller vermelerine karşı bir uyarı olarak açıklanır. Ayrıca ayette Allah'ın, insanların bilmediği doğru ile yanlışı bildiği belirtilir.

فلا تمثلوا لله الأمثال، ولا تشبهوا له الأشباه، فإنه لا مثل له ولا شبه
Zemahşerî12. yy✓ Alıntı doğrulandı

Bu müfessire göre metin, Allah'a şirk koşmayı ve O'nu başka şeylere benzetmeyi bir temsil (misal verme) olarak nitelendirir. Mesel getiren kişi, bir durumu başka bir durumla, bir olayı başka bir olayla benzeterek anlatır; burada da Allah'a ortak koşulan şeyler O'na benzetilmiş olur.

تمثيل للإشراك بالله والتشبيه به ، لأن من يضرب الأمثال مشبه حالا بحال وقصة بقصة
Fahreddin er-Râzî12-13. yy✓ Alıntı doğrulandı

Bu müfessire göre 'Allah'a benzer/misal koşmayın' ifadesi üç şekilde anlaşılabilir: müfessirlerin çoğuna göre Allah'ı yarattıklarına benzetmemek anlamındadır; Zeccâc'a göre Allah'a misal koşmayın, O tektir ve benzeri yoktur demektir; Râzî'nin kendi görüşüne göre ise bu ifade, putperestlerin 'yıldızlar ve putlar büyük ilahın hizmetkarlarıdır, biz onlara tapıp asıl ilaha ulaşırız' şeklindeki kıyaslarını reddetmeye yöneliktir. Ayet, insanların örfte küçüklerin büyüklere hizmet ettiği kıyasını Allah'a uygulamalarını yasaklamaktadır. Ardından Allah'ın bu putlara tapmanın cezasını bildiği ama insanların bilmediği, ya da nas geldiğinde kıyasın terk edilmesi gerektiği vurgulanır.

وأولئك الأكابر يخدمون الملك فكذا ههنا فعند هذا هذا قال الله تعالى لهم اتركوا عبادة هذا الأصنام والكواكب ولا تضربوا الله الأمثال التي ذكرتموها وكونوا مخلصين في عبادة الإله الحكيم القدير
Kurtubî13. yy✓ Alıntı doğrulandı

Bu metinde Kurtubî, ayetin insanlara Allah için cansız varlıklardan misal getirmemelerini emrettiğini, çünkü Allah'ın bir ve kadir olup hiçbir benzerinin bulunmadığını belirtir. Bu konunun Nahl suresi 75. ayette daha önce ele alındığına da işaret eder.

أي لا تشبهوا به هذه الجمادات لأنه واحد قادر لا مثل له وقد تقدم النحل : ( 75 ) ضرب الله مثلا
İbn Kesîr14. yy✓ Alıntı doğrulandı

İbn Kesîr'e göre bu ifade, Allah'a ortaklar, benzerler ve denkler edinilmemesi gerektiğini bildirmektedir. Allah kendisinden başka ilah olmadığına bizzat şahitlik etmekte ve bilmektedir; buna karşın insanlar cahillikleri sebebiyle O'na başkasını ortak koşmaktadır.

أي لا تجعلوا له أندادا وأشباها وأمثالا أي أنه يعلم ويشهد أنه لا إله إلا هو وأنتم بجهلكم تشركون به غيره
Beydâvî13. yy✓ Alıntı doğrulandı

Beydâvî, Allah'a benzetme (temsil) yapmayı yasaklayan ifadenin, ortak koşulan şeyle Allah arasında kıyas yapmanın bozukluğunu bilmemekten kaynaklandığını belirtir. Ardından Allah'ın kendisi için verdiği örneği açıklar: hiçbir şeye gücü yetmeyen köle ile kendisine güzel bir rızık verilip onu gizli-açık dağıtan hür kişi arasında eşitlik olmadığı gibi, en âciz mahluk olan putlarla mutlak kudret sahibi zengin Allah arasında da eşitlik olamaz. Bu temsil aynı zamanda yardımsız bırakılan kâfir ile başarıya ulaştırılmış mü'min arasındaki farkı da simgeler.

ضرب الله مثلا عبدا مملوكا لا يقدر على شيء ومن رزقناه منا رزقا حسنا فهو ينفق منه سرا وجهرا هل يستوون مثل ما يشرك به بالمملوك العاجز عن التصرف رأسا ومثل نفسه بالحر المالك الذي رزقه الله مالا كثيرا فهو يتصرف فيه وينفق منه كيف يشاء

Karşılaştırma

Ortak noktalar

Tüm müfessirler ayetin, Allah'a ortak, benzer veya misal koşulmasını yasakladığı konusunda birleşir; Allah'ın tek olup hiçbir benzeri bulunmadığı ve müşriklerin putlarla yaptığı kıyasın geçersizliği ortak temadır. Ayrıca insanların bu konuda cahil kaldığı, Allah'ın ise gerçeği bildiği vurgusu da paylaşılır.

Farklar

Taberî rivayet ve dilbilimsel nahiv tartışmalarına (şey'in nasb sebebi) odaklanırken, Zemahşerî meseleyi belağat açısından 'temsil/misal getirme' sanatı üzerinden ele alır. Râzî üç farklı yorumu (çoğunluk, Zeccâc, kendi görüşü) sunarak putperestlerin 'küçük-büyük hizmet' kıyasını reddetmeye vurgu yapar ve fıkhi bir ilkeye (nas karşısında kıyasın terki) atıfta bulunur. Kurtubî ve İbn Kesîr daha sade bağlamsal okumalarla yetinirken, Beydâvî ayetin devamındaki köle-hür kişi örneğini detaylandırarak kıyas mantığını somutlaştırır.

Dönemsel bağlam

Erken dönem müfessir Taberî'de rivayet ve dil analizi ağırlıktayken, sonraki dönemlerde (Zemahşerî, Râzî, Beydâvî) belağat ve mantıksal/kıyasi çözümlemeler öne çıkmıştır. Kurtubî ve İbn Kesîr gibi daha sonraki müfessirler ise özet ve bağlamsal bir okumayla önceki birikimi sadeleştirerek aktarmıştır; temel mesaj (Allah'a benzer koşulamaz) tüm dönemlerde sabit kalmıştır.

Günümüz bağlantısı

Bu karşılaştırmalı okuma, ilim ile iman arasında bir çatışma olmadığını, aksine doğru akıl yürütmenin (kıyasın sınırlarını bilmenin) imanı derinleştirdiğini hatırlatabilir. Günümüzde de bir konuyu anlamaya çalışırken aceleci benzetmelerden kaçınıp, hem araştırmacı hem mütevazı bir tutum benimsemek, hem bilimsel hem manevi alanda faydalı bir denge sunabilir. Bu, toplumsal hoşgörü ve farklı görüşler arasında sağlıklı diyalog kurma çabasına da örnek teşkil edebilir.

Yapay zekâ analizi — fetva veya hüküm değildir, henüz uzman incelemesinden geçmemiştir