وَيُعَلِّمُهُ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْحِكْمَةَ وَٱلتَّوْرَىٰةَ وَٱلْإِنجِيلَ

“And He will teach him the Scripture and wisdom, and the Torah and the Gospel,” — M. M. Pickthall

Tafsirs

AI-generated
Taberî9-10. c.✓ Citation verified

Taberî bu ayette 've nu'allimuhu' / 've yu'allimuhu' ifadesindeki kıraat farklılığını aktarır; Hicaz, Medine ve bazı Kûfe kurralarının 'ويعلمه' şeklinde ye harfiyle okuduğunu, bunun öncesindeki habere atfen olduğunu belirtir. Ayrıca 'Kitap ve Hikmet' öğretiminden kastın Tevrat ve Hikmet (sünnet) olduğu, bunun Hz. İsa'ya Musa zamanından beri süregelen bir bilgi olarak verildiği nakledilir.

اختلفت القراء في قراءة ذلك، فقرأته عامة قراء الحجاز والمدينة وبعض قراء الكوفيين: {ويعلمه} بالياء ردا على قوله: فألحقوا الخبر في قوله: {ويعلمه} بنظير الخبر في قوله
Fahreddin er-Râzî12-13. c.✓ Citation verified

Bu metinde Râzî, âyetteki 've yu'allimuhû'l-kitâb' ifadesindeki fiilin okunuşuna dair kıraat farklılığını ele almaktadır. Nâfi' ve Âsım'ın 'ويعلمه' şeklinde 'ye' harfiyle okuduğunu, diğer kurrânın ise 'nûn' ile okuduğunu belirtmiştir. 'Nûn' ile okuyanlara göre âyetin takdiri, Meryem'in 'Rabbim, bana nasıl bir çocuk olur?' sorusuna Allah'ın cevap vermesi şeklinde olup bu, ancak büyük peygamberlerin muttali olabileceği sırlara işarettir.

قرأ نافع ، وعاصم { ويعلمه } بالياء والباقون بالنون ، أما الياء فعطف على قوله ومن قرأ بالنون قال تقدير الآية أنها : قالت رب أنى يكون لي ولد فقال لها الله إشارة إلى الأسرار التي لا يطلع عليها أحد إلا أكابر الأنبياء عليهم الصلاة والسلام
İbn Kesîr14. c.✓ Citation verified

İbn Kesîr'e göre bu ifade, Musa b. İmran el-Kelîm'e indirilmiş olan Tevrat'ı kastetmektedir. Ayrıca müfessir, Tevrat lafzının hadislerde bazen bundan daha genel bir anlamda kullanıldığına da işaret etmektedir.

وهي المنزلة على موسى بن عمران الكليم وقد يرد لفظ التوراة في الحديث ويراد به ماهو أعم من ذلك
Beydâvî13. c.✓ Citation verified

Beydâvî'ye göre 'öğretecek' ifadesi Meryem'in kalbini yatıştırmak ve kocasız doğum yapmaktan kaynaklanan kınanma korkusunu gidermek için gelen müstakil bir cümledir; ayrıca 'kitap' kelimesi yazı yazma becerisi veya indirilmiş kitapların cinsi olarak yorumlanmış, Tevrat ve İncil'in özellikle zikredilmesi bu ikisinin faziletine bağlanmıştır. İsa'nın mucizeleri (çamurdan kuş yaratması, alacalı ve abraş hastalığını iyileştirmesi, ölüleri diriltmesi) anlatılırken 'Allah'ın izniyle' ifadesinin tekrarı, bu fiillerin İsa'ya değil Allah'a ait olduğunu, ilahlık zannını def etmek için vurgulandığı belirtilmiştir.

كلام مبتدأ ذكر تطييبا لقلبها وإزاحة لما همها من خوف اللوم لما علمت أنها تلد من غير زوج، أو عطف على يبشرك، أو وجيها والكتاب الكتبة أو جنس الكتب المنزلة. وخص الكتابان لفضلهما.

Comparison

Common ground

Taberî, Râzî ve Beydâvî ortak biçimde 'öğretecek' fiilindeki (ye/nun) kıraat farklılığını dile getirir ve bunun anlam takdirini nasıl etkilediğini tartışır; İbn Kesîr ve Taberî ise öğretilen 'Kitap'ın Tevrat'a işaret ettiği yorumunu paylaşır.

Differences

Taberî nakil ve rivayet ağırlıklı bir yaklaşımla kıraat farklarını dilbilimsel temellendirmeye bağlarken, Râzî kıraat farkının anlam takdirine (Allah'ın Meryem'e cevabı, peygamberlik sırrı) nasıl yansıdığını akli/belâgi tahlille genişletir. İbn Kesîr rivayet ve hadis kullanımına odaklanıp Tevrat vurgusunu sürdürürken, Beydâvî cümlenin i'rab imkânlarını tartışıp 'kitap' kelimesine yazı yazma becerisi gibi ek bir anlam katmanı ekler ve mucizelerin Allah'a nispetini vurgulayarak teolojik bir kaygıyı öne çıkarır.

Historical context

Erken dönem müfessiri Taberî rivayet ve kıraat nakline dayalı sade bir yöntem izlerken, sonraki dönemlerde Râzî ve Beydâvî'de dil/belâgat ve kelâmî hassasiyetler (İsa'nın ilahlığı iddiasını reddetme) daha belirgin hale gelmiş; İbn Kesîr ise rivayet metodunu sürdürerek ara bir konum sergilemiştir. Temel kıraat bilgisi ve Tevrat yorumu zaman içinde büyük ölçüde sabit kalmıştır.

Modern connection

Bu karşılaştırmalı okuma, ilim ile vahiy bilgisinin bir arada anılmasının, bilgiye ve öğretime verilen değeri hatırlattığı şeklinde düşünülebilir. Farklı müfessirlerin aynı ifadeye dair çok yönlü okumaları, bir konuda tek bir kesin yoruma saplanmadan sabırla ve saygıyla farklı bakış açılarını değerlendirme tutumuna örnek olabilir. Ayrıca metinde mucizelerin Allah'a nispet edilmesi, kişisel başarıların bile daha büyük bir bütünlüğe bağlı olduğu bilinciyle ihlas ve tevazuyu düşündürebilir.

AI analysis — not a fatwa or ruling, not yet reviewed by a scholar