إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا سَوْفَ نُصْلِيهِمْ نَارًا كُلَّمَا نَضِجَتْ جُلُودُهُم بَدَّلْنَٰهُمْ جُلُودًا غَيْرَهَا لِيَذُوقُوا۟ ٱلْعَذَابَ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَزِيزًا حَكِيمًا

“Diejenigen, die Unsere Zeichen verleugnen, werden Wir gewiß einem Feuer aussetzen. Jedesmal, wenn ihre Haut verbrannt ist, tauschen Wir sie ihnen gegen eine andere Haut aus, damit sie die Strafe kosten. Allah ist Allmächtig und Allweise.” — Bubenheim & Elyas

Tafsire

Von KI erstellt
Taberî9-10. Jh.✓ Zitat verifiziert

Taberî'ye göre ayet, Allah'ın (c.c.) Muhammed'e (s.a.v.) indirilen ayetleri inkâr eden Yahudi ve diğer kâfirlere yönelik bir tehdidini içerir; azap sırasında derileri her yandığında yerine yeni deriler verileceği belirtilir. Bu 'başka derilerle değiştirme' ifadesinin anlamı hakkında rivayetler nakledilmiş; kimileri bunun aynı derinin yeniden yaratılıp 'başka' diye adlandırılmasını sayaç ustasının bir yüzüğü bozup yeniden dökmesi örneğiyle açıklamış, kimileri de bunun kâfirlerin katrandan giydirilen elbiseleri (sarâbîl) kastettiğini söylemiştir.

وذلك أنها تعاد جديدة، والأولى كانت قد احترقت فأعيدت غير محترقة، فلذلك قيل غيرها ، لأنها غير الجلود التي كانت لهم في الدنيا التي عصوا الله وهي لهم.
Zemahşerî12. Jh.✓ Zitat verifiziert

Zemahşerî'ye göre bu ifade, azabın süreklilik ve devamlılığını anlatmaktadır; 'ليدوم لهم ذوقه ولا ينقطع' ifadesiyle azabın kesintisiz sürdüğü belirtilmektedir. Ayrıca 'عزيزا' ve 'حكيما' sıfatları, Allah'ın günahkârlara istediğini yapmaktan aciz olmadığını ve azabının ancak hak edenlere adaletle uygulandığını ifade eder.

ليدوم لهم ذوقه ولا ينقطع . كقولك للعزيز : أعزك الله ، أي أدامك على عزك وزادك فيه
Kurtubî13. Jh.✓ Zitat verifiziert

Kurtubî'ye göre ayetteki 'derilerin başkalarıyla değiştirilmesi' ifadesi, azabın gerçekte nefislere/ruhlara isabet ettiğini, derilerin ise acıyı hissetme aracı olduğunu gösterir; derilerin yenilenmesi azabın tekrarlanıp artması içindir. Bu metinde ayrıca derilerin 'gömlekler (serâbîl)' anlamına geldiği, ya da 'aynı derinin yeniden şekillendirilmesi' (kuyumcunun aynı gümüşten yeni bir yüzük yapması gibi) şeklinde yorumlandığı da aktarılır.

فتبديل الجلود زيادة في عذاب النفوس يدل عليه قوله تعالى : وقوله تعالى : كلما خبت زدناهم سعيرا فالمقصود تعذيب الأبدان وإيلام الأرواح ولو أراد الجلود لقال : ليذقن العذاب
İbn Kesîr14. Jh.✓ Zitat verifiziert

İbn Kesîr'e göre ayetteki 'derilerinin değiştirilmesi' ifadesi, cehennem ehlinin azabının sürekliliğini ve şiddetini anlatmaktadır; deriler her yandığında yenileriyle değiştirilecek ve bu azap tekrar tekrar, hatta günde binlerce kez gerçekleşecektir. İbn Cerîr'in bunu 'elbiseleri' anlamında yorumlaması zahire aykırı olduğu için zayıf bulunmuştur. Sahabe ve tabiin rivayetlerinde bu değişimin sıklığı ve cehennemliklerin cesetlerinin devasa büyüklüğü tasvir edilmektedir.

أي سرابيلهم حكاه ابن جرير وهو ضعيف لأنه خلاف الظاهر
Fahreddin er-Râzî12-13. Jh.✓ Zitat verifiziert

Râzî'ye göre cehennemliklerin derilerinin yenilenmesi, azabın kesintisiz ve daimi olmasını ifade eder; deri yandığında Allah yerine yeni bir deri yaratır ve bu yenilenme günah işlemeyen bir şeye azap verilmesi sorununu ortadan kaldırır çünkü asıl azap gören zattır, deri ise ona eklenmiş bir vasıf/örtü mesabesindedir. Ayrıca 'zevk' (tatma) ifadesinin kullanılması azabın devamlılığını ve onların bu azabı her an tazelenmiş biçimde hissetmelerini anlatır; azizin ve hakîmin zikredilmesi de Allah'ın hem kadir hem de hikmet sahibi olduğunu, tehdidinin gerçekleşmesinin hikmetin bir gereği olduğunu gösterir.

الأول : أن يجعل النضج غير النضيج ، فالذات واحدة والمتبدل هو الصفة
Beydâvî13. Jh.✓ Zitat verifiziert

Beydâvî'ye göre kâfirlerin derileri her yandığında yenileriyle değiştirilir; bu değiştirme ya aynı derinin başka bir surete döndürülmesi ya da yanık etkisinin giderilerek acı hissinin yeniden duyulması şeklinde olabilir, böylece azap tadımı sürekli kılınır. Müfessir ayrıca mü'minlerin zikrinin kâfirlerin zikrinden sonra gelmesini, sözün asıl bağlamının kâfirler hakkında olmasına, mü'minlerin ise dolaylı biçimde zikredilmesine bağlar.

ليذوقوا العذاب أي ليدوم لهم ذوقه

Vergleich

Gemeinsamkeiten

Tüm müfessirler ayetin cehennemliklerin azabının sürekliliğini ve kesintisizliğini anlattığında hemfikir; 'derilerin değiştirilmesi' ifadesinin azabın tekrar tekrar, yenilenmiş biçimde hissettirilmesi anlamına geldiği ortak vurgudur. Ayrıca birçoğu derilerin gerçekte acıyı hissetme aracı olduğunu, asıl azabın nefse/zata isabet ettiğini belirtir.

Unterschiede

Taberî ve Kurtubî rivayet temelli olarak 'başka deri' ifadesinin aynı derinin yeniden yaratılması mı yoksa kâfirlere giydirilen elbiseler (serâbîl) mi olduğuna dair farklı nakilleri yan yana sunar; İbn Kesîr ise bu 'elbise' yorumunu zahire aykırı bularak reddeder ve rivayet ağırlıklı şiddet/sıklık tasvirine yönelir. Râzî ve Beydâvî ise daha çok kelamî-dilsel bir çerçeveden, zat-sıfat ayrımı ve 'niçin deri azap görsün' sorusuna cevap üretme kaygısıyla meseleye yaklaşır; Zemahşerî ise doğrudan belağat ve kelime anlamına odaklanıp rivayete girmez.

Historischer Kontext

Erken dönem müfessirlerde (Taberî) sahâbe/tâbiîn rivayetleri ağırlıklı, birden fazla ihtimal yan yana sunulurken; Zemahşerî ve Râzî ile birlikte dil ve kelam temelli mantıksal izahlar öne çıkmış, Kurtubî bu iki yaklaşımı birleştirmiştir. İbn Kesîr ise rivayet tefsirine dönüşle zayıf gördüğü yorumları eleyerek daha belirleyici bir tavır takınmış, Beydâvî'de ise özet ve dengeli bir dil/usul sentezi görülür. Temel mesaj (azabın devamlılığı) sabit kalırken, izah yöntemi rivayetten dile, dilden kelama doğru çeşitlenmiştir.

Bezug zur Gegenwart

Bu ayet, yapılan davranışların sonuçlarının er ya da geç, gerçek ve süreklilik arz eden bir şekilde kişiye geri döneceği fikrini hatırlatır; bu da günlük hayatta ihlas ve sorumluluk duygusuyla hareket etmenin önemine işaret edebilir. Ayrıca müfessirlerin akıl, dil ve rivayeti birlikte kullanarak bir konuyu farklı açılardan ele alması, ilim ile iman arasındaki uyumlu ve sabırlı düşünme tarzına örnek olarak görülebilir. Bu tür çok yönlü değerlendirme çabası, günümüzde de farklı bakış açılarına saygılı bir öğrenme ve anlama tutumu için ilham verici olabilir.

KI-Analyse — keine Fatwa oder Urteil, noch nicht durch Fachprüfung freigegeben