هُوَ ٱلَّذِىٓ أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً لَّكُم مِّنْهُ شَرَابٌ وَمِنْهُ شَجَرٌ فِيهِ تُسِيمُونَ

“He it is Who sendeth down water from the sky, whence ye have drink, and whence are trees on which ye send your beasts to pasture.” — M. M. Pickthall

Tafsirs

AI-generated
Taberî9-10. c.✓ Citation verified

Taberî, ayette geçen 'tesîmûn' kelimesinin 'raiyorsunuz/otlatıyorsunuz' anlamına geldiğini belirtir. Yağmurdan biten bitki ve ağaçlar sayesinde hayvanların otlatıldığını ifade eder. Ayrıca 'müsevveme' kelimesinin İbn Zeyd'in dediği gibi 'Allah yolunda hazırlanmış' anlamına değil, kendisinden önce zikredilen 'işaretlenmiş/alameti olan' anlamına gelmesinin daha doğru olduğunu belirtir.

يقال منه: أسام فلان إبله يسيمها إسامة إذا أرعاها، وسومها أيضا يسومها، وسامت هي: إذ رعت، فهي تسوم، وهي إبل سائمة، ومن ذلك قيل للمواشي المطلقة في الفلاة وغيرها للرعي، سائمة
Fahreddin er-Râzî12-13. c.✓ Citation verified

Bu müfessire göre ayet, aynı sudan ve aynı topraktan yetişen ekinlerin renk, tat ve koku bakımından farklı olmasını Allah'ın kudretinin delili olarak göstererek dehrîlere (tabiatçılara) reddiye niteliği taşımaktadır. Ayrıca ayette geçen şecer kelimesinin anlamı üzerinde durularak bunun otlak/mera manasına geldiği, hayvanların bu bitkilerle otlatıldığı belirtilmiştir. Metinde ayrıca yer altı tatlı sularının yağmur suyundan kaynaklanabileceği ihtimali de tartışılmıştır.

بين بذلك الرد على الدهرية وأصحاب الطبائع لأنه تعالى بين أن الماء واحد والتراب واحد ومع ذلك اختلفت الألوان والطعوم والروائح
İbn Kesîr14. c.✓ Citation verified

İbn Kesîr'e göre bu ifade, Allah'ın sudan içmeyi tatlı ve içilebilir kıldığını, onu tuzlu ve acı yapmadığını bildirir; bu sudan bitkiler çıkarmış ve bunlarla hayvanların otlatıldığını belirtir. 'Tûsîmûn' kelimesi 'ter'avn' (otlatırsınız) anlamındadır ve bu görüş İbn Abbas, İkrime, Dahhâk, Katâde ve İbn Zeyd'den nakledilmiştir.

كما قال ابن عباس وعكرمة والضحاك وقتادة وابن زيد في قوله فيه تسيمون أي ترعون ومنه الإبل السائمة والسوم الرعي
Beydâvî13. c.✓ Citation verified

Beydâvî'ye göre âyette geçen su, gökten veya semânın bir tarafından inen yağmur suyudur; bu su hem insanların içtiği içecek hem de hayvanların otladığı bitkinin kaynağıdır. 'Min' harfinin öne alınması suyun sadece yağmurdan ibaret olduğu izlenimi verse de, kaynak ve kuyu sularının da yağmur suyuna dayandığı başka âyetlerle desteklenerek bu sakınca ortadan kaldırılmıştır. 'Şecer' kelimesi ise hayvanların otladığı bitki olarak, bazılarına göre de yerden biten her şey olarak açıklanmıştır.

وتقديمها يوهم حصر المشروب فيه ولا بأس به لأن مياه العيون والآبار منه لقوله: فسلكه ينابيع وقوله: فأسكناه في الأرض

Comparison

Common ground

Dört müfessir de ayetteki 'tesîmûn/tûsîmûn' kelimesinin hayvanların otlatılması anlamına geldiğinde ve suyun (yağmur kaynaklı) bitki bitirerek hem insan hem hayvan için fayda sağladığında birleşir. Dil/lügat tahlili ve sahabe-tabiin rivayetleri (İbn Abbas, İkrime, Katâde vb.) ortak dayanak olarak kullanılır.

Differences

Taberî dilbilimsel doğrulukla İbn Zeyd'in 'müsevveme' yorumunu eleştirip alternatif anlamı tercih eder; İbn Kesîr rivayet nakline daha sade bağlı kalır; Râzî ayeti dehrîlere (tabiatçı/materyalist düşünceye) reddiye olarak yorumlayıp kelamî-felsefi bir boyut katar; Beydâvî ise 'min' harfinin gramer inceliğini başka ayetlerle destekleyerek suyun kaynağı meselesini çözmeye çalışır, daha sistematik bir belagat yaklaşımı sergiler.

Historical context

Erken dönem müfessirler (Taberî, İbn Kesîr) rivayet ağırlıklı, sahabe-tabiin görüşlerine dayalı bir yöntem izlerken; sonraki dönem müfessirleri (Râzî, Beydâvî) dilbilimsel/gramatik incelik ve kelamî tartışmaları (dehrîlere reddiye gibi) devreye katarak yorumu zenginleştirmiştir. Temel anlam (otlatma, yağmur-bitki ilişkisi) tüm dönemlerde sabit kalmıştır.

Modern connection

Bu ayet, aynı su ve topraktan farklı bitkilerin çıkmasını ilim ve iman arasında bir uyum örneği olarak düşünmeye davet edebilir; tabiattaki çeşitlilik, dikkatli gözlem ve şükür bilinciyle birlikte ele alınabilir. Ayrıca hayvanların ve insanların ortak kaynaktan beslenmesi, doğal kaynakların paylaşımında denge ve sorumluluk bilincine dair bir hatırlatma olarak da düşünülebilir.

AI analysis — not a fatwa or ruling, not yet reviewed by a scholar