قَالَ نَعَمْ وَإِنَّكُمْ لَمِنَ ٱلْمُقَرَّبِينَ

“He answered: Yes, and surely ye shall be of those brought near (to me).” — M. M. Pickthall

Tafsirs

AI-generated
Zemahşerî12. c.✓ Citation verified

Zemahşerî'ye göre 'وَإِنَّكُمْ لَمِنَ الْمُقَرَّبِينَ' ifadesi, mahzuf bir cümleye atfedilmiştir; bu cümle sihirbazların 'bize ücret var mı' sorusuna verilen olumlu cevabı ('evet, size ücret vardır') temsil eder. Firavun sadece ücreti değil, bununla birlikte yakınlık ve büyük mevki de vaat etmiştir, çünkü mükafata nail olan kişi ancak izzet ve yücelikle birlikte bundan tatmin olur.

هو معطوف على محذوف سد مسده حرف الأيجاب ، كأنه قال إيجابا لقولهم : إن لنا لأجرا : نعم إن لكم لأجرا ، وإنكم لمن المقربين
Fahreddin er-Râzî12-13. c.✓ Citation verified

Râzî'ye göre bu ayette Firavun'un sihirbazlara verdiği söz, sadece ücret değil aynı zamanda kendisine yakınlık makamı da içermektedir; bu ilave, mükafatın büyüklüğünü tazim ile birleştirmesi bakımından anlamlıdır. Ayrıca bu ayet, insanların Firavun'un aciz ve zelil bir kul olduğunu bildiklerini, çünkü Musa'ya karşı sihirbazlardan yardım istemeye ihtiyaç duyduğunu; sihirbazların da gerçek anlamda cisimleri değiştirme gücüne sahip olmadıklarını, aksi halde ücret talep etmeyip toprağı altına çevirip Firavun'un mülkünü kendilerine geçirebileceklerini göstermektedir.

الآية تدل على أن كل الخلق كانوا عالمين بأن فرعون كان عبدا ذليلا مهينا عاجزا ، وإلا لما احتاج إلى الاستعانة بالسحرة في دفع موسى عليه السلام
İbn Kesîr14. c.✓ Citation verified

Verilen ham metin, ayete ait bir tefsir açıklaması içermemektedir; sadece 'الآيات' ifadesiyle bir başlık/işaret notu yer almaktadır. Bu nedenle İbn Kesîr'in bu ayet hakkındaki görüşü metinden tespit edilememektedir.

< الآيات
Beydâvî13. c.✓ Citation verified

Beydâvî'ye göre bu ayette sihirbazlar, firavuna gelerek galip gelmeleri durumunda ücret talep etmişlerdir. 'قالوا' cümlesi, 'geldiklerinde ne söylediler?' şeklinde varsayılan bir soruya cevap niteliğinde müstenef (başlı başına yeni bir cümle) olarak gelmiştir. Nekre olarak gelen 'أجرا' kelimesi tazim (büyütme, önemseme) ifade eder. Firavun'un cevabı olan 'وإنكم لمن المقربين' ifadesi ise sadece 'evet' cevabına ek olarak, onları teşvik etmek amacıyla söylenmiştir.

استأنف به كأنه جواب سائل قال: ما قالوا إذ جاءوا؟ وقرأ ابن كثير ونافع وحفص عن عاصم إن لنا لأجرا على الإخبار وإيجاب الأجر كأنهم قالوا لا بد لنا من أجر، والتنكير للتعظيم
Taberî9-10. c.✓ Citation verified

Bu pasaj, Taberî'nin ayetle ilgili görüşünü aktarmadan önce verdiği rivayet zincirlerinden (isnad) ibarettir; metinde henüz ayete dair bir tefsir görüşü veya açıklama yer almamaktadır, sadece haber nakil silsilesi zikredilmiştir.

حدثني موسى بن هارون، قال: ثنا عمرو، قال: ثنا أسباط، عن السدي

Comparison

Common ground

Zemahşerî, Râzî ve Beydâvî, 'وَإِنَّكُمْ لَمِنَ الْمُقَرَّبِينَ' ifadesinin sihirbazların ücret talebine verilen 'evet' cevabına ek bir vaat olduğunda; Firavun'un sadece maddi ücret değil, yakınlık ve mevki de vaat ettiğinde birleşirler. Her üçü de bu tahlili dil ve belağat (hazf, atıf, istînâf, nekrenin tazim ifadesi) üzerinden yapmıştır.

Differences

Zemahşerî ve Beydâvî daha çok dilbilimsel/i'rab tahliline odaklanırken, Râzî bu dil analizinin yanına bağlamsal bir mantıksal çıkarım ekler: Firavun'un aciz bir kul olduğunu ve sihirbazların gerçek anlamda güç sahibi olmadığını ayetin ima ettiğini savunur. İbn Kesîr ve Taberî'nin bu ayete dair görüşleri elimizdeki metinde yer almamaktadır; Taberî sadece rivayet zincirini nakletmiş, İbn Kesîr'den ise başlık dışında bir açıklama aktarılmamıştır.

Historical context

Taberî'nin rivayet ağırlıklı yöntemi ile başlayan tefsir geleneği, sonraki dönemlerde Zemahşerî ve Beydâvî'de dil/belağat tahliline, Râzî'de ise buna ek olarak mantıksal-teolojik çıkarımlara evrilmiştir; bu, rivayet eksenli yaklaşımdan dilbilimsel ve akli tahlile doğru bir yöntem çeşitlenmesini gösterir, tek bir görüşün üstünlüğünü göstermez.

Modern connection

Bu ayet, gücün ve makamın vaadiyle yapılan tekliflerin insanı nasıl yönlendirebileceği üzerine düşünmeye vesile olabilir; kişinin ilim ve yeteneğini hangi amaçla ve kime hizmet için kullandığı, ahlaki bir öz-sorgulama konusu olarak görülebilir. Ayrıca ilim sahiplerinin gerçek gücün ve yeteneğin sınırlarını bilerek hareket etmesi, ihlas ve mütevazılık açısından günümüz için de düşündürücü bir örnek sunar.

AI analysis — not a fatwa or ruling, not yet reviewed by a scholar