وَأَعِدُّوا۟ لَهُم مَّا ٱسْتَطَعْتُم مِّن قُوَّةٍ وَمِن رِّبَاطِ ٱلْخَيْلِ تُرْهِبُونَ بِهِۦ عَدُوَّ ٱللَّهِ وَعَدُوَّكُمْ وَءَاخَرِينَ مِن دُونِهِمْ لَا تَعْلَمُونَهُمُ ٱللَّهُ يَعْلَمُهُمْ وَمَا تُنفِقُوا۟ مِن شَىْءٍ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ يُوَفَّ إِلَيْكُمْ وَأَنتُمْ لَا تُظْلَمُونَ

“Make ready for them all thou canst of (armed) force and of horses tethered, that thereby ye may dismay the enemy of Allah and your enemy, and others beside them whom ye know not. Allah knoweth them. Whatsoever ye spend in the way of Allah it will be repaid to you in full, and ye will not be wronged.” — M. M. Pickthall

Tafsirs

AI-generated
Taberî9-10. c.✓ Citation verified

Taberî'ye göre ayetteki 'kuvvet' hazırlığı, düşmana karşı savaşta güç verecek her türlü silah, at ve savaş aletlerini kapsayan genel bir ifadedir; belirli bir anlamla sınırlandırılamaz. Ayrıca 'sizin bilmediğiniz düşmanlar' ifadesindeki kişilerin kimliği hakkında müfessirler arasında ihtilaf vardır: Kureyza oğulları, Fars halkı, münafıklar veya cinler olduğu görüşleri nakledilmiştir; Taberî bunlardan hiçbirine tahsis edilmeyip genel bir okumayı tercih eder.

قال أبو جعفر: والصواب من القول في ذلك أن يقال: إن الله أمر المؤمنين بإعداد الجهاد وآلة الحرب وما يتقوون به على جهاد عدوه وعدوهم من المشركين من السلاح والرمي وغير ذلك ورباط الخيل. ولا وجه لأن يقال: عنى بالقوة معنى دون معنى من معاني القوة، وقد عم الله
Fahreddin er-Râzî12-13. c.✓ Citation verified

Râzî bu ayetteki 'ribat' kavramını öncelikle cihad için hazır bekleme olarak açıklar, ancak bazı rivayetlere göre bunun namazlar arasında bekleme anlamına da geldiğini nakleder. Ayrıca hazırlanan silah ve savaş aletlerinin çokluğunun sadece bilinen düşmanları değil, münafıkları ve hatta cin taifesinden düşmanları da korkutacağına dair farklı görüşleri sıralar. Kelimenin kök anlamı olan 'bağlamak/sabretmek' üzerinden ribatın hem cihad hem namazda sebat anlamına gelebileceğini belirtir.

وأصل الرباط من الربط وهو الشد ، يقال : لكل من صبر على أمر ربط قلبه عليه
Kurtubî13. c.✓ Citation verified

Kurtubî bu ayette Allah'ın müminlere düşmanlara karşı güç hazırlamalarını emrettiğini, bunun takva emrinden sonra geldiğini belirtir. Allah dileseydi düşmanları sözle veya bir avuç toprakla yenilgiye uğratabilirdi, ancak kulları birbiriyle sınamak istemiştir. Kuvvet kelimesi İbn Abbas'a göre silah ve yaylar demektir, Hz. Peygamber'in hadisiyle de bunun asıl anlamının 'remy' (atıcılık/ok atma) olduğu vurgulanır. Ayrıca at bağlama (ribat), atların cinsiyeti, atıcılığın fazileti ve gazveye hazırlıkla ilgili çeşitli hadisler ve dilbilimsel açıklamalar nakledilir.

قال بن عباس : القوة ها هنا السلاح والقسي وفي صحيح مسلم عن عقبة بن عامر قال : سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم وهو على المنبر يقول : ( وأعدوا لهم ما استطعتم من قوة ألا إن القوة الرمي ألا إن القوة الرمي ألا إن القوة الرمي
İbn Kesîr14. c.✓ Citation verified

İbn Kesîr, 'el-müsevveme' kelimesini İbn Abbas ve diğer selef alimlerinden gelen rivayetlere dayanarak 'salıverilmiş/otlatılan' at anlamında açıklar; Mekhûl'den ise 'alnı ve ayakları beyaz olan' anlamı nakledilir. Ayrıca 'kâfirlerden' ibaresinin kimlere işaret ettiği hususunda Mücahid'in Kurayza oğulları, Süddî'nin Farslılar, bazılarının cinler dediğini, Mukatil b. Hayyan ve Abdurrahman b. Zeyd'in ise münafıklar dediğini nakleder ve bu son görüşü infak ayetiyle bağlantısı sebebiyle en uygun görüş olarak belirtir.

وقال مقاتل بن حيان وعبد الرحمن بن زيد بن أسلم هم المنافقون وهذا أشبه الأقوال ويشهد له قول تعالى
Beydâvî13. c.✓ Citation verified

Beydâvî'ye göre 60. ayette müminlere savaşa karşı güç ve at hazırlamaları emredilmiştir; 'kuvvet' kelimesi bir rivayete göre özellikle atıcılığı işaret eder, 'ribâtu'l-hayl' ise Allah yolunda bağlanıp beslenen atlar anlamındadır. 'Onlardan başka bilmediğiniz düşmanlar' ifadesiyle kimlerin kastedildiği konusunda Yahudiler, münafıklar veya Persler gibi farklı görüşler nakledilir. 61. ayetteki 'sulha yanaşırlarsa sen de yanaş' emri barışa veya teslimiyete meyletmeyi ifade eder ve bu ayetin ehl-i kitapla ilgili olup kılıç ayetiyle neshedildiği veya genel bir hüküm olduğu şeklinde iki görüş aktarılır.

وعن عقبة بن عامر سمعته عليه الصلاة والسلام يقول على المنبر «ألا إن القوة الرمي قالها ثلاثا» ولعله عليه الصلاة والسلام خصه بالذكر لأنه أقواه.
Zemahşerî12. c.✓ Citation verified

Zemahşerî'ye göre bu metin parçası birkaç farklı konuyu ele almaktadır: at ile kuvvet bulma tahsisi bağlamında kimlerin kastedildiği (Mekke halkı, Yahudiler, münafıklar, Fars halkı veya cin kâfirleri gibi görüşler), ıslahla ilgili istitaat kaydının farklı gramatik izahları, ve iki kadının koyunlarını sulamaktan neden geri tuttuğuna dair çeşitli açıklamalar (suya güçlülerin hâkim olması, kalabalığa girmekten çekinme, sürülerin karışmasını istememe veya bakışlardan gizlenme).

وقيل : لئلا تختلط أغنامهما بأغنامهم

Comparison

Common ground

Müfessirlerin ortak vurgusu, 'kuvvet' kelimesinin geniş kapsamlı olup silah, at, atıcılık gibi her türlü savaş hazırlığını içerdiği; ayrıca 'bilmediğiniz düşmanlar' ifadesinin kimliği konusunda ortak bir rivayet havuzundan (Kureyza oğulları, Farslılar, münafıklar, cinler) beslendikleri görülür. Hemen hemen tümü Hz. Peygamber'in 'kuvvet oktur/remydir' hadisine ve İbn Abbas'ın açıklamalarına atıfta bulunur.

Differences

Taberî bu ihtilaflı görüşlerden hiçbirini tercih etmeyip genel bir okuma sunarken, İbn Kesîr münafık yorumunu infak ayetiyle bağlantısı sebebiyle tercih eder; Zemahşerî ve Beydâvî ise tercih belirtmeden çoklu görüşleri sıralamakla yetinir. Râzî ve Kurtubî, dilbilimsel kök analizine (ribat, remy) daha çok ağırlık vererek hem cihad hem namazda sebat gibi ek anlam katmanları getirir. Beydâvî ayrıca 61. ayetteki 'sulh' emrinin nesih meselesiyle ilişkisini tartışarak fıkhi bir boyut ekler; bu farklar büyük ölçüde dönemin tefsir yöntemi (rivayet ağırlıklı, dilbilim ağırlıklı veya fıkhi-hukuki yaklaşım) ile ilgilidir.

Historical context

Taberî'den (erken dönem, rivayet toplayıcı) Beydâvî ve Zemahşerî'ye (daha sonraki dönem, dilbilim ve belağat ağırlıklı) kadar temel rivayetler sabit kalmış, ancak yorumlama yöntemi zamanla dilbilimsel ve fıkhi çıkarımlara doğru genişlemiştir; 'düşman kimliği' konusundaki çoğulcu-ihtiyatlı tutum ise büyük ölçüde tüm dönemlerde korunmuştur.

Modern connection

Bu karşılaştırmalı okuma, hazırlıklı ve donanımlı olmanın yalnız fiziksel güçle sınırlı olmayıp ilim, teknoloji ve toplumsal dayanışmayı da kapsayabileceğine dair bir düşünceye zemin sunar. Ayrıca görünmeyen tehlikelere karşı temkinli ve bilinçli olma çağrısı, günümüzde eğitim ve bilinçlenme yoluyla toplumsal güçlenmeye işaret şeklinde ihtiyatla anlaşılabilir. Farklı müfessirlerin çoğulcu yaklaşımı, meselelere tek bir kesin yorumla değil, sabır ve derinlemesine düşünmeyle yaklaşmanın önemini hatırlatır.

AI analysis — not a fatwa or ruling, not yet reviewed by a scholar