قَالَ كَذَٰلِكَ أَتَتْكَ ءَايَٰتُنَا فَنَسِيتَهَا وَكَذَٰلِكَ ٱلْيَوْمَ تُنسَىٰ

“He will say: So (it must be). Our revelations came unto thee but thou didst forget them. In like manner thou art forgotten this Day.” — M. M. Pickthall

Tafsirs

AI-generated
Kurtubî13. c.✓ Citation verified

Kurtubî'ye göre ayetteki 'ayetler' ifadesi Allah'ın birliğine ve kudretine delalet eden delilleri ifade eder. 'Unuttun' ifadesi ise gerçek anlamda unutmayı değil, bu delilleri terk edip üzerinde düşünmemeyi ve onlardan yüz çevirmeyi anlatır. Bunun karşılığı olarak kişi de cehennemde azap içinde terk edilir.

أي دلالاتنا على وحدانيتنا وقدرتنا ( فنسيتها ) أي تركتها ولم تنظر فيها وأعرضت عنها أي تترك في العذاب يريد جهنم
İbn Kesîr14. c.✓ Citation verified

İbn Kesîr'e göre bu ifade, kişinin dünyada Allah'ın ayetlerine karşı yüz çevirmesi, onlar kendisine ulaştıktan sonra sanki hiç hatırlamamış gibi davranıp onları unutmuş, terk etmiş ve ihmal etmiş olmasıyla ilgilidir. Buna karşılık kıyamet gününde o kişiye, onu unutan birine yapılan muamele ile karşılık verileceği belirtilmektedir.

لما أعرضت عن آيات الله وعاملتها معاملة من لم يذكرها بعد بلاغها إليك تناسيتها وأعرضت عنها وأغفلتها كذلك اليوم نعاملك معاملة من نسيك
Beydâvî13. c.✓ Citation verified

Beydâvî'ye göre kişinin dünyada Allah'ın apaçık ayetlerini görüp de onlardan yüz çevirmesi ve onları görmezden gelmesi, kıyamette 'unutulma' (terk edilme) ve körlük olarak karşılığını bulur; bu ceza aşırı gidip iman etmeyenlere verilen bir karşılıktır. Ahiret azabının dünya sıkıntısından ve bu kördüğümlükten daha şiddetli ve daha kalıcı olduğu belirtilir; bu azabın cehennem ateşi olduğu, kişi ateşe girince körlüğün belki de kalkacağı ve orada yaptıklarının karşılığını görmek üzere gözünün açılacağı ihtimali de zikredilir.

وكذلك نجزي من أسرف بالانهماك في الشهوات والإعراض عن الآيات. ولم يؤمن بآيات ربه بل كذب بها وخالفها.
Taberî9-10. c.✓ Citation verified

Taberî bu ayeti, Allah'ın kıyamet günü kişiye 'işte böyle sana geldi' diyeceği şeklinde açıklar. Buna göre kişi dünyada Allah'ın ayetlerini nasıl unutup terk etmiş ve onlardan yüz çevirmişse, bugün de aynı şekilde unutulup ateşte terk edilecektir. Müfessir bu manada müfessirlerin ihtilaf ettiğini belirtip, Ebu Salih ve Mücahid'den gelen rivayetlerin bu görüşü desteklediğini, Katade'den gelen 'hayırdan unutuldu, şerden unutulmadı' rivayetinin de anlam bakımından buna yakın olduğunu aktarır.

فكما نسيت آياتنا في الدنيا، فتركتها

Comparison

Common ground

Tüm müfessirler 'unutma' ifadesinin gerçek unutkanlık olmadığını, dünyada Allah'ın ayetlerinden bilerek yüz çevirme, onları terk etme ve önemsememe anlamına geldiğini kabul eder. Buna karşılık kıyamette kişiye de aynı tarzda 'unutulma/terk edilme' muamelesi yapılacağı ortak vurgudur; yani dünyadaki fiil ile ahiretteki karşılık arasında bir mukabele ilişkisi kurulur.

Differences

Kurtubî meseleyi daha çok dil ve belağat açısından kelime tahliliyle ele alır; İbn Kesîr bağlamsal mukabele ilişkisine odaklanır. Taberî ise rivayet temelli bir yöntem izleyerek Ebu Salih, Mücahid ve Katade'den nakiller aktarır ve müfessirler arası ihtilafı zikreder. Beydâvî ise dil tahlili yanında kıraat farklarına da yer verip azabın şiddeti ve körlüğün kalkma ihtimali gibi ek yorumsal boyutlar katar; bu farklar temelde yöntem (rivayet/dil-belağat/bağlamsal) çeşitliliğinden kaynaklanır.

Historical context

Taberî'nin erken dönem rivayet ağırlıklı yaklaşımından, Kurtubî ve Beydâvî gibi sonraki müfessirlerin dil-belağat ve yorumsal ihtimalleri daha sistemli işlediği bir çizgiye geçiş görülür; ancak ayetin temel anlamı -bilinçli yüz çevirmenin karşılığı- dönemler boyunca sabit kalmış, sadece izah yöntemleri çeşitlenmiştir.

Modern connection

Bu okuma, insanın çevresindeki delillere ve hakikate karşı bilinçli bir ilgisizlik göstermesinin, zamanla kendi manevi hayatında bir tür kopukluğa yol açabileceğini düşündürebilir. Günümüzde bu, ilim ile iman arasında kurulan uyumlu bir bakışın, sabırla ve içtenlikle sürdürülen bir dikkatin önemine işaret şeklinde anlaşılabilir. Toplumsal düzeyde de birbirimizin ve tabiatın işaretlerine duyarlı kalmanın, hem bireysel hem ortak sorumluluk bilincini beslediği söylenebilir.

AI analysis — not a fatwa or ruling, not yet reviewed by a scholar