“und daß sie ungläubig waren und gegen Maryam gewaltige Verleumdung aussprachen,” — Bubenheim & Elyas
Taberî9-10. Jh.✓ Zitat verifiziert
Bu metne göre buradaki ifade, Yahudilerin Hz. Meryem'e zina iftirası atmalarıyla ilgilidir; onların bu iftirası delilsiz ve ispatsız olarak büyük bir yalan ve haksız bir söz olarak nitelendirilmiştir. Taberî, bu görüşü aktardıktan sonra ayetin devamında Yahudilerin Allah'ın hiçbir beşere, ne Musa'ya ne İsa'ya ne de herhangi bir peygambere bir şey indirmediğini inkâr ettiklerini nakleder.
يعني بذلك جل ثناؤه: وبكفر هؤلاء الذين وصف صفتهم يعني: بفريتهم عليها، ورميهم إياها بالزنا، وهو البهتان العظيم؛ لأنهم رموها بذلك وهي مما رموها به بغير ثبت ولا برهان بريئة، فبهتوها بالباطل من القول.
Fahreddin er-Râzî12-13. Jh.✓ Zitat verifiziert
Bu müfessire göre ayetteki 'küfür' ile 'Meryem'e zina iftirası' iki ayrı ve birbirini takip eden suç olarak zikredilmiştir; küfür, Allah'ın babasız çocuk yaratmaya kadir olduğunu inkâr etmek, iftira ise bu inkârın sonucu olarak Meryem'i zina ile itham etmektir. Râzî, Allah'ın bu kudretini inkâr edenin aslında kâfir olduğunu, çünkü bunun her doğanın sonsuza kadar bir babadan geldiğini kabul etmeyi ve dolayısıyla âlemin kıdemini ve Yaratıcı'nın hür iradesini inkârı gerektirdiğini belirtir. Bu iftiranın 'büyük bühtan' olarak nitelendirilmesinin sebebi ise, İsa'nın doğumunda ortaya çıkan mucize ve kerametlerin Meryem'in her türlü kusurdan berî olduğunu açıkça göstermesidir.
فالقوم لا شك أنهم أولا : أنكروا قدرة الله تعالى على خلق الولد من دون الأب ، وثانيا : نسبوا مريم إلى الزنا ، فالمراد بقوله { وبكفرهم } هو إنكارهم قدرة الله تعالى ، وبقوله نسبتهم إياها إلى الزنا
İbn Kesîr14. Jh.✓ Zitat verifiziert
Bu müfessire göre ayetteki 'büyük iftira' Yahudilerin Hz. Meryem'e zina suçlaması yöneltmeleridir; onu ve oğlunu ağır ithamlarla suçlamışlar, Meryem'i zaniye ilan etmişlerdir. İbn Abbas, es-Süddî, Cüveybir ve Muhammed b. İshak gibi müfessirlerin de bu görüşte olduğu belirtilir. Ardından bu suçlamaların kendilerine okunup hatırlatılması üzerine Yahudilerin Allah'ın hiçbir peygambere -Musa, İsa ve diğerlerine- hiçbir şey indirmediğini inkâr ettikleri nakledilir.
يعني أنهم رموها بالزنا وكذلك قال السدي وجوبير ومحمد بن إسحاق وغير واحد وهو ظاهر من الآية أنهم رموها وابنها بالعظائم فجعلوها زانية وقد حملت بولدها من ذلك
Beydâvî13. Jh.✓ Zitat verifiziert
Beydâvî'ye göre bu ifade, 'küfürleri sebebiyle' ibaresine atfedilmiştir, çünkü bu da kalplerin mühürlenmesinin sebeplerindendir; ya da 'nakizlerinden dolayı' ifadesine bağlanmıştır. Ayrıca küfrün tekrar zikredilmesi, onların tekerrür eden küfürlerine işaret olabilir: önce Musa'ya, sonra İsa'ya, sonra Muhammed'e (hepsine salât ve selam olsun) küfretmişlerdir. Meryem hakkındaki 'büyük bühtan' sözleri ise onu zinaya nispet etmeleri anlamına gelir.
ويجوز أن يعطف مجموع هذا وما عطف عليه على مجموع ما قبله ويكون تكرير ذكر الكفر إيذانا بتكرر كفرهم، فإنهم كفروا بموسى ثم بعيسى ثم بمحمد عليهم الصلاة والسلام. وقولهم على مريم بهتانا عظيما يعني نسبتها إلى الزنا.
Vergleich
Gemeinsamkeiten
Tüm müfessirler ayetteki 'büyük iftira' ifadesinin Yahudilerin Hz. Meryem'e zina suçlaması yöneltmesiyle ilgili olduğunda birleşiyor; Taberî ve İbn Kesîr aynı rivayet zincirine (İbn Abbas, Süddî, Cüveybir vb.) dayanarak bunu doğrudan zina iftirası olarak açıklıyor, Râzî ve Beydâvî de bu yorumu kabul edip üzerine dilsel/kelamî katkı ekliyor.
Unterschiede
Taberî ve İbn Kesîr rivayet odaklı bir yaklaşımla iftirayı doğrudan tarihsel-sosyal bir suçlama olarak nakledip peygamberlere vahiy inkârıyla ilişkilendirirken, Râzî küfür ile iftirayı ayrı ama birbirine bağlı iki suç olarak ele alıp meseleyi kelamî bir çerçeveye (Allah'ın kudreti, âlemin kıdemi tartışması) taşıyor. Beydâvî ise konuyu ağırlıklı olarak dilbilimsel/belâgat açısından, atıf ilişkileri ve küfrün tekrarının ne anlama geldiği üzerinden inceliyor; bu farklar tefsir ekolleri arasındaki rivayet, kelam ve dil/belâgat yöntem farklılıklarını yansıtıyor.
Historischer Kontext
Taberî'nin erken dönem rivayet tefsiri yaklaşımı, sonraki müfessirler tarafından temel referans olarak korunmuş; ancak zamanla İbn Kesîr rivayeti aynen sürdürürken, Râzî ve Beydâvî gibi daha sonraki müfessirler bu rivayet temelli anlatıya kelamî ve dilbilimsel katmanlar ekleyerek metni daha analitik bir çerçevede yorumlamışlardır. Bu, tefsir ilminin zamanla rivayetten dil ve kelam disiplinlerine doğru genişleyen metodolojik gelişimini gösterir.
Bezug zur Gegenwart
Bu karşılaştırmalı okuma, asılsız suçlama ve iftiranın toplumsal ve ahlaki tahribatına dikkat çeken bir ders sunar; delilsiz ithamlardan kaçınmanın ve başkalarının şerefine saygının önemini hatırlatır. Ayrıca ilim ile iman arasındaki uyumu arayan kelamî yaklaşım, bugün de akıl ve nakil dengesini koruyarak hoşgörülü bir anlayışla meseleleri değerlendirmenin bir örneği olarak düşünülebilir.
KI-Analyse — keine Fatwa oder Urteil, noch nicht durch Fachprüfung freigegeben