إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَغْفِرُ أَن يُشْرَكَ بِهِۦ وَيَغْفِرُ مَا دُونَ ذَٰلِكَ لِمَن يَشَآءُ وَمَن يُشْرِكْ بِٱللَّهِ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَٰلًۢا بَعِيدًا
“Allah vergibt gewiß nicht, daß man Ihm (etwas) beigesellt. Doch was außer diesem ist, vergibt Er, wem Er will. Wer Allah (etwas) beigesellt, der ist fürwahr weit abgeirrt.” — Bubenheim & Elyas
Taberî9-10. Jh.✓ Zitat verifiziert
Bu müfessire göre Allah'a ibadette şirk koşan kişi hak yoldan uzaklaşmış ve doğru yoldan sapmıştır; bunun sebebi, şirk koşan kimsenin şeytana itaat edip onun yolunu tutması, Allah'a itaatini ve dininin yolunu terk etmesidir. Bu durum, apaçık sapıklık ve açık bir hüsran olarak nitelendirilir. Aynı şekilde küfür de Allah'ın kulları için koyduğu dinden çıkış olup, bu çıkış helake ve hidayetten sapmaya yol açar.
ومن يجعل لله في عبادته شريكا، فقد ذهب عن طريق الحق، وزال عن قصد السبيل ذهابا بعيدا وزوالا شديدا. وذلك أنه بإشراكه بالله في عبادته، فقد أطاع الشيطان وسلك طريقه وترك طاعة الله ومنهاج دينه، فذاك هو الضلال البعيد والخسران المبين
Beydâvî13. Jh.✓ Zitat verifiziert
Beydâvî'ye göre âyetteki tekrar (şirkin bağışlanmayacağı, dilediğinin bağışlanacağı) tekit içindir ya da Ta'me kıssasına bağlanır. Ayrıca bir rivayete göre yaşlı bir adamın Peygamber'e gelip günahlarından şikayet edip şirke girmediğini söylemesi üzerine bu âyet inmiştir. İlk âyette 'iftira etti' denilmesinin sebebi, o âyetin Ehl-i Kitab kıssasına bağlı olması ve onların şirkinin Allah'a evlat izafe etme iftirasından kaynaklanmasıdır.
فنزلت ومن يشرك بالله فقد ضل ضلالا بعيدا عن الحق فإن الشرك أعظم أنواع الضلالة وأبعدها عن الصواب والاستقامة، وإنما ذكر في الآية الأولى فقد افترى لأنها متصلة بقصة أهل الكتاب
Fahreddin er-Râzî12-13. Jh.✓ Zitat verifiziert
Bu müfessire göre iman mertebelerinde Resul'ün Kitap'tan önce zikredilmesi, kulun yaratıktan Yaratıcı'ya yükseliş mertebesinde önce Resul'e sonra Kitap'a ulaşmasındandır; küfür mertebelerinde ise sıra tersine döner çünkü orada Yaratıcı'dan yaratığa iniş mertebesi söz konusudur. Ayrıca iman sayılırken üç unsurun (Allah, Resul, Kitaplar), küfür sayılırken beş unsurun (Allah, Melekler, Kitaplar, Resuller, Ahiret günü) zikredilmesi, Allah'a, Resullere ve Kitaplara imanın gerçekleşmesi halinde Meleklere ve Ahiret gününe imanın da zorunlu olarak gerçekleşmiş olmasından; fakat küfürde kişinin bu iddiayı öne sürüp Melekler ve Ahiret'e dair ayetleri te'vile hamlederek inkâr etme ihtimali bulunduğundan, bu ihtimali bertaraf etmek için ayrıca zikredilmiştir.
لأن في مرتبة النزول من معرفة الخالق إلى الخلق كان الكتاب مقدما على الرسول وفي مرتبة العروج من الخلق إلى الخالق يكون الرسول مقدما على الكتاب
İbn Kesîr14. Jh.✓ Zitat verifiziert
İbn Kesîr bu bölümde, bir kişinin Hassan bin Sabit'in hicivle ilgili şiirini bir kadına hediye götürmesi ve kadının bunu reddederek şairin hediyesinin kendisine hayır getirmediğini söylemesi rivayetini nakletmektedir. Ardından bu rivayetin farklı senetlerle (Tirmizî, İbn Ebî Hâtim, İbnü'l-Münzir, Ebu'ş-Şeyh el-İsfehânî, Hâkim) nasıl aktarıldığını ve rivayetin sıhhat derecesine dair alimlerin değerlendirmelerini detaylandırmaktadır.
أهديت لي شعر حسان ما كنت تأتيني بخير
Vergleich
Gemeinsamkeiten
Müfessirlerin ortak hareket noktası, ayetin şirk ve küfrün Allah'a itaatten ve hidayet yolundan sapma anlamına geldiği temel fikridir; ancak paylaşılan alıntılarda bu ortaklık daha çok Taberî ve dolaylı olarak diğerlerinin genel çerçevesinde görülür, zira Beydâvî, Râzî ve İbn Kesîr farklı ayet kısımlarına veya yönlere odaklanmıştır.
Unterschiede
Taberî rivayet ve dil tahliline dayanarak şirk-küfür ilişkisini ahlaki/dini sapma çerçevesinde ele alır; Beydâvî ayetteki tekrarın nedenini rivayet ve bağlamsal (Ehl-i Kitap kıssası) okumayla açıklar; Râzî kelam ve belağat merkezli mantıksal bir çıkarımla iman-küfür mertebelerindeki unsur sıralamasını açıklar; İbn Kesîr ise doğrudan ayetin tefsirinden çok, ilişkili bir rivayetin sened ve sıhhatini nakletmekle ilgilenir. Bu farklılıklar, her müfessirin yönteminden (rivayet tefsiri, dilbilimsel-kelami tefsir, hadis tenkidi) kaynaklanmaktadır.
Historischer Kontext
Taberî'nin erken dönem rivayet ağırlıklı yaklaşımından, Râzî'nin kelam ve mantık temelli sistematik tahliline, Beydâvî'nin özet bağlamsal yorumuna ve İbn Kesîr'in hadis tenkidine dayalı titiz nakilciliğine doğru bir çeşitlenme görülür; bu, tefsir ilminin zamanla rivayet, dil ve kelam boyutlarında derinleşerek çok yönlü hale geldiğini gösterir, tek bir yöntemin diğerinin yerini aldığı söylenemez.
Bezug zur Gegenwart
Bu farklı okumalar, bir konunun anlaşılmasında rivayet, dil ve akıl yürütmenin birbirini tamamlayabileceğini hatırlatır; bu da ilim ile iman arasındaki uyumun, meseleleri çok yönlü ve sabırla incelemekten geçtiğine işaret eder. Günümüzde de bir konuyu farklı bakış açılarıyla, hoşgörülü bir üslupla ele almak, hem eğitimde hem toplumsal ilişkilerde yapıcı bir tutum geliştirmeye katkı sağlayabilir.
KI-Analyse — keine Fatwa oder Urteil, noch nicht durch Fachprüfung freigegeben