يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَأْكُلُوٓا۟ أَمْوَٰلَكُم بَيْنَكُم بِٱلْبَٰطِلِ إِلَّآ أَن تَكُونَ تِجَٰرَةً عَن تَرَاضٍ مِّنكُمْ وَلَا تَقْتُلُوٓا۟ أَنفُسَكُمْ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ بِكُمْ رَحِيمًا

“O die ihr glaubt, zehrt nicht euren Besitz untereinander auf nichtige Weise auf, es sei denn, daß es sich um einen Handel in gegenseitigem Einvernehmen handelt. Und tötet euch nicht selbst (gegenseitig). Allah ist gewiß Barmherzig gegen euch.” — Bubenheim & Elyas

Tafsire

Von KI erstellt
Taberî9-10. Jh.✓ Zitat verifiziert

Taberî, ayetteki 'birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin' ifadesini, faiz, kumar, hile ve zulüm gibi meşru olmayan tüm yollarla mal edinmenin yasaklanması olarak açıklar. Bunun tek istisnası tarafların karşılıklı rızasına dayanan ticarettir. Ayrıca 'birbirinizi öldürmeyin' ifadesini müminlerin kardeş sayılması nedeniyle mecazi bir kullanım olarak yorumlar; bir mümini öldürmek veya ayıplamak, kişinin kendisini öldürmesi/ayıplaması gibi görülür.

لأن الله تعالى ذكره جعل المؤمنين إخوة، فقاتل أخيه كقاتل نفسه، ولامزه كلامز نفسه، وكذلك تفعل العرب تكني عن أنفسها بأخواتها، وعن أخواتها بأنفسها
Zemahşerî12. Jh.✓ Zitat verifiziert

Verilen ham metin, Zemahşerî'nin bu ayet (Nisa: 29) hakkındaki tefsir açıklamasını içermemektedir; sadece ayete kısa bir atıf yer almaktadır. Bu nedenle metnin ana görüşünü özetlemek mümkün değildir.

و ( النساء : 29 )
Fahreddin er-Râzî12-13. Jh.✓ Zitat verifiziert

Bu müfessire göre âyet, mü'minlerin birbirinin canını ve malını batıl yolla telef etmesini yasaklar; 'enfüseküm' (kendinizi) ifadesi mü'minlerin tek bir nefis gibi olmasından ve birinin diğerini öldürmesinin topluluğun kendini öldürmesi gibi sayılmasından dolayı kullanılmıştır. Ayrıca ticaret istisnası ile ilgili olarak kıraat farklılıkları (ticareten'in nasb veya ref ile okunması) ve 'illâ' edatının munkatı istisna mı yoksa 'bel' anlamında mı olduğu tartışılmıştır.

وإنما قال : { أنفسكم } لقوله عليه السلام : ( المؤمنون كنفس واحدة ) ولأن العرب يقولون : قتلنا ورب الكعبة إذا قتل بعضهم لأن قتل بعضهم يجري مجرى قتلهم
Kurtubî13. Jh.✓ Zitat verifiziert

Kurtubî'ye göre âyetteki istisna munkatı' bir istisnadır, yani 'ancak karşılıklı rıza ile yapılan bir ticaret hariç' anlamındadır; ticaret alım-satımı ifade eder ve bu, Allah'ın alışverişi helal, ribayı haram kılmasına benzer. Ayrıca 'ticâre' kelimesinin ref' ve nasb ile okunuşlarına göre 'kâne'nin tam veya nakıs fiil olması bakımından dilbilimsel farklılıklar doğduğunu belirtir. Tarâdî (karşılıklı rıza) konusunda âlimlerin ayrıldığını, bunun akid sonrası bedenen ayrılmakla veya 'seç' deyip 'seçtim' demekle tamamlanacağı görüşlerini nakleder.

هذا إستثناء منقطع أي ولكن تجارة عن تراض والتجارة هي البيع والشراء وهذا مثل قوله تعالى : وأحل الله البيع وحرم الربا على ما تقدم وقرئ تجارة بالرفع أي إلا أن تقع تجارة
İbn Kesîr14. Jh.✓ Zitat verifiziert

İbn Kesîr'e göre bu ayet, mü'minlerin birbirlerinin mallarını batıl yollarla (faiz, kumar ve benzeri hileli kazanç türleriyle) yemesini yasaklamaktadır; bunlar zahiren şer'î hükme uygun görünse bile Allah'ın bilgisinde faize hile yapmak amacı taşıyan işlemlerdir. Ayetteki istisna 'ticaret' karşılıklı rızaya dayanan meşru alışverişi kapsar ve bu istisna munkati' (kesik) bir istisnadır; yani haram kazanç yollarına girmeyip rıza esaslı ticarete yönelme emri verilmektedir. Bu bağlamda alışverişte muhayyerlik (hıyar) meselesine dair hadisler de rızanın tamamlanması şartı olarak zikredilmiştir.

ينهى الله تبارك وتعالى عباده المؤمنين عن أن يأكلوا أموال بعضهم بعضا بالباطل أي بأنواع المكاسب التي هي غير شرعية كأنواع الربا والقمار وما جرى مجرى ذلك من سائر صنوف الحيل وإن ظهرت في غالب الحكم الشرعي مما يعلم الله أن متعاطيها إنما يريد الحيلة على الربا
Beydâvî13. Jh.✓ Zitat verifiziert

Beydâvî'ye göre 'batıl' ile kastedilen gasp, riba ve kumar gibi şeriatın helal kılmadığı yollarla malı yemektir; 'ticaret' ise akit taraflarının rızasıyla gerçekleşen mal alışverişini ifade eder ve bu hüküm için özellikle zikredilmiştir çünkü ticaret en yaygın ve mürüvvet sahiplerine en uygun olan yoldur. 'Kendinizi öldürmeyin' emri ise hem gerçek intihar (bekì/nefsi telef etme) hem de nefsi helake sürükleyecek davranışlar anlamına gelinebilir; ayrıca müminlerin tek bir nefis gibi olduğu için birbirini öldürmenin de bu kapsamda değerlendirilebileceği belirtilmiştir. Son olarak ayetin sonundaki rahmet vurgusu, Allah'ın bu emir ve nehiyleri ümmete olan rahmetinden dolayı koyduğuna, hatta bunun İsrailoğulları'na verilen nefis öldürme emrinin kaldırılmasıyla ilişkilendirilebileceğine işaret eder.

إلا أن تكون تجارة عن تراض منكم استثناء منقطع أي، ولكن كون تجارة عن تراض غير منهي عنه، أو اقصدوا كون تجارة. وعن تراض صفة لتجارة أي تجارة صادرة عن تراضي المتعاقدين، وتخصيص التجارة من الوجوه التي بها يحل تناول مال الغير، لأنها أغلب وأرفق لذوي المروءات

Vergleich

Gemeinsamkeiten

Müfessirlerin çoğu (Taberî, Râzî, Kurtubî, İbn Kesîr, Beydâvî) 'batıl yolla mal yeme' ifadesini faiz, kumar, gasp ve hile gibi meşru olmayan kazanç yollarının yasaklanması olarak okur; ticaret istisnasını karşılıklı rızaya dayalı meşru alışveriş olarak anlarlar. Ayrıca 'kendinizi öldürmeyin' ifadesinin müminlerin tek bir beden/nefis sayılması nedeniyle mecazi bir boyut taşıdığı görüşü de ortak biçimde tekrarlanır.

Unterschiede

Historischer Kontext

Bezug zur Gegenwart

KI-Analyse — keine Fatwa oder Urteil, noch nicht durch Fachprüfung freigegeben