قَالَ إِن كُنتَ جِئْتَ بِـَٔايَةٍ فَأْتِ بِهَآ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ

“(Pharaoh) said: If thou comest with a token, then produce it, if thou art of those who speak the truth.” — M. M. Pickthall

Tafsirs

AI-generated
Taberî9-10. c.✓ Citation verified

Bu metin parçası, tefsirin bir bölümünün sonunu ve ayet numaralandırma başlığını içermekte olup, 'hüccet ve söylediğinin doğruluğuna şahitlik eden bir alamet' ifadesiyle önceki ayetteki bir talebin (mucize/delil isteğinin) karşılığına işaret etmektedir. Metin çok kısa ve kesik olduğundan Taberî'nin bu ayete dair asıl açıklaması eksik kalmıştır.

بحجة وعلامة شاهدة على صدق ما تقول
Zemahşerî12. c.✓ Citation verified

Bu metne göre Zemahşerî, ayetteki ifadeyi 'eğer seni gönderenin katından bir ayetle geldiysen, onu bana getir ve huzurumda hazır et ki iddian doğrulansın ve doğruluğun sabit olsun' şeklinde açıklamaktadır. Yani muhatabın talebi, gönderilen elçinin doğruluğunu ispatlayacak somut bir delilin (mucizenin) getirilmesi talebidir.

معناه إن كنت جئت من عند من أرسلك بآية فأتني بها وأحضرها عندي لتصح دعواك ويثبت صدقك
Fahreddin er-Râzî12-13. c.✓ Citation verified

Bu müfessire göre ayette geçen ifade, Firavun'un Musa'ya verdiği bir cevap niteliğindedir; Firavun ondan iddiasının doğruluğunu ispatlaması için kendisini gönderdiğine dair bir mucize/alamet getirmesini talep etmektedir. Bu talebe göre, eğer Musa gerçekten bir gönderenden geliyorsa, bunu kanıtlayacak bir işareti hazır bulundurması gerekmektedir.

إن كنت جئت من عند من أرسلك بآية فاتني بها وأحضرها عندي ، ليصح دعواك ويثبت صدقك
İbn Kesîr14. c.✓ Citation verified

Bu metne göre Firavun, Musa'ya söylediklerinde onu tasdik etmeyeceğini ve istediğini de vermeyeceğini bildirmiştir. Firavun, eğer gerçekten bir delili varsa bunu ortaya koymasını, iddiasında doğru ise bunu kendilerine göstermesini istemiştir.

قال فرعون لست بمصدقك فيما قلت ولابمعطيك فيما طلبت فان كانت معك حجة فأظهرها لنراها إن كنت صادقا فيما ادعيت
Beydâvî13. c.✓ Citation verified

Beydâvî'ye göre bu ayetler Firavun'un Musa'dan mucizesini göstermesini istemesi üzerine gerçekleşen iki mucizeyi anlatır: asasının açıkça bir yılana (sürüngen/ejderha) dönüşmesi ve elini koynundan çıkardığında olağanüstü bir beyazlıkla parlamasıdır. Asanın yılana dönüşmesi konusunda, onun çok büyük bir yılan olduğu ve Firavun ile halkını dehşete düşürdüğü, hatta bazılarının bu kargaşada öldüğü rivayet edilir. Elin beyazlığı ise Musa'nın normalde koyu tenli olmasına rağmen elinin çıkarıldığında güneş ışığını bastıracak kadar nurlu bir beyazlığa büründüğü şeklinde açıklanır.

روي: أنه لما ألقاها صارت ثعبانا أشعر فاغرا فاه بين لحييه ثمانون ذراعا، وضع لحيه الأسفل على الأرض والأعلى على سور القصر.

Comparison

Common ground

Taberî, Zemahşerî, Râzî ve İbn Kesîr ayetin Firavun'un Musa'dan iddiasını doğrulayacak somut bir mucize/alamet getirmesini talep ettiği noktasında birleşirler; bu talebin bir meydan okuma ve ispat isteği olduğu ortak vurgudur.

Differences

Taberî'nin açıklaması metnin eksik kalması nedeniyle sınırlı bir dilsel işarettir; Zemahşerî ayetin ifadesini belağat ve soru-cevap üslubu üzerinden çözümler; Râzî ve İbn Kesîr bağlamsal okumayla Firavun'un tavrını ve niyetini (tasdik etmeme, iddiayı reddetme) öne çıkarır; Beydâvî ise bir adım ileri giderek mucizelerin (asa ve el) somut tasvirine, rivayet malzemesine ve dil tahliline birlikte yer vererek olayın fiziksel gerçekleşişini detaylandırır.

Historical context

Erken dönem müfessiri Taberî'de sade, kısa dilsel açıklama görülürken, sonraki dönemlerde Zemahşerî ile belağat odaklı incelik kazanmış, Râzî ve İbn Kesîr'de bağlamsal-tarihî yorum genişlemiş, geç dönem müfessiri Beydâvî'de ise dilsel analiz ile rivayet malzemesi birleştirilerek daha bütüncül ve tasvirî bir anlatıma ulaşılmıştır; temel mesaj (mucize talebi) sabit kalmış, açıklamanın kapsamı ve yöntemi zamanla zenginleşmiştir.

Modern connection

Bu ayet, iddia ile ispat arasındaki ilişkiyi, sözün eyleme ve somut delile dayanmasının önemini hatırlatır; günümüzde de ilim ile iman arasında tutarlılık arayışı, sabırla ve dürüstlükle hakikati ortaya koyma çabası bu kıssadan ilham alınabilecek bir tutumdur. Ayrıca zorluklar karşısında metanetli ve ihlaslı bir duruş sergilemek, toplumsal güvenin inşasında hâlâ değerli bir örnek sunar.

AI analysis — not a fatwa or ruling, not yet reviewed by a scholar