ٱللَّهُ يَحْكُمُ بَيْنَكُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ فِيمَا كُنتُمْ فِيهِ تَخْتَلِفُونَ
“Allah will judge between you on the Day of Resurrection concerning that wherein ye used to differ.” — M. M. Pickthall
Taberî9-10. c.✓ Citation verified
Taberî'ye göre bu ayette Allah, kıyamet gününde insanların din konusunda ihtilaf ettikleri hususlarda aralarında hükmedeceğini bildirmektedir; o gün müşrikler haklı olanla batıl üzere olanı ayırt edeceklerdir.
والله يقضي بينكم يوم القيامة فيما كنتم فيه من أمر دينكم تختلفون، فتعلمون حينئذ أيها المشركون المحق من المبطل
Fahreddin er-Râzî12-13. c.✓ Citation verified
Bu metin, ayetin bir kısmının değerlendirilmesinde, o vakit hakkın batıldan ayırt edilebileceğini ifade etmektedir; ancak metin oldukça kısa olup nihai bilginin Allah'a havale edildiği belirtilmektedir.
فتعرفون حينئذ الحق من الباطل والله أعلم
İbn Kesîr14. c.✓ Citation verified
Bu metin parçası son derece kısa olup, İbn Kesîr'in incelenen ayeti başka bir ayetle karşılaştırdığını, aralarında bir benzerlik kurduğunu göstermektedir. Ancak metin kesik olduğu için hangi ayetle karşılaştırma yapıldığı ve bu karşılaştırmanın içeriği net olarak anlaşılamamaktadır.
وهذه كقوله تعالى
Beydâvî13. c.✓ Citation verified
Bu müfessire göre, müşrikler hak açıkça ortaya çıkmış ve hüccet tamamlanmış olmasına rağmen tartışmaya devam ederlerse, Peygamber onlara Allah'ın yaptıkları batıl mücadeleyi ve diğer amellerini bildiğini söyleyecektir; bu ifade içinde bir lütuf barındıran bir tehdittir. Allah'ın kıyamet günü aralarında hükmetmesi, dünyada delil ve ayetlerle ayırdığı gibi, mümin ile kâfiri sevap ve ceza ile ayırması anlamına gelir.
وإن جادلوك وقد ظهر الحق ولزمت الحجة. فقل الله أعلم بما تعملون من المجادلة الباطلة وغيرها فيجازيكم عليها، وهو وعيد فيه رفق.
Comparison
Common ground
Müfessirler, ayetin kıyamet gününde Allah'ın hak ile batılı, mümin ile kâfiri birbirinden ayırt edeceği ve din konusundaki ihtilafın nihai hükme bağlanacağı fikrinde birleşmektedir. Taberî ve Beydâvî bu hükmün müşriklerle ilgili tartışma bağlamında geldiğini vurgular.
Differences
Taberî meseleyi dil ve siyak tercihiyle, ayetin en yakın öncesine bağlayarak yorumlarken; Beydâvî bunu belağat ve üslup tahlili ile genişletip ifadedeki 'lütuf içeren tehdit' inceliğine dikkat çeker. Râzî'nin görüşü kısa alıntı nedeniyle net değildir ama nihai bilginin Allah'a havale edildiğini vurgular; İbn Kesîr'in yaklaşımı ise ayetler arası karşılaştırma yöntemine işaret etse de içerik metinden tam anlaşılamamaktadır. Bu farklar, kısmen dönemsel yöntem farkından (Taberî'de rivayet/dil ağırlıklı, Beydâvî'de belağat ağırlıklı) kısmen de elimizdeki alıntıların kısalığından kaynaklanmaktadır.
Historical context
Taberî'den Beydâvî'ye uzanan süreçte temel mana -kıyamette hakkın ortaya çıkacağı- sabit kalmış, ancak yorum aracı dilden belağate doğru zenginleşmiştir. Bu, kesin bir görüş değişikliğinden çok, tefsir geleneğinin farklı katmanlarda aynı temayı derinleştirmesi olarak okunabilir.
Modern connection
Bu ayet, tartışmalı konularda sabırla hakkı ortaya koymanın, sonucu Allah'a havale etmenin bir erdem olduğunu hatırlatabilir. Günümüzde farklı görüşlerin bulunduğu ortamlarda, ihlasla ve doğruluktan taviz vermeden, husumetsiz bir tutum sergilemek bu ayetin ruhuyla uyumlu bir yaklaşım olarak düşünülebilir.
AI analysis — not a fatwa or ruling, not yet reviewed by a scholar