وَمُصَدِّقًا لِّمَا بَيْنَ يَدَىَّ مِنَ ٱلتَّوْرَىٰةِ وَلِأُحِلَّ لَكُم بَعْضَ ٱلَّذِى حُرِّمَ عَلَيْكُمْ وَجِئْتُكُم بِـَٔايَةٍ مِّن رَّبِّكُمْ فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ
“Und das zu bestätigen, was von der Tora vor mir (offenbart) war, und um euch einiges von dem zu erlauben, was euch verboten war. Und ich bin mit einem Zeichen von eurem Herrn zu euch gekommen; so fürchtet Allah und gehorcht mir!” — Bubenheim & Elyas
Taberî9-10. Jh.✓ Zitat verifiziert
Taberî'ye göre bu ayette geçen 'fettekullah ve etîûn' ifadesi, peygamberin kavmine Allah'a itaat ederek O'ndan korkmalarını ve haram kıldıklarından uzak durmalarını, ayrıca kendisinin onlara yaptığı nasihat ve uyarıda kendisine itaat etmelerini emretmesidir. Ayrıca metin, İsa'nın Tevrat'ı tasdik eden bir peygamber olduğunu, Tevrat hükümlerine bağlı kaldığını, ancak İncil'de bazı ağır yükümlülükleri (deve etleri, iç yağları gibi haramları) hafifleterek kaldırdığını nakletmektedir.
فاتقوا ربكم بطاعته واجتناب محارمه أيها القوم، واحذروا عقابه {وأطيعون} في تحذيري إياكم، وأمر ربكم باتباع طاعته
Zemahşerî12. Jh.✓ Zitat verifiziert
Zemahşerî'ye göre bu ifadede geçen tekrar, Lut'un kavmine yönelik uyarısını pekiştirmek ve onların içine yerleştirmek amacı taşır; her bir cümle ayrı bir gerekçeye bağlanmıştır. İlk uyarının gerekçesi onun aralarında emin/güvenilir biri olması, ikincisinin gerekçesi ise onlardan hiçbir beklenti/tamah içinde olmadığının kesilmesidir.
فاتقوا الله في طاعتي ، وكرره ليؤكده عليهم ويقرره في نفوسهم ، مع تعليق كل واحدة منهما بعلة ، جعل علة الأول كونه أمينا فيما بينهم ، وفي الثاني حسم طمعه عنهم
Fahreddin er-Râzî12-13. Jh.✓ Zitat verifiziert
Bu metinde Râzî, İsa'nın Tevrat'ı tasdik eden bir peygamber olduğunu, ancak bazı önceden haram olan şeyleri helal kılmasının bununla çelişmediğini açıklar. Ona göre bunun sebebi ya Tevrat'ta gerçekte bulunmayan hükümlerin İsa tarafından açıklanması ya da hahamların uydurduğu batıl şeriatların iptal edilmesi ya da Yahudilerin işledikleri suçlar sebebiyle onlara ceza olarak haram kılınan bazı şeylerin kaldırılmasıdır. Vehb b. Münebbih'ten nakledilen görüşe göre İsa aslında Musa şeriatına bağlı kalmış, cumartesiyi ve Beytülmakdis'e yönelmeyi sürdürmüştür.
ثم اختلفوا فقال بعضهم : إنه عليه السلام ما غير شيئا من أحكام التوراة ، قال وهب بن منبه : إن عيسى عليه السلام كان على شريعة موسى عليه السلام كان يقرر السبت ويستقبل بيت المقدس
Kurtubî13. Jh.✓ Zitat verifiziert
Kurtubî'ye göre bu ayette hazif (bir kelimenin düşürülmesi) vardır; takdiri 'sizin için helal kıldığım şeylerden bazı yiyecekleri getirdim' şeklindedir. Hz. İsa'nın helal kıldığı şey, Musa şeriatında günahları sebebiyle onlara haram kılınmış olan bazı yağlar ve tırnaklı hayvanlar gibi şeylerdir; ya da hahamların Tevrat'ta olmadığı halde haram kıldığı bazı şeylerdir. Müfessir, Ebu Ubeyde'nin 'ba'z' kelimesinin 'küll' (hepsi) anlamına gelebileceği görüşünü dil ehli nazarında hatalı bulur; çünkü İsa'nın helal kıldığı şey sadece bazı yiyecekler olup katil, hırsızlık, fuhuş gibi şeyleri helal kılmamıştır.
وهذا القول غلط عند أهل النظر من أهل اللغة لأن البعض والجزء لا يكونان بمعنى الكل في هذا الموضع لأن عيسى صلى الله عليه وسلم إنما أحل لهم أشياء مما حرمها عليهم موسى من أكل الشحوم وغيرها ولم يحل لهم القتل ولا السرقة ولا الفاحشة
İbn Kesîr14. Jh.✓ Zitat verifiziert
İbn Kesîr'e göre bu ayet, İsrailoğulları'nın peygamberlere karşı tutumunu açıklar; onlar peygamberlerden bir kısmını yalanlamış, bir kısmını öldürmüştür, çünkü peygamberler kendi heva ve görüşlerine ters düşen hükümler ve Tevrat'ın hükümlerine bağlılık getirmiştir. Bu bağlamda ayet, Hz. İsa'nın Tevrat şeriatinin bir kısmını neshettiğine delalet eder ki bu, iki görüşten sahih olanıdır; bir grup âlim ise hiçbir şeyin neshedilmediğini, sadece ihtilaf edilen bazı hususların hatadan arındırılıp açıklandığını söylemiştir. Meşhur olan görüş, İncil'in Tevrat'ın bazı hükümlerini neshettiğidir.
ومثبتا فيه دلالة على أن عيسى عليه السلام نسخ بعض شريعة التوراة وهو الصحيح من القولين ومن العلماء من قال لم ينسخ منها شيئا وإنما أحل لهم بعض ما كانوا يتنازعون فيه خطأ
Beydâvî13. Jh.✓ Zitat verifiziert
Beydâvî'ye göre Hz. İsa'nın Tevrat'ı tasdik etmesi ile bazı şeyleri helal kılması arasında çelişki yoktur; çünkü İsa'nın şeriatı, Musa'nın şeriatındaki bazı hükümleri (iç yağları, deve etleri, cumartesi yasağı gibi) nesheden bir şeriattır. Bu nesih, tasdik etme vasfını zedelemez, tıpkı Kur'an'ın kendi içindeki neshinin çelişki ve yalanlama sayılmaması gibi; çünkü nesih gerçekte zamanlara göre bir beyan ve tahsistir.
وهو يدل على أن شرعه كان ناسخا لشرع موسى عليه الصلاة والسلام ولا يخل ذلك بكونه مصدقا للتوراة، كما لا يعود نسخ القرآن بعضه ببعض عليه بتناقض وتكاذب، فإن النسخ في الحقيقة بيان وتخصيص في الأزمان
Vergleich
Gemeinsamkeiten
Taberî, Râzî, Kurtubî, İbn Kesîr ve Beydâvî; Hz. İsa'nın Tevrat'ı tasdik eden bir peygamber olmakla birlikte bazı yükümlülükleri (deve etleri, iç yağları, tırnaklı hayvanlar gibi) hafiflettiği/kaldırdığı konusunda birleşir. Bu değişikliğin tasdikle çelişmediği ortak vurgudur; farklı gerekçelerle (nesih, ceza kaldırma, hahamların uydurması) aynı sonuca ulaşılır.
Unterschiede
Zemahşerî bu ayet grubunu farklı bir bağlamda (Lut kıssası) ele alıp dil/belağat eksenli bir tekrar analizi yapar, içerik olarak diğerlerinden ayrılır. Taberî ve Kurtubî rivayet ve dil tahliline dayanırken, Râzî meseleyi kelami bir çelişki sorusu şeklinde ele alır. İbn Kesîr nesih meselesini açıkça tartışıp alimler arası ihtilafı nakleder, Beydâvî ise neshi Kur'an içi nesihle kıyaslayarak usuli bir çözüm sunar. Kurtubî ayrıca Ebu Ubeyde'nin dilbilimsel bir görüşünü eleştirir.
Historischer Kontext
Erken dönem müfessir Taberî rivayet ağırlıklı bir yaklaşım sergilerken, sonraki dönemlerde Zemahşerî ve Beydâvî'de belâgat ve usul unsurları daha sistemli hale gelmiş, Râzî'de kelami soru-cevap yöntemi devreye girmiştir. İbn Kesîr ise rivayet yöntemine dönüşle birlikte alimler arası ihtilafı nakleden bir sentez sunar; temel içerik (tasdik-nesih ilişkisi) dönemler boyunca büyük ölçüde sabit kalmıştır.
Bezug zur Gegenwart
Bu karşılaştırmalı okuma, dini hükümlerin zaman ve şartlara göre yorumlanabilirliğinin, temel ilkelere bağlılıkla çelişmediğini hatırlatır. Bu durum, ilim ile iman arasındaki uyumu ve farklı görüşler karşısında hoşgörülü bir yaklaşımı destekleyebilecek bir örnek sunar. Ayrıca müfessirlerin farklı yöntemlerle aynı meseleye yaklaşması, bilgiye açık, sabırlı ve yapıcı bir düşünme tarzının kıymetini gösterir.
KI-Analyse — keine Fatwa oder Urteil, noch nicht durch Fachprüfung freigegeben