كُلَّمَآ أَرَادُوٓا۟ أَن يَخْرُجُوا۟ مِنْهَا مِنْ غَمٍّ أُعِيدُوا۟ فِيهَا وَذُوقُوا۟ عَذَابَ ٱلْحَرِيقِ

“Whenever, in their anguish, they would go forth from thence they are driven back therein and (it is said unto them): Taste the doom of burning.” — M. M. Pickthall

Tafsirs

AI-generated
Fahreddin er-Râzî12-13. c.✓ Citation verified

Bu metne göre ayette geçen 'her ne zaman ondan çıkmak isterlerse' ifadesi, azaptan kurtulma çabalarının boşa çıkacağını, çıkmayı denedikçe tekrar geri döndürüleceklerini anlatır. Bu çıkış anı, Hasan (el-Basrî)'den nakledilen rivayete göre ateşin alevinin onları yukarı fırlatması, en üst noktaya ulaştıklarında ise kesici aletlerle vurulup yetmiş yıl boyunca aşağı düşürülmeleriyle açıklanır.

ومعنى الخروج ما يروى عن الحسن أن النار تضربهم بلهبها فترفعهم حتى إذا كانوا في أعلاها ضربوا بالمقاطع فهووا فيها سبعين خريفا وقيل لهم ذوقوا عذاب الحريق
Kurtubî13. c.✓ Citation verified

Bu metin, ateş ehlinin cehennemde her ne zaman ıstırap ve sıkıntıları şiddetlenip oradan çıkmaya kalkışsalar, zebani meleklerin onları demir topuzlarla (mekamı') vurarak geri çevireceklerini anlatır. Rivayete göre ateş kaynayıp coştuğunda içindekileri kapılarına doğru fırlatır, onlar da çıkmak isterler fakat bekçi melekler kendilerini yeniden ateşe iterler.

قال أبو ظبيان : ذكر لنا أنهم يحاولون الخروج من النار حين تجيش بهم وتفور فتلقي من فيها إلى أعلى أبوابها فيريدون الخروج فتعيدهم الخزان إليها بالمقامع
İbn Kesîr14. c.✓ Citation verified

İbn Kesîr'e göre bu ayet, cehennem ehlinin içinde bulundukları şiddetli azaptan çıkmak isteyeceklerini fakat buna hiçbir yollarının olmadığını anlatır. Alev onları yukarı kaldırdıkça zebaniler demir topuzlarla vurup onları tekrar aşağıya döndürmektedir. Ayrıca Selman'dan cehennem ateşinin siyah ve karanlık olup alevinin ve korunun ışık vermediği, Zeyd b. Eslem'den ehl-i cehennemin nefes alamadığı, Fudayl b. Iyaz'dan da ellerin bağlı ayakların ise zincirli olduğu, sadece alevin onları yukarı kaldırdığı ve topuzların geri ittiği rivayet edilmiştir.

قال الفضيل بن عياض والله ما طمعوا في الخروج إن الأرجل لمقيدة وإن الأيدي لموثقة ولكن يرفعهم لهبها وتردهم مقامعها
Beydâvî13. c.✓ Citation verified

Beydâvî'ye göre 'mekamiʿ' cehennem ehline vurulan demirden kamçılardır ve şiddetle geri püskürtmek için kullanılır. Ateşten çıkmak isteyenler, ateşin alevinin onları yukarı fırlatıp sonra kamçılarla vurularak tekrar içine düşürülmesiyle geri çevrilir. 'Zûkū' ifadesi ise onlara 'tadın' denildiği anlamına gelir.

ولهم مقامع من حديد سياط منه يجلدون بها جمع مقمعة وحقيقتها ما يقمع به أي يكف بعنف
Taberî9-10. c.✓ Citation verified

Taberî'ye göre bu ayet, cehennem ateşinin verdiği gam ve sıkıntıdan dolayı kâfirlerin oradan her çıkmak istediklerinde geri döndürüldüklerini anlatmaktadır. Cehennem kaynayıp içindekileri kapılarının üstüne fırlattığında çıkmak isterler, ancak zebaniler onları demir topuzlarla vurarak tekrar içine geri çevirirler.

فتعيدهم الخزان فيها بالمقامع

Comparison

Common ground

Tüm müfessirler ayeti aynı çerçevede yorumluyor: cehennem ehli azabın şiddetinden dolayı çıkmaya çalışır, ateşin alevi onları yukarı fırlatır, fakat zebaniler demir topuzlarla (mekamı') vurarak onları geri iterler. Taberî, Kurtubî, İbn Kesîr ve Râzî büyük ölçüde rivayet temelli aynı sahneyi tasvir eder.

Differences

Fark daha çok yöntemde ve ayrıntı zenginliğinde görülür: Taberî ve Kurtubî rivayet zincirini nakletmekle sınırlı kalırken, İbn Kesîr ek rivayetlerle (Selman, Zeyd b. Eslem, Fudayl b. Iyaz) sahneyi genişletir; Râzî ise Hasan el-Basrî'den özel bir detay olarak yetmiş yıllık düşüş süresini aktarır. Beydâvî diğerlerinden ayrılarak dil ve belağat tahliline (mekamı' ve zûkū kelimelerinin lügavi anlamı) rivayetle birlikte yer verir, bu da onun tefsir yöntemindeki dilbilimsel yönü yansıtır.

Historical context

Erken dönem müfessiri Taberî'nin sade rivayet nakli, sonraki müfessirlerde (Kurtubî, İbn Kesîr) rivayet çeşitliliğinin artmasıyla zenginleşmiş; Râzî ve Beydâvî gibi daha sonraki, akli/dilbilimsel yönü de güçlü müfessirlerde ise rivayete ek olarak dil tahlili ve teolojik izah görülmektedir. Temel anlatı sabit kalmış, ancak zamanla ayrıntı ve yöntem çeşitliliği artmıştır.

Modern connection

Bu ayet, insanın yaptığı seçimlerin sonuçlarından kaçmanın mümkün olmadığını, samimi bir çaba ve doğru yönelim olmadan geçici kurtuluş arayışlarının bir çözüm sunmayacağını hatırlatır. Günümüzde bu, kişinin hem bireysel ahlakında hem toplumsal ilişkilerinde köklü ve ihlaslı bir değişim çabası göstermesi gerektiği; yüzeysel çözümlerin kalıcı bir iyileşme sağlamadığı şeklinde bir ders olarak düşünülebilir. Sabır ve ihlasla yürütülen çaba, bu tür döngüsel sıkıntılardan çıkışın temel şartı olarak yorumlanabilir.

AI analysis — not a fatwa or ruling, not yet reviewed by a scholar