فَأَخْرَجَ لَهُمْ عِجْلًا جَسَدًا لَّهُۥ خُوَارٌ فَقَالُوا۟ هَٰذَآ إِلَٰهُكُمْ وَإِلَٰهُ مُوسَىٰ فَنَسِىَ

“Then he produced for them a calf, of saffron hue, which gave forth a lowing sound. And they cried: This is your god and the god of Moses, but he hath forgotten.” — M. M. Pickthall

Tafsirs

AI-generated
Taberî9-10. c.✓ Citation verified

Taberî, Sâmirî'nin buzağıyı çıkardığı ve ona ses (hûvâr) verdiği rivayetleri aktardıktan sonra, 'fenesiye' (unuttu) ifadesinin kimin sözü olduğu konusundaki ihtilafı nakleder. Bazıları bunun Allah'ın Sâmirî hakkındaki haberi olup Sâmirî'nin İslam üzere olduğu dini terk ettiğini ifade ettiğini söylemiş; bazıları ise bunun Sâmirî'nin Mûsâ'yı, Rabbini arayıp yolunu şaşırdığı şeklinde vasfeden sözü olduğunu söylemiştir. Taberî, müfessirlerin çoğunluğunun (icmâ-i hüccet) görüşüne dayanarak ikinci görüşü, yani bu ifadenin Sâmirî'nin Mûsâ hakkındaki sözü olduğunu ve buzağının Mûsâ'nın aradığı ilah olduğunu iddia ettiğini tercih eder.

قال أبو جعفر: والذي هو أولى بتأويل ذلك القول الذي ذكرناه عن هؤلاء، وهو أن ذلك خبر من الله عز ذكره عن السامري أنه وصف موسى بأنه نسي ربه، وأنه ربه الذي ذهب يريده هو العجل الذي أخرجه السامري، لإجماع الحجة من أهل التأويل عليه
Zemahşerî12. c.✓ Citation verified

Zemahşerî'ye göre Samirî, çukurdan aldığı ve ateşin eritip döktüğü ziynet eşyalarından, gerçek anlamda böğüren bir buzağı heykeli meydana getirmiştir. Bu cansız toprağa/madene canlılık kazandıran şey, Cebrail'in (rûhu'l-kudüs) atının toynağının değdiği toprağa Allah'ın özel bir kerâmet olarak tesir etmesidir; nitekim bu durum Hz. İsa'nın babasız yaratılışına benzetilir. Allah'ın buzağıyı fitne olacak şekilde ziynetten yaratmasının hikmeti ise, kullarını imtihan etmesidir; bu, iman edenleri sabit kılmak, zalimleri ise saptırmak içindir.

أما يصح أن يؤثر الله سبحانه روح القدس بهده الكرامة الخاصة كما آثره بغيرها من الكرامات . وهي أن يباشر فرسه بحافره تربة إذا لاقت تلك التربة جمادا أنشأه الله إن شاء عند مباشرته حيوانا
Fahreddin er-Râzî12-13. c.✓ Citation verified

Râzî, Sâmirî'nin yaptığı buzağı heykelinin gerçekten canlı olup olmadığı konusunda iki görüş nakleder. Birinci görüşe göre heykel canlanmamıştır, çünkü sapkın birinin elinde olağanüstü bir hâlin (mucizenin) zuhur etmesi caiz değildir; Sâmirî sadece içine rüzgar girip buzağı sesine benzer ses çıkaracak delikler açılmış bir heykel yapmıştır. İkinci görüşe göre ise heykel gerçekten canlanmış ve gerçek bir buzağı gibi böğürmüştür.

فالقول الأول : لا لأنه لا يجوز إظهار خرق العادة على يد الضال بل السامري صور صورة على شكل العجل وجعل فيها منافذ ومخارق بحيث تدخل فيها الرياح فيخرج صوت يشبه صوت العجل . والقول الثاني : أنه صار حيا وخار كما يخور العجل
İbn Kesîr14. c.✓ Citation verified

İbn Kesîr, Sâmirî'nin buzağı heykelini yaparken Hz. Harun ile aralarında geçen konuşmayı ve buzağının nasıl böğürebildiğini nakleder; Sâmirî'nin bunun için dua ettiğini ve insanların böğürdüğünde secde ettiklerini anlatır. Ayrıca 'fenesiye' (unuttu) ifadesinin, ya Sâmirî'nin İslam'dan (hak dinden) ayrılmasını ya da buzağının 'bu sizin ilahınızdır demeyi unutması/hatırlatmayı unutması'nı ifade ettiğine dair farklı rivayetleri sıralar.

فقال هارون اللهم أعطه ما سأل على ما في نفسه ومضى هارون وقال السامري اللهم إني أسألك أن يخور فخار فكان إذا خار سجدوا له وإذا خار رفعوا رؤوسهم
Beydâvî13. c.✓ Citation verified

Beydâvî'ye göre halk, Musa'nın verdiği süreyi kendi ihtiyarlarıyla değil, Samiri'nin kışkırtmasıyla bozduklarını söylemişlerdir; taşıdıkları 'vizr' (yük) Kıptîlerden ödünç alınan veya denizden çıkan ziynet eşyalarıdır ve bunları ateşe atmışlardır. Samiri bu eritilmiş ziynetlerden içi boş, ses çıkaran bir buzağı heykeli çıkarmış, bunu görenler 'bu sizin ve Musa'nın tanrısıdır' demişlerdir. 'Fenesiye' ifadesi ise iki şekilde yorumlanmış: ya Musa'nın buzağıyı unutup Tur'da aramaya gitmesi, ya da Samiri'nin daha önce gösterdiği imanı terk etmesi anlamındadır.

روي أنهم لما حسبوا أن العدة قد كملت قال لهم السامري: إنما أخلف موسى ميعادكم لما معكم من حلى القوم وهو حرام عليكم، فالرأي أن نحفر حفيرة ونسجر فيها نارا ونقذف كل ما معنا فيها ففعلوا.

Comparison

Common ground

Tüm müfessirler Sâmirî'nin ziynet eşyalarından ses çıkaran bir buzağı heykeli yaptığı ve 'fenesiye' (unuttu) ifadesinin yorumunda temel bir ihtilaf bulunduğu konusunda birleşir. İfade ya Sâmirî'nin dinden dönüşünü ya da Mûsâ hakkındaki yanıltıcı sözünü ifade eder şeklinde iki ana okuma tüm eserlerde tekrar eder.

Differences

Taberî rivayet çokluğuna ve müfessir icmaına dayanarak ikinci görüşü tercih ederken, Zemahşerî meseleyi akli-kelami bir çerçevede ele alıp Cebrail'in atının toynağı rivayetini mucize bağlamında açıklar. Râzî ise itikadi hassasiyetle, mucizenin sadece peygamberlere mahsus olması ilkesinden hareketle heykelin gerçekten canlanıp canlanmadığını sorgular ve iki görüşü temkinli biçimde yan yana koyar. İbn Kesîr rivayet nakli ağırlıklı ilerlerken, Beydâvî dil ve kıraat tahlillerine dayanarak daha filolojik bir yaklaşım sergiler.

Historical context

Taberî'nin erken dönem rivayet ağırlıklı yöntemi zamanla Zemahşerî ve Râzî'de kelami/akli sorgulamaya evrilmiş, İbn Kesîr yine rivayete dönmüş, Beydâvî ise dil tahliliyle sentezci bir çizgi izlemiştir; temel ihtilaf noktası sabit kalmış, sadece açıklama yöntemleri ve vurgular dönemin ilmi eğilimlerine göre çeşitlenmiştir.

Modern connection

Bu ayet, toplumların zor ve belirsiz zamanlarda kolay ve gösterişli çözümlere yönelme eğilimine karşı sabır ve ihlasın önemini hatırlatabilir. Ayrıca akıl ile nakil arasındaki dengeyi arama çabası, ilim ve iman ilişkisini sağlıklı kurmanın bir örneği olarak düşünülebilir. Farklı müfessirlerin aynı ayete getirdiği çok yönlü okuma, meseleleri tek bir bakış açısına indirgemeden anlama çabasının kıymetine işaret eder.

AI analysis — not a fatwa or ruling, not yet reviewed by a scholar