وَجَآءَهُۥ قَوْمُهُۥ يُهْرَعُونَ إِلَيْهِ وَمِن قَبْلُ كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ ٱلسَّيِّـَٔاتِ قَالَ يَٰقَوْمِ هَٰٓؤُلَآءِ بَنَاتِى هُنَّ أَطْهَرُ لَكُمْ فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَلَا تُخْزُونِ فِى ضَيْفِىٓ أَلَيْسَ مِنكُمْ رَجُلٌ رَّشِيدٌ
“And his people came unto him, running towards him - and before then they used to commit abominations - He said: O my people! Here are my daughters! They are purer for you. Beware of Allah, and degrade me not in (the person of) my guests. Is there not among you any upright man?” — M. M. Pickthall
Fahreddin er-Râzî12-13. c.✓ Citation verified
Bu metinde Râzî, Lût kavminin meleklere doğru koşarcasına gelişini (يهرعون) dilbilimsel açıdan ele alır; ayrıca Lût'un kızlarını kavmine teklif etmesi meselesinde üç görüş nakleder: bunun kızları değil ümmetin kadınlarını kapsadığı, gerçek anlamda iki kızı olduğu ve 'benat' lafzının ikiye uygulanamayacağı, ya da zina değil iman şartıyla nikah teklifi olduğu yönündeki yorumlar aktarılır.
فأما القائلون بالقول الأول فقد اتفقوا على أنه عليه السلام ما دعا القوم إلى لزنا بالنسوان بل المراد أنه دعاهم إلى التزوج بهن
Kurtubî13. c.✓ Citation verified
Kurtubî'ye göre 'يهرعون' ifadesi, korku, öfke, ateş ya da soğuktan kaynaklanan bir titremeyle birlikte hızlı yürümeyi ifade eder; bu, sadece 'أسرع' (hızlandı) anlamına indirgenemez. Lût kavminin bu şekilde koşarcasına gelmesinin sebebi olarak, Lût'un kâfir karısının konuklarının güzelliğini görüp kavmine haber vermesi rivayet edilir. Ayrıca 'bunlar kızlarımdır' ifadesiyle ilgili farklı görüşler nakledilmiş; bazılarına göre bu gerçek kızları, bazılarına göre ise mü'min kadınlar kastedilmiştir ve söz bir savunma/mücadele amacı taşımaktadır, gerçek bir teklif değildir.
قال الكسائي والفراء وغيرهما من أهل اللغة : لا يكون الإهراع إلا إسراعا مع رعدة يقال : أهرع الرجل إهراعا أي أسرع في رعدة من برد أو غضب أو حمى
İbn Kesîr14. c.✓ Citation verified
İbn Kesîr'e göre Lût kavminin sevinçle koşarak gelmesi eski huylarının bir devamıdır. 'Kızlarım' ifadesiyle kastedilenin Lût'un öz kızları değil, ümmetinin kadınları olduğu belirtilir; çünkü her peygamber ümmetine baba gibidir ve onları dünya-ahiret için daha faydalı olana yönlendirmiştir. İbn Cüreyc'e göre Lût onları zinaya değil, kadınlarla nikâh yoluyla evlenmeye çağırmıştır.
قال مجاهد لم يكن بناته ولكن كن من أمته وكل نبي أبو أمته وكذا روي عن قتادة وغير واحد وقال ابن جريج أمرهم أن يتزوجوا النساء ولم يعرض عليهم سفاحا
Beydâvî13. c.✓ Citation verified
Beydâvî'ye göre elçiler Lût'a genç delikanlılar şeklinde geldiği için Lût onların insan olduğunu zannetmiş ve kavminin onlara kötülük yapmasından korkarak sıkıntı duymuştur. Lût'un 'işte kızlarım' sözü, misafirlerini kavminden korumak için onlara evlenmeleri amacıyla kızlarını teklif etmesi anlamındadır; bu teklifin reddedilmesi ise kavmin kötülüğü ve kızlara denk olmamalarından kaynaklanır, müslüman kadınların kâfirlere haram olması gibi sonradan gelen bir hükümden değildir. Ayrıca 'bnat' kelimesinin kavmin kadınları olabileceği yorumu da zikredilmiş, zira her peygamber şefkat ve terbiye bakımından ümmetinin babası sayılır.
والمعنى هؤلاء بناتي فتزوجوهن، وكانوا يطلبونهن قبل فلا يجيبهم لخبثهم وعدم كفاءتهم لا لحرمة المسلمات على الكفار فإنه شرع طارئ
Taberî9-10. c.✓ Citation verified
Taberî, Lut kavminin elçilere doğru koşarcasına, sarsılırcasına geldiğini; bunun sebebinin içlerindeki fuhuş isteğinin şiddeti olduğunu belirtir. Ayrıca Lut'un kavmine 'kızlarım' diye sunduğunun öz kızları değil, ümmetinden kadınlar olduğunu ve bunun sefahat değil nikah teklifi olduğunu, çünkü her peygamberin ümmetinin babası sayıldığını aktarır.
وهو مهرع إذا كان معجلا حريصا
Zemahşerî12. c.✓ Citation verified
Zemahşerî'ye göre Lut kavmi bu fiillere önceden alışkın olduğundan çirkinliğini hissetmeden hayasızca gelmişlerdir. Ayrıca kızlarını misafirlerine karşı sunmasının, misafirlerine yapılacak eziyetten duyduğu rahatsızlığı göstermek ve kavmini bundan vazgeçirmek amacıyla bir mübalağa olabileceğini belirtir; kavmin ise dirilişi ve ahireti ummadığından bu tür bir çekince duymadıklarını ifade eder.
فضروا بها ومرنوا عليها وقل عندهم استقباحها
Comparison
Common ground
Tüm müfessirler 'يهرعون' ifadesinin sıradan bir hızlanmadan öte, kavmin çirkin alışkanlığından kaynaklanan şiddetli/sarsıcı bir koşuş olduğunu vurgular. 'Kızlarım' ifadesi konusunda da çoğu müfessir (Taberî, İbn Kesîr, Beydâvî, Kurtubî) bunun öz kızlar değil ümmetin kadınları olabileceği ve zina değil nikah teklifi olduğu yorumunu paylaşır; ayrıca her peygamberin ümmetine baba gibi olduğu ilkesi tekrar eder.
Differences
Râzî meseleyi daha çok fıkhi-hukuki boyutuyla (kâfir-mü'min nikahı, nesih) ele alırken, Kurtubî ve Zemahşerî teklifin gerçek bir evlilik önerisi olmayıp savunma amaçlı bir mübalağa/mücadele taktiği olabileceğini öne çıkarır. Taberî ve İbn Kesîr rivayet ağırlıklı bağlamsal okumaya yaslanırken, Beydâvî dil tahlili ve kıraat farkına, Zemahşerî ise belagat ve kavmin ahirete imansızlığı temasına odaklanır; bu farklar dilbilimci-belagatçi (Zemahşerî, Beydâvî) ile rivayet-fıkıh ağırlıklı (Taberî, İbn Kesîr, Râzî) yaklaşım farkını yansıtır.
Historical context
Erken dönem (Taberî) rivayet ve dil tahliline dayanırken, orta dönem müfessirler (Zemahşerî, Râzî, Kurtubî) buna belagat inceliği ve fıkhi çıkarımları ekler; İbn Kesîr rivayeti sadeleştirerek özetler, Beydâvî ise özet-dilbilimsel bir sentezle daha sonraki döneme has kısa ve analitik bir yorum sunar. Temel çerçeve (öz kız değil ümmet kadınları, hızlı geliş fuhuş isteğinden) sabit kalırken, argümantasyon tarzı ve vurgu noktaları zamanla çeşitlenmiştir.
Modern connection
Bu karşılaştırmalı okuma, toplumsal ahlaki çözülme karşısında bir öncünün (burada Lût) kendi topluluğuna karşı sabır ve şefkatle çözüm arayışını, misafir ve mazlumu koruma bilincini hatırlatır. Peygamberin ümmetine 'baba' gibi olması vurgusu, günümüzde eğitim ve toplumsal dayanışma bağlamında yapıcı, koruyucu bir tutumun kıymetine işaret edebilir. Farklı müfessirlerin aynı ayete getirdiği çok yönlü yorumlar, ilim geleneğinde metne farklı açılardan (dil, rivayet, fıkıh) yaklaşmanın zenginlik olduğunu da hatırlatır.
AI analysis — not a fatwa or ruling, not yet reviewed by a scholar