تَٱللَّهِ لَقَدْ أَرْسَلْنَآ إِلَىٰٓ أُمَمٍ مِّن قَبْلِكَ فَزَيَّنَ لَهُمُ ٱلشَّيْطَٰنُ أَعْمَٰلَهُمْ فَهُوَ وَلِيُّهُمُ ٱلْيَوْمَ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

“Allah'a yemin olsun ki, biz senden önce bir çok ümmetlere peygamberler gönderdik. Ne var ki şeytan, onlara amellerini bezeyip süslü gösterdi. Bugün de o şeytan, kâfirlerin dostudur. Onlar için acı bir azab vardır.” — Elmalılı Hamdi Yazır

Tefsirler

Yapay zekâ tarafından üretildi
Taberî9-10. yy✓ Alıntı doğrulandı

Taberî'ye göre bu ayette Allah, Hz. Muhammed'e yemin ederek ondan önceki peygamberlerin de kendi ümmetlerine tevhide, ihlasla ibadete ve ortak koşmaktan sakınmaya çağrı için gönderildiğini bildirmektedir. Şeytan bu ümmetlere içinde bulundukları küfür ve putperestliği güzel göstermiş, onlar da peygamberlerini yalanlamış ve getirdiklerini reddetmişlerdir. Sonuçta şeytan dünyada onların 'yardımcısı' olmuştur, fakat bu ne kötü bir yardımcıdır.

فحسن لهم الشيطان ما كانوا عليه من الكفر بالله وعبادة الأوثان مقيمين، حتى كذبوا رسلهم، وردوا عليهم ما جاءوهم به من عند ربهم
Zemahşerî12. yy✓ Alıntı doğrulandı

Zemahşerî, '(bugün) onların velisidir' ifadesindeki 'gün' kelimesini iki farklı şekilde yorumluyor: birincisi bunun geçmişteki dünya hayatını anlatan bir hikaye olduğu, şeytanın onlara amellerini süslediği zamanı ifade ettiği; ikincisi ise bunun gelecekteki azap halini, yani ateşte azap gördükleri anı anlattığı ve şeytanın o gün onların 'yardımcısı' (alaycı bir ifadeyle) olduğu, ondan başka yardımcılarının olmadığıdır. Ayrıca zamirin Kureyş müşriklerine dönebileceğini, onlardan öncekilerin şeytan tarafından süslenen amellerinin bunlara da şamil olduğunu, ya da 'emsalleri' takdiriyle bir hazf bulunduğunu belirtir.

حكاية الحال الماضية التي كان يزين لهم الشيطان أعمالهم فيها . أو فهو وليهم في الدنيا فجعل اليوم عبارة عن زمان الدنيا . ومعنى { وليهم } قرينهم وبئس القرين .
Fahreddin er-Râzî12-13. yy✓ Alıntı doğrulandı

Bu müfessire göre ayet, Hz. Peygamber'i kavminin cehaletinden doğan üzüntüye karşı teselli etmektedir. Ayrıca Mu'tezile'nin bu ayeti Cebriyye'ye karşı beş yönden delil olarak kullandığı, tezyinin şeytana nispet edilmesinin fiillerin Allah tarafından yaratıldığı görüşünü çürüttüğünü ileri sürdükleri aktarılır. Buna karşılık Râzî, vesveseyi süsleyen şeytansa onu şeytanın gözünde kim süslediği sorusuyla teselsül gerekeceğini, dolayısı ile nihayetinde bunun Allah'a dayanacağını savunarak Mu'tezile'nin istidlaline cevap verir.

وجوابه : إن كان مزين القبائح في أعين الكفار هو الشيطان ، فمزين تلك الوساوس في عين الشيطان إن كان شيطانا آخر لزم التسلسل . وإن كان هو الله تعالى فهو المطلوب
Kurtubî13. yy✓ Alıntı doğrulandı

Kurtubî'ye göre bu ifade, önceki peygamberlerin de kavimleri tarafından yalanlandığını ve kâfirlerin kendi zanlarınca dünyada onlara galip geldiklerini belirterek Hz. Peygamber'e (sav) teselli sunmaktadır. Yani geçmiş ümmetlerin peygamberlerini inkar etmesi, Hz. Peygamber'in de benzer bir muhalefetle karşılaşmasının yeni veya istisnai olmadığını göstermektedir.

هذا تسلية للنبي صلى الله عليه وسلم بأن من تقدمه من الأنبياء قد كفر بهم قومهم أي ناصرهم في الدنيا على زعمهم
İbn Kesîr14. yy✓ Alıntı doğrulandı

İbn Kesîr'e göre bu ayet, sapkınların şeytanın himayesi altında oldukları, ondan kurtuluş bulamayacakları ve elem verici bir azaba uğrayacaklarını bildirir. Ardından Allah'ın Kitab'ı, insanların ihtilaf ettikleri hususları açıklığa kavuşturmak üzere Peygamber'e indirdiği belirtilir; Kur'an, insanların tartıştığı her konuda hakem ve ayırıcı bir ölçüttür. 'Hüdâ' kalpler için hidayet, 'rahmet' ise ona sarılanlar için bir rahmet olarak açıklanır.

فالقرآن فاصل بين الناس في كل ما يتنازعون فيه ( وهدى ) أي للقلوب ( ورحمة ) أي لمن تمسك به
Beydâvî13. yy✓ Alıntı doğrulandı

Beydâvî'ye göre şeytan, önceki ümmetlerin kötü işlerini kendilerine güzel gösterdi, onlar da bu çirkin işlerde direndiler ve peygamberleri inkâr ettiler. 'Fehuve veliyyühümü'l-yevm' ifadesindeki 'gün' kelimesi dünya hayatını, şeytanın onları saptırdığı zamanı veya kıyamet gününü ifade edebilir; ayrıca zamir Kureyş'e de gönderilebilir, yani şeytan önceki kâfirlerin amellerini süslediği gibi bugünkülerin de dostu/velisidir. 'Velî' kelimesi 'yakın dost' veya 'yardımcı' anlamına gelebilir, bu durumda ayet onlar için hiçbir yardımcı bulunmadığını en beliğ şekilde ifade eder.

فهو وليهم اليوم أي في الدنيا، وعبر باليوم عن زمانها أو فهو وليهم حين كان يزين لهم، أو يوم القيامة على أنه حكاية حال ماضية أو آتية

Karşılaştırma

Ortak noktalar

Tüm müfessirler ayeti önceki peygamberlerin de kavimleri tarafından yalanlandığı, şeytanın küfür ve kötü işleri onlara güzel gösterdiği ve bu yüzden şeytanın onların 'velisi/yardımcısı' olduğu şeklinde okurlar. Bu durumun Hz. Peygamber'e dolaylı bir teselli taşıdığı fikri de (Taberî, Kurtubî, Râzî'de açıkça) ortak bir zemin oluşturur.

Farklar

Taberî ve Kurtubî ayeti daha çok bağlamsal ve tarihsel bir teselli çerçevesinde ele alırken, Zemahşerî ve Beydâvî dilbilimsel/belâgat odaklı bir yaklaşımla 'gün' kelimesinin dünya hayatı mı yoksa kıyamet günü mü olduğunu, zamirin Kureyş'e mi yoksa önceki ümmetlere mi işaret ettiğini tartışırlar. Râzî ise ayeti kelami bir zemine taşıyarak Mu'tezile-Cebriyye tartışmasında şeytanın fiilleri süslemesi meselesini teselsül argümanıyla ele alır; bu, ekol farkının (Eş'arî kelamı) doğrudan yansımasıdır. İbn Kesîr ise ayetin devamındaki 'hüdâ' ve 'rahmet' kavramlarına odaklanarak Kur'an'ın hakemlik işlevini vurgular, bu da rivayet tefsiri temelli farklı bir vurgudur.

Dönemsel bağlam

Erken dönem (Taberî) ayeti daha çok rivayet ve bağlam üzerinden sade bir şekilde açıklarken, ortaçağ müfessirleri (Zemahşerî, Râzî, Beydâvî) dil ve kelam ilminin gelişmesiyle birlikte ayete çok katmanlı, ihtimalli yorumlar getirmiştir. Kurtubî ve İbn Kesîr gibi daha sonraki müfessirler ise hem bağlamsal hem rivayet ağırlıklı bir sentezle önceki birikimi teyit eder; temel mesaj (şeytanın kötü işleri süslemesi, peygamberlerin yalanlanması) dönemler boyunca sabit kalmış, sadece açıklama yöntemi ve derinliği değişmiştir.

Günümüz bağlantısı

Bu ayet, zorluklar ve haksız eleştiriler karşısında sabır ve metanetin, geçmişte de benzer sınavların yaşandığını bilmenin insana bir iç huzuru verebileceğini hatırlatır. Ayrıca kötülüğün süslenip cazip gösterilmesine karşı ilim ve bilinçli bir duruşun, ihlasla yapılan işlerin kişiyi yanıltıcı güzelliklerden koruyabileceği düşünülebilir. Bu çerçevede toplumsal hayatta doğru bilgiye ve vicdanlı bir muhakemeye dayanan bir tutum, günümüzde de yapıcı bir referans noktası olabilir.

Yapay zekâ analizi — fetva veya hüküm değildir, henüz uzman incelemesinden geçmemiştir