إِنَّمَا يُرِيدُ ٱلشَّيْطَٰنُ أَن يُوقِعَ بَيْنَكُمُ ٱلْعَدَٰوَةَ وَٱلْبَغْضَآءَ فِى ٱلْخَمْرِ وَٱلْمَيْسِرِ وَيَصُدَّكُمْ عَن ذِكْرِ ٱللَّهِ وَعَنِ ٱلصَّلَوٰةِ فَهَلْ أَنتُم مُّنتَهُونَ
“Der Satan will (ja) zwischen euch nur Feindschaft und Haß säen durch berauschenden Trank und Glücksspiel und euch vom Gedenken Allahs und vom Gebet abhalten. Werdet ihr (damit) nun wohl aufhören?” — Bubenheim & Elyas
Zemahşerî12. Jh.✓ Zitat verifiziert
Bu müfessir, metinde geçen ifadeyi bir tercih/öncelik (îsâr) durumu olarak ele almakta ve bu unsurun diğerine tercih edilmesi anlamını taşıdığını belirtmektedir. Metin çok kısa bir ibare olduğundan, tercih edilen ve kendisine tercih edilen şeyin ne olduğu ancak bağlamdaki öncesi ve sonrasıyla birlikte anlaşılabilmektedir.
وإيثاره عليها
Fahreddin er-Râzî12-13. Jh.✓ Zitat verifiziert
Bu metne göre hamrın haramlığı içki emrine dair ayette birden fazla dilsel/belâgî delille ortaya çıkar: cümlenin 'إنما' ile başlaması hasr ifade eder, hamr ve meysir putperestlikle bir arada zikredilmiştir, kaçınma emri zâhiren vücûb ifade eder ve ayetin sonundaki ifade en kuvvetli caydırıcı ifadelerdendir. Ayrıca Kaffâl'e göre haramlığın bu tedricî sırayla gelmesindeki hikmet, insanların içkiye alışkın olması nedeniyle ani yasağın onlara ağır gelecek olmasıdır. Metin ayrıca sarhoşluk veren her şeyin haram olduğu sonucuna da bu illet üzerinden ulaşır.
واعلم أن هذه الآية دالة على تحريم شرب الخمر من وجوه : أحدها : تصدير الجملة بإنما ، وذلك لأن هذه الكلمة للحصر ، فكأنه تعالى قال : للا رجس ولا شيء من عمل الشيطان إلا هذه الأربعة
Kurtubî13. Jh.✓ Zitat verifiziert
Bu müfessire göre 'zikrullah'tan gaflet' ifadesindeki 'zikr' hakkında çeşitli görüşler nakledilmiştir: namaza hazır olma, farz namaz, ezan, ya da Allah'ı güzel isimleriyle anıp tevhid ve tazim etmek. Ayet ayrıca çarşı ehli hakkında inmiştir; İbn Ömer'in, dükkanlarını kapatıp cemaatle namaza duran esnafı görünce bu ayetin onlar hakkında indiğini söylediği rivayet edilir. Bu müfessir ayrıca zar ve satranç oyununun da, içki ve kumar gibi Allah'ı zikirden ve namazdan alıkoyması sebebiyle haram kılınması gerektiğini tartışır.
والآية نزلت في أهل الأسواق قاله بن عمر قال سالم : جاز عبد الله بن عمر بالسوق وقد أغلقوا حوانيتهم وقاموا ليصلوا في جماعة فقال : فيهم نزلت رجال لا تلهيهم تجارة ولا بيع الآية
İbn Kesîr14. Jh.✓ Zitat verifiziert
İbn Kesîr, hamrın haram kılınmasının aşamalı olarak gerçekleştiğini ve bu ayetin bu süreçteki bir aşama olduğunu, Ömer'in 'intehâ intehâ' (vazgeçtik vazgeçtik) diyerek bu ayeti hamrın haramlığının başlangıcı olarak yorumladığını nakleder. Ayrıca İbn Ömer, Şa'bî, Mücahid, Katade, Rebî' b. Enes ve Abdurrahman b. Zeyd b. Eslem'in bu ayetin hamr hakkında inen ilk ayet olduğunu söylediklerini aktarır. Metin, hamrın haram kılınmasıyla ilgili çeşitli hadis ve rivayetleri (Ebu Hureyre, İbn Abbas, Câbir, İbn Ömer rivayetleri) art arda zikrederek konuyu detaylandırır.
إن هذه أول آية نزلت في الخمر فقال عمر إنتهينا إنتهينا بدء تحريم الخمر
Beydâvî13. Jh.✓ Zitat verifiziert
Beydâvî'ye göre ayet, hamr ve meysir konusundaki zikri ve bunların verdiği zararı tekrar etmekle, asıl kastedilenin bu ikisi olduğuna dikkat çekmektedir; ensâb ve ezlâm ise haramlık ve şer bakımından onlara benzetilerek zikredilmiştir. Namazın zikirden ayrı olarak özellikle anılması onu tazim içindir ve namazdan alıkoymanın imandan alıkoymaya benzediğini gösterir, çünkü namaz imanın direği ve küfürle arasındaki ayırıcı unsurdur. 'Fehel entüm müntehûn' sorusu ise men ve tahzirin son noktaya ulaştığını, artık mazeretin kalmadığını bildirir.
وإنما خصهما بإعادة الذكر وشرح ما فيهما من الوبال تنبيها على أنهما المقصود بالبيان، وذكر الأنصاب والأزلام للدلالة على أنهما مثلهما في الحرمة والشرارة لقوله عليه الصلاة والسلام «شارب الخمر كعابد الوثن»
Vergleich
Gemeinsamkeiten
Tüm müfessirler ayetin hamr (içki) ve meysir (kumar) yasağıyla ilgili olduğu ve bu yasağın ağırlıklı, caydırıcı bir üslupla ifade edildiği konusunda birleşir. Ayrıca içki ve kumarın Allah'ı zikirden ve namazdan alıkoyma vasfı, birçok müfessirde ortak bir illet/gerekçe olarak öne çıkar.
Unterschiede
Zemahşerî ve Beydâvî ağırlıklı olarak dil ve belâgat tahliline yoğunlaşırken (hasr, îsâr, tazim ifadeleri), İbn Kesîr ve Kurtubî rivayet ağırlıklı bir yöntem izleyip sahâbe sözleri ve nüzul sebeplerine yer verir. Râzî ise dil, fıkıh ve tarihsel bağlamı bir arada kullanarak tedricî haram kılma sürecinin hikmetini tartışır. Bu farklar, müfessirlerin ait olduğu dilbilimsel/belâgat ekolü ile hadis-rivayet ekolü arasındaki yöntem farkını yansıtır.
Historischer Kontext
Daha erken dönem müfessirlerden Zemahşerî dil tahliline öncelik verirken, sonraki dönemlerde Râzî ve Beydâvî dil analizini fıkhi ve kelami çıkarımlarla zenginleştirmiş, Kurtubî ve İbn Kesîr ise rivayet birikimini sistemli biçimde bir araya getirerek tarihsel bağlamı daha belirgin kılmıştır. Temel mesaj (içki ve kumarın zararı, aşamalı yasaklama) dönemler boyunca sabit kalmış, ancak izah yöntemleri zenginleşmiştir.
Bezug zur Gegenwart
Bu karşılaştırmalı okuma, bireyi ve toplumu ibadetten, huzurdan ve sağlıklı ilişkilerden alıkoyan alışkanlıklara karşı aşamalı, sabırlı bir farkındalık geliştirmenin önemine işaret edebilir. Ayrıca ilim (dil, tarih, hukuk) ile mananın derinlemesine anlaşılması arasındaki uyum, bilinçli ve dengeli bir din anlayışına örnek gösterilebilir. Bu bağlamda, toplumsal dayanışmayı ve zihinsel/manevi bütünlüğü koruyan alışkanlıkların teşviki güncelliğini korur.
KI-Analyse — keine Fatwa oder Urteil, noch nicht durch Fachprüfung freigegeben