وَأَوْفُوا۟ ٱلْكَيْلَ إِذَا كِلْتُمْ وَزِنُوا۟ بِٱلْقِسْطَاسِ ٱلْمُسْتَقِيمِ ذَٰلِكَ خَيْرٌ وَأَحْسَنُ تَأْوِيلًا
“Fill the measure when ye measure, and weigh with a right balance; that is meet, and better in the end.” — M. M. Pickthall
Fahreddin er-Râzî12-13. c.✓ Citation verified
Bu metinde Râzî, ölçü ve tartıda tam davranmayı emreden ayetin, önceki ayette geçen kile ilişkin hükmün tamamlayıcısı olduğunu belirtir; bu ayetin ölçüde (tartıda) eksiklik yapmanın şiddetli bir tehdit ile yasaklandığını ifade ettiğini aktarır. Ayrıca 'el-kıstâs' kelimesinin okunuş farklılıklarına (damme ve kesre ile) ve bunun mizan (terazi) anlamına geldiğine, bazılarının bunu 'kurustûn' olarak yorumladığına işaret eder.
فالآية المتقدمة في إتمام الكيل ، وهذه الآية في إتمام الوزن ، ونظيره قوله تعالى : والمقصود منه إتمام الكيل وذكر الوعيد الشديد في نقصانه في قوله : قرىء مضموما ومكسورا وهو الميزان ، وقيل القرسطون
Kurtubî13. c.✓ Citation verified
Kurtubî'ye göre ayetteki emir, ölçüyü tam ve doğru vermeyi ifade eder ve bu ayet ölçme işleminin satıcıya ait bir vecibe olduğunu gerektirir; bu husus daha önce Yusuf suresinde geçtiği için burada tekrarına gerek görülmemiştir. Kıstâs kelimesi Rum dilinde 'mizan/terazi' anlamına gelir; Mücahid ise bunu 'adalet' olarak açıklamış ve bunun da Rumca bir kelime olduğunu söylemiştir.
وتقتضي هذه الآية أن الكيل على البائع وقد مضى في سورة يوسف فلا معنى للإعادة والقسطاس [ بضم القاف وكسرها ] : الميزان بلغة الروم قاله بن عزيز وقال الزجاج : القسطاس : الميزان صغيرا كان أو كبيرا وقال مجاهد : القسطاس العدل وكان يقول : هي لغة رومية
İbn Kesîr14. c.✓ Citation verified
İbn Kesîr'e göre ayet, insanların haklarını eksiltmeden, hile yapmadan doğru ölçüyle tartılmasını emretmektedir. Kıstas kelimesi mizan (ölçü aleti) anlamına gelmekte olup, Mücahid ve Katade'den nakledilen görüşlere göre bu kelime Rumca'da 'adalet' anlamındaki bir kelimenin Arapçalaşmış (muarreb) hâlidir.
وقوله والقسطاس هو الميزان وقيل هو القبان قال بعضهم هو معرب من الرومية قال مجاهد القسطاس المستقيم هو العدل بالرومية وقال قتادة القسطاس العدل
Beydâvî13. c.✓ Citation verified
Beydâvî bu ayette 'kıstas-ı müstakim' ifadesini 'doğru/adil ölçü aleti' olarak açıklar; ölçüp tartarken eksik vermenin yasaklandığını, tam ve doğru ölçünün emredildiğini belirtir. Ayrıca 'kıstas' kelimesinin aslen Rumca olduğunu ancak Arapların onu kendi dil kurallarına (i'rab, marifelik-nekrelik vb.) uydurarak kullanmaları sebebiyle Arapçalaştığını, bunun Kur'an'ın Arapça oluşuna zarar vermediğini açıklar.
وهو رومي عرب ولا يقدح ذلك في عربية القرآن، لأن العجمي إذا استعملته العرب وأجرته مجرى كلامهم في الإعراب والتعريف والتنكير ونحوها صار عربيا
Taberî9-10. c.✓ Citation verified
Taberî'ye göre bu ayet, ölçüp tartarken doğru ve dengeli ölçü (kıstas) kullanılmasını emretmektedir; kıstas kelimesi 'kabban' (ölçü aleti), Rumca'da 'adalet' anlamına gelen bir kelime veya büyük-küçük her türlü mizan olarak yorumlanmıştır. İnsanlara hakkını vermek ve eksiltmeden ölçmek, onları aldatıp haksızlık etmekten daha hayırlıdır; çünkü Allah, önceki toplumların ölçü ve tartıda hile yaparak helak olduklarını bildirmiştir.
وقد اختلف أهل التأويل في معنى القسطاس، فقال بعضهم: هو القبان
Modern connection
Bu ayet, günlük hayatta alışverişte ve insan ilişkilerinde doğruluk, dürüstlük ve adaleti gözetmenin önemine dikkat çeker; bu da toplumsal dayanışma ve karşılıklı güvenin temelini oluşturur. Ölçüde tam davranmak, sadece ticari bir kural değil, kişinin ihlas ve vicdanla hareket etmesinin bir yansıması olarak da düşünülebilir. Ayrıca kelimenin farklı dillerden Arapçaya geçmiş olması, ilim ve dil çalışmalarında farklı kültürlerden öğrenmenin doğal bir süreç olduğuna dair ihtiyatlı bir hatırlatma sunar.
AI analysis — not a fatwa or ruling, not yet reviewed by a scholar