إِنَّآ أَرْسَلْنَٰكَ بِٱلْحَقِّ بَشِيرًا وَنَذِيرًا وَلَا تُسْـَٔلُ عَنْ أَصْحَٰبِ ٱلْجَحِيمِ
“Lo! We have sent thee (O Muhammad) with the truth, a bringer of glad tidings and a warner. And thou wilt not be asked about the owners of hell-fire.” — M. M. Pickthall
Taberî9-10. c.✓ Citation verified
Taberî'ye göre Peygamber, hakla (İslam ve Allah'ın farz kıldığı din kuralları) müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderilmiştir; kendisine tabi olanları dünyada ve ahirette mükafatla müjdeler, karşı çıkanları da azapla uyarır. Ayrıca 'تسأل' kelimesinin okunuşunda kıraat farkları bulunduğunu belirtir; çoğu karinin ötreli okuyuşuna göre Peygamber kâfirlerin durumundan sorumlu tutulmamıştır, bazı Medine kıraatçilerinin cezimli okuyuşuna göre ise bu bir nehiy (sorma!) anlamı taşır.
ومعنى ذلك على قراءة هؤلاء: إنا أرسلناك بالحق بشيرا ونذيرا لتبلغ ما أرسلت به، لا لتسأل عن أصحاب الجحيم، فلا تسأل عن حالهم
Fahreddin er-Râzî12-13. c.✓ Citation verified
Bu müfessire göre "bi'l-hakk" ifadesi üç farklı şekilde açıklanabilir: irsal fiiline bağlı olarak 'seni hak ile gönderdik' anlamında, ya da beşîr ve nezîr kelimelerine bağlı olarak 'sen hak ile müjdeleyici ve uyarıcısın' anlamında, ya da hak kelimesinin din veya Kur'an olarak yorumlanması şeklinde. Ayrıca beşîr ve nezîr sıfatlarının Hz. Peygamber'in kendisine ait sıfatlar olmasının daha uygun (evlâ) olduğu belirtilir; buna göre Allah, kendisine tabi olup hidayet bulanlar için müjdeleyici, kendisini inkar edip sapanlar için ise uyarıcı olmak üzere Peygamberi hak ile gönderdiğini bildirmiştir.
والأولى أن يكون البشير والنذير صفة للرسول صلى الله عليه وسلم فكأنه تعالى قال : إنا أرسلناك يا محمد بالحق لتكون مبشرا لمن اتبعك واهتدى بدينك ومنذرا لمن كفر بك وضل عن دينك
Kurtubî13. c.✓ Citation verified
Kurtubî'ye göre 'beşîran' kelimesi hâl olarak mansubdur, 'nezîran' ise ona atfedilmiştir; anlamları önceden geçmiştir. Buna göre Allah, itaat ehlini cennetle müjdeleyen (beşîr), isyan ehlini de ateşle uyaran (nezîr) bir kitap indirmiştir ve bu ikisi ayetlerden gelen hallerdir, âmili ise 'fussilet' fiilidir. Bir başka görüşe göre bu iki kelime Kur'an için sıfattır: beşîr Allah'ın dostları için, nezîr ise düşmanları içindir. Ayrıca 'beşîr' ve 'nezîr' şeklinde okunuşu da nakledilmiş olup bu durumda Kitab'a sıfat veya mahzuf bir mübtedanın haberi olarak değerlendirilmiştir.
بشيرا نصب على الحال ونذيرا عطف عليه قد تقدم معناهما أي بشيرا بالجنة أهل طاعته ونذيرا بالنار أهل معصيته حالات من الآيات والعامل فيه فصلت وقيل : هما نعتان للقرآن بشيرا لأولياء الله نذيرا لأعدائه
İbn Kesîr14. c.✓ Citation verified
İbn Kesîr, ayetteki 'lâ tüs'elü' ifadesinin cehennem ehli hakkında sorulmayacağını, ehl-i kitabın veya kâfirlerin durumunun sorulmaması gerektiğini açıklar; bu bağlamda Hz. Peygamber'in ana-babasının akıbetini sorduğuna dair rivayet edilen zayıf hadisleri aktarıp değerlendirir. Ardından Hz. Peygamber'in Tevrat'taki vasıflarına dair Abdullah b. Amr'dan gelen meşhur rivayeti nakleder; burada Hz. Peygamber'in müminleri müjdeleyen, kâfirleri uyaran, kaba olmayan, çarşılarda bağırıp çağırmayan, kötülüğe kötülükle karşılık vermeyen bir peygamber olarak tasvir edildiği belirtilir.
وقد رد ابن جرير هذا القول المروي عن محمد بن كعب وغيره في ذلك لاستحالة الشك من الرسول صلى الله عليه وسلم في أمر أبويه واختار القراءة الأولى وهذا الذي سلكه ههنا فيه نظر لاحتمال أن هذا كان في حال استغفاره لأبويه قبل أن يعلم أمرهما فلما علم ذلك تبرأ منهما وأخبر عنهما أنهما من أهل النار كما ثبت هذا في الصحيح
Beydâvî13. c.✓ Citation verified
Beydâvî'ye göre 119. ayette Hz. Peygamber'in cehennem ehli hakkında sorgulanmaması, onların neden hâlâ iman etmediklerinden sorumlu tutulmaması anlamındadır; ayrıca Nâfi' ve Ya'kûb'un farklı kıraatiyle bu, Peygamber'e ebeveynlerinin durumunu sormaması yönünde bir nehiy veya kâfirlerin azabının dehşetinden dolayı anlatılamayacak/duyulamayacak olmasına işaret olarak da okunabilir. 120. ayette ise Yahudi ve Hristiyanların Peygamber'den razı olmayacaklarının belirtilmesi, onun İslam'a girmelerinden ümidini kestirmek amacıyla bir mübalağa ifadesidir; zira kendisinden razı olmaları için onun kendi dinlerine tabi olmasını şart koşuyorlarsa, onların İslam'a tabi olmaları hiç mümkün değildir.
مبالغة في إقناط الرسول صلى الله عليه وسلم من إسلامهم، فإنهم إذا لم يرضوا عنه حتى يتبع ملتهم، فكيف يتبعون ملته
Modern connection
Bu karşılaştırmalı okuma, bir mesajın hem müjde hem uyarı boyutunu birlikte taşımasının, insanları korkutmadan ama gerçeği de gizlemeden bilgilendirme konusunda dengeli bir tutum gerektirdiğini hatırlatabilir. Ayrıca farklı kıraat ve yorumların bir arada saygıyla nakledilmesi, günümüzde de farklı görüşlere hoşgörüyle yaklaşmanın ve ilim edinirken sabırlı, ihlaslı bir araştırma ruhu taşımanın önemine işaret edebilir.
AI analysis — not a fatwa or ruling, not yet reviewed by a scholar