وَإِمَّا تَخَافَنَّ مِن قَوْمٍ خِيَانَةً فَٱنۢبِذْ إِلَيْهِمْ عَلَىٰ سَوَآءٍ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ ٱلْخَآئِنِينَ
“And if thou fearest treachery from any folk, then throw back to them (their treaty) fairly. Lo! Allah loveth not the treacherous.” — M. M. Pickthall
Taberî9-10. c.✓ Citation verified
Taberî'ye göre bu ayet, kendisiyle antlaşması olan bir düşmanın antlaşmayı bozacağından korkulduğunda, onlarla savaşmadan önce antlaşmanın bozulduğunu açıkça bildirmeyi emretmektedir; böylece iki taraf da savaş halinde olduklarını eşit biçimde bilir ve gafil avlanma söz konusu olmaz. Bu hüküm, Kurayza oğullarının Hz. Peygamber ile yaptıkları barış antlaşmasını bozup müşriklerle ittifak etmeleri olayına bağlanmıştır ve aynı durumun tekrarında Müslüman imamların uygulaması gereken genel bir kural olarak sunulmuştur.
يقول: فناجزهم بالحرب، وأعلمهم قبل حربك إياهم أنك قد فسخت العهد بينك وبينهم بما كان منهم من ظهور آثار الغدر والخيانة منهم، حتى تصير أنت وهم على سواء في العلم بأنك لهم محارب
Zemahşerî12. c.✓ Citation verified
Zemahşerî'ye göre ayet, antlaşmalı bir topluluktan hıyanet emareleri sezildiğinde onlara antlaşmanın bozulduğunu açık ve net bir şekilde bildirmeyi, gizli bir şekilde savaşa girişmemeyi emretmektedir. Antlaşmanın feshini onlar hâlâ ahdin sürdüğünü zannederken saklamak, kendisi bir tür hainlik sayılır; bu nedenle 'nebz' (fesih ilanı) herkese eşit ve açık şekilde duyurulmalıdır. Ayrıca 'sevâ' kelimesinin, ahdin bozulduğunu bilme veya düşmanlıkta eşitlik anlamına gelebileceği de belirtilmiştir.
وذلك أن تظهر لهم نبذ العهد وتخبرهم إخبارا مكشوفا بينا أنك قطعت ما بينك وبينهم ، ولا تناجزهم الحرب وهم على توهم بقاء العهد فيكون ذلك خيانة منك فلا يكن منك إخفاء نكث العهد والخداع
Fahreddin er-Râzî12-13. c.✓ Citation verified
Bu müfessire göre ayet, antlaşma bozma emareleri kesin olarak ortaya çıkmayıp yalnızca zan seviyesinde kaldığında, Peygamber'in karşı tarafa açıkça ve dürüstçe antlaşmayı bozduğunu bildirmesini emretmektedir; ani baskın yaparak hile yoluyla vurmayı yasaklamaktadır. Ancak antlaşmanın bozulduğu kesin olarak ortaya çıkmışsa (Kurayza ve Mekke ahalisi örneklerinde olduğu gibi), bu durumda ayrıca bildirimde bulunmaya ihtiyaç yoktur. Râzî bu iki durumu Kurayza ve Mekke fetih hadiseleriyle örneklendirerek ayetin hükmünü açıklamaktadır.
قال أهل العلم : آثار نقض العهد إذا ظهرت ، فإما أن تظهر ظهورا محتملا أو ظهورا مقطوعا به ، فإن كان الأول وجب الإعلام على ما هو مذكور في هذه الآية ، وذلك لأن قريظة عاهدوا النبي صلى الله عليه وسلم ثم أجابوا أبا سفيان ومن معه من المشركين إلى مظاهرتهم على رسول الله فحصل لرسول الله خوف الغدر منهم به وبأصحابه فههنا يجب على الإمام أن ينبذ إليهم عهودهم على سواء ويؤذنهم بالحرب ، أما إذا ظهر نقض العهد ظهورا مقطوعا به فههنا لا حاجة إلى نبذ العهد
Kurtubî13. c.✓ Citation verified
Kurtubî'ye göre bir toplumla yapılan antlaşmada onlardan hıyanet emâresi/korkusu görüldüğünde, onlarla savaşmadan önce antlaşmanın bozulduğunu açıkça kendilerine bildirmek gerekir; böylece taraflar hıyanetin gerçekleştiği bilgisinde eşit (sevâ') olur ve gizlice, haber vermeden baskın yapılmaz. Nebe'nin Mekke fethinde Mekkelilere ayrıca haber vermeden hareket etmesi, onların hıyanetinin zaten aşikâr ve yakîn derecesinde bilinir olmasıyla açıklanır; zira zan derecesindeki korkuda haber vermek şart iken, kesin bilgi hâlinde buna ihtiyaç kalmaz.
إذا ظهرت آثار الخيانة وثبتت دلائلها وجب نبذ العهد لئلا يوقع التمادي عليه في الهلكة وجاز إسقاط اليقين هنا ضرورة وأما إذا علم اليقين فيستغنى عن نبذ العهد إليهم
İbn Kesîr14. c.✓ Citation verified
İbn Kesîr'e göre bir kavimle antlaşma bozulacaksa bu gizlice değil, karşı tarafa açıkça bildirilerek yapılmalıdır; öyle ki her iki taraf da artık aralarında antlaşma kalmadığını ve birbirlerine karşı savaş hâlinde olduklarını eşit şekilde bilsin. Bunu desteklemek için Muâviye'nin Rumlarla olan kıssasını ve Selman el-Fârisî'nin bir kaleye çağrı yaparken kullandığı 'nâbeznâküm alâ sevâin' ifadesini nakleder.
أي عهدهم على سواء أي أعلمهم بأنك قد نقضت عهدهم حتى يبقى علمك وعلمهم بأنك حرب لهم وهم حرب لك وأنه لاعهد بينك وبينهم على السواء أي تستوي أنت وهم في ذلك
Beydâvî13. c.✓ Citation verified
Beydâvî'ye göre savaşta düşmana galip gelinirse, onlara öyle bir darbe vurulmalı ki arkalarındaki (henüz savaşa girmemiş) diğer kâfirler bunu görüp ibret alsınlar ve dağılsınlar. Ayrıca antlaşmalı bir kavmin ihanet edeceğine dair belirtiler görülürse, onlarla adil ve dengeli bir şekilde antlaşmayı bozmaları kendilerine bildirilmeli, ani baskınla savaşa girişilmemelidir; çünkü bu durum bizzat ihanet sayılır.
فانبذ إليهم فاطرح إليهم عهدهم
Comparison
Common ground
Tüm müfessirler ayeti, antlaşmalı bir toplulukta hıyanet emaresi/korkusu belirdiğinde, ani baskınla savaşa girişmeden önce antlaşmanın bozulduğunun açıkça ve karşılıklı bilinecek şekilde bildirilmesi gerektiği yönünde okur; gizli/hileli şekilde vurmanın kendisinin bir ihanet sayılacağı ve 'sevâ' kelimesinin bu bilgi eşitliğine işaret ettiği vurgusu ortaktır.
Differences
Taberî ve Kurtubî rivayet ile dil tahlilini birlikte kullanıp Kurayza ve Mekke fetih örneklerini genel bir kurala bağlarlar; Râzî zan-yakîn ayrımını daha sistemli işleyip kesin bilgi hâlinde bildirime ihtiyaç kalmadığını fıkhi biçimde temellendirir; Zemahşerî ve Beydâvî ağırlıklı olarak dil/belağat analizine yaslanır, Beydâvî ayrıca kıraat farkına da değinir; İbn Kesîr ise rivayetleri (Muâviye, Selman el-Fârisî kıssaları) merkeze alarak ifadenin pratikte nasıl uygulandığını gösterir.
Historical context
Erken dönem müfessiri Taberî'den itibaren rivayet ve siyer bağlamı temel referans olmuş; sonraki müfessirlerde (Zemahşerî, Râzî, Beydâvî) dil/belağat ve usûlî tahlil ağırlık kazanmış, Kurtubî ve İbn Kesîr'de ise rivayet zenginliği ile fıkhi çıkarım birlikte sürdürülmüştür. Temel hüküm (açık bildirim ilkesi) dönemler boyunca sabit kalmış, farklılık daha çok istidlal yöntemlerinde ve örneklerin işlenişinde görülmüştür.
Modern connection
Bu ayet, insanlar arası ilişkilerde açıklık, dürüstlük ve verilen sözlere bağlılığın önemine dair genel bir ahlaki ilke olarak düşünülebilir. Toplumsal ve ailevi ilişkilerde gizli hesaplar yerine şeffaf iletişim kurmak, güven ve dayanışmayı güçlendiren yapıcı bir tutum olarak değerlendirilebilir. Bu okuma, günlük hayatta karşılıklı anlaşmalara ve sözleşmelere sadakatin, toplumsal huzurun bir unsuru olduğunu hatırlatır.
AI analysis — not a fatwa or ruling, not yet reviewed by a scholar