Fahreddin er-Râzî12-13. yy✓ Alıntı doğrulandı
Bu müfessire göre metin, meleklerin/misafirlerin Lut kavmi tarafından kötü niyetle karşılanmasının aslında Lut'a yönelik bir hakaret ve rezil etme anlamı taşıdığını, çünkü misafire ikramın vacip olduğunu, dolayısıyla onlara kötülük kastetmenin Lut'u küçük düşürmek olacağını açıklar. Ayrıca 'fedaha' fiilinin sözlük anlamı üzerinden, kişinin ayıp getirecek bir durumunu ortaya çıkarmak anlamına geldiği belirtilir.
يقال فضحه يفضحه فضحا وفضيحة إذا أظهر من أمره ما يلزمه به العار ، والمعنى أن الضيف يجب إكرامه فإذا قصدتموهم بالسوء كان ذلك إهانة بي
Kurtubî13. yy✓ Alıntı doğrulandı
Bu müfessire göre ayette geçen ifade, konuşan kişinin misafirlerini kastettiğini, yani 'ey misafirlerim' anlamına geldiğini ve muhatapların bu sözle mahcup edilip utandırıldığını belirtmektedir.
أي أضيافي أي تخجلون
İbn Kesîr14. yy✓ Alıntı doğrulandı
İbn Kesîr, Lût'un (as) misafirlere 'onları tanımıyorum' türünden sözlerinin, onların Allah'ın elçileri olduğunu bilmeden önce söylendiğini belirtir; bu durum Hûd suresindeki anlatımla aynıdır. Buradaki anlatımda ise önce onların Allah'ın elçileri olduğu zikredilmiş, sonra kavminin gelişi ve onlarla tartışması atıf yoluyla anlatılmıştır. Bu tertip farkı, vâv harfinin tertip (sıralama) gerektirmemesinden kaynaklanır, özellikle aksini gösteren bir delil bulunduğunda.
وهذا إنما قاله لهم قبل أن يعلم أنهم رسل الله كما قال في سورة هود وأما ها هنا فتقدم ذكر أنهم رسل الله وعطف بذكر مجيء قومه ومحاجته لهم ولكن الواو لا تقتضي الترتيب ولا سيما إذا دل دليل على خلافه
Beydâvî13. yy✓ Alıntı doğrulandı
Beydâvî'ye göre Lût, konuklarına yapılacak kötülüğün kendisine yapılmış sayılacağını belirterek onları rezil etmemelerini istemiştir; misafirine kötülük eden kimse aslında ev sahibine kötülük etmiş olur. Ayrıca 'ولا تخزون' ifadesi iki farklı anlama açık okunmuştur: ya 'beni onlar sebebiyle küçük düşürmeyin' (hevân) ya da 'beni onlar hakkında mahcup etmeyin' (hayâ/hacâlet).
فإن من أسيء إلى ضيفه فقد أسيء إليه. واتقوا الله في ركوب الفاحشة. ولا تخزون ولا تذلوني بسببهم من الخزي وهو الهوان، أو لا تخجلوني فيهم من الخزاية وهو الحياء.
Karşılaştırma
Ortak noktalar
Tüm müfessirler ayetin merkezinde 'fedaha/tuhzûn' fiilinin misafire kötülük yoluyla ev sahibini (Lut'u) küçük düşürme, mahcup etme anlamı taşıdığında birleşiyor; dil tahlili ve misafirperverlik örfü üzerinden okuma yapılıyor.
Farklar
Râzî kelimenin lügavi kökenine ve misafire ikram örfüne odaklanır; Kurtubî ifadenin muhataplarını (misafirler) netleştirmeye çalışır; Beydâvî fiilin iki farklı anlam ihtimalini (hevân/hacâlet) ayrıntılandırır; İbn Kesîr ise dil analizinden ziyade ayetler arası tertip/sıralama meselesine (Hûd suresiyle mukayese) ve vâv harfinin anlamına eğilir, böylece meseleyi anlatım tekniği açısından ele alır.
Dönemsel bağlam
Erken dönem müfessiri Râzî'den itibaren dil ve belağat merkezli okuma sabit kalmış, sonraki müfessirler (Kurtubî, İbn Kesîr, Beydâvî) bu temel yaklaşımı korurken kendi vurgularını (ayetler arası mukayese, gramer detayları, anlam ihtimalleri) eklemişlerdir; köklü bir yöntem değişikliği görülmez, daha çok tamamlayıcı incelikler eklenmiştir.
Günümüz bağlantısı
Bu okuma, misafirperverliğin ve başkasına gösterilen saygının aslında kişinin kendi onuruyla ve ailesinin/topluluğunun itibarıyla bağlantılı olduğunu hatırlatır. Günümüzde de bir kimseye veya misafire yapılan kötülüğün, o kişiyi barındıran veya sorumluluğunu üstlenen kimseye de dokunduğu düşünülebilir; bu da toplumsal dayanışma ve hoşgörü bağlamında yapıcı bir tutum için ilham verebilir.
Yapay zekâ analizi — fetva veya hüküm değildir, henüz uzman incelemesinden geçmemiştir