وَمِنَ ٱلشَّيَٰطِينِ مَن يَغُوصُونَ لَهُۥ وَيَعْمَلُونَ عَمَلًا دُونَ ذَٰلِكَ وَكُنَّا لَهُمْ حَٰفِظِينَ
“und auch unter den Satanen manche, die für ihn tauchten und (auch noch andere) Arbeiten außer dieser verrichteten; und Wir bewachten sie.” — Bubenheim & Elyas
Taberî9-10. Jh.✓ Zitat verifiziert
Taberî'ye göre bu ayet, Süleyman'ın Davud'dan nübüvvet ve mülkü miras aldığını, Allah'ın buna ek olarak rüzgarı ve şeytanları da ona boyun eğdirdiğini anlatır. Şeytanlardan bir kısmı denizde dalgıçlık yapar, bir kısmı da bina, heykel ve mihrap yapımı gibi işlerde çalışırdı. Allah bunların sayısını ve yaptıkları işleri eksiksiz gözetip kaydetmekteydi.
يقول تعالى ذكره: وسخرنا أيضا لسليمان من الشياطين من يغوصون له في البحر، ويعملون عملا دون ذلك من البنيان والتماثيل والمحاريب. يقول: وكنا لأعمالهم، ولأعدادهم حافظين، لا يئودنا حفظ ذلك كله
İbn Kesîr14. Jh.✓ Zitat verifiziert
İbn Kesîr'e göre bu ifade denizden inci ve mücevher gibi şeylerin çıkarılmasına işaret eder; ayrıca Allah'ın (Süleyman'ı veya benzeri bir kulunu) şeytanlardan koruduğuna, onların hepsinin Allah'ın kudreti ve kahri altında bulunduğuna, hiçbirinin ona yaklaşmaya cesaret edemediğine, dilediğinde onları serbest bırakıp dilediğinde tutuklu tuttuğuna dair bir anlam taşır.
أي يحرسه الله أن يناله أحد من الشياطين بسوء بل كل في قبضته وتحت قهره لا يتجاسر أحد منهم على الدنو إليه والقرب منه بل هو يحكم فيهم إن شاء أطلق وإن شاء حبس منهم من يشاء
Beydâvî13. Jh.✓ Zitat verifiziert
Beydâvî'ye göre Süleyman'a tahsis edilen rüzgâr onun tahtını/koltuğunu kısa sürede taşıyacak kadar şiddetli eser; sabah bir aylık, akşam bir aylık yol alır ve normalde yumuşak (rahâ') iken bazen şiddetli (âsıfe) hale gelirdi. 'Bâreke fîhâ' ile kastedilen Şam topraklarıdır. Şeytanlardan/cinlerden bir kısmı denizlere dalıp mücevherat çıkarır, bir kısmı da şehir, saray inşası ve garip sanatlar icadı gibi başka işler yapardı; Allah onları emrinden sapmaktan veya bozgunculuk yapmaktan korumuştur.
الريح عاصفة شديدة الهبوب من حيث إنها تبعد بكرسيه في مدة يسيرة كما قال تعالى: غدوها شهر ورواحها شهر وكانت رخاء في نفسها طيبة. وقيل كانت رخاء تارة وعاصفة أخرى حسب إرادته.
Fahreddin er-Râzî12-13. Jh.✓ Zitat verifiziert
Bu müfessire göre Süleyman'a musahhar kılınan şeytanlar konusunda, denizde dalış yapanların onlar mı yoksa başka bir grup mu olduğu, kendilerinin mü'min olmayıp kâfir cinlerden ibaret olabileceği ve 'muhafazata' kelimesinin ne anlama geldiği hususlarında çeşitli ihtimaller nakledilir. Ayrıca Cübbâî'nin bu ağır işleri yapabilmeleri için Allah'ın cisimlerini yoğunlaştırdığı ve Süleyman'ın ölümünden sonra tekrar eski hallerine döndürüldüğü şeklindeki görüşü aktarılıp birçok yönden çürütülür.
قال ابن عباس رضي الله عنهما : يريد وسلطانه مقيم عليهم يفعل بهم ما يشاء
Kurtubî13. Jh.✓ Zitat verifiziert
Kurtubî'ye göre bu ayette şeytanlardan bir kısmının deniz dibine dalarak Süleyman için inci ve cevherler çıkardığı, yahut mihraplar ve heykeller gibi başka işlerde çalıştırıldığı anlatılmaktadır. 'Hafızîn' (koruyanlar) ifadesi ise onların işlerini bozmamaları, insanlara zarar vermemeleri, kaçmamaları veya emirden çıkmamaları için gözetim altında tutulduklarını ifade eder.
والغواص الذي يغوص في البحر على اللؤلؤ
Vergleich
Gemeinsamkeiten
Tüm müfessirler ayetin Süleyman'a musahhar kılınan şeytanlar/cinlerin denizde dalgıçlık yaparak inci-mücevher çıkarma, bina-heykel-mihrap gibi işler yapma faaliyetlerine işaret ettiği ve bunların Allah'ın gözetimi/denetimi altında tutulduğu konusunda birleşir.
Unterschiede
Taberî rivayet temelli sade bir aktarım sunarken, Beydâvî dil ve gramer tahlilleriyle rüzgarın niteliğine ve başka ayetlere atıfla bağlamsal bir okuma katar. Râzî meseleyi kelami tartışmaya taşıyarak Cübbâî'nin cisimlerin yoğunlaştırılması görüşünü nakledip eleştirir; İbn Kesîr ve Kurtubî ise 'hafızîn' ifadesinin şeytanların kaçma/zarar verme ihtimaline karşı gözetim altında tutulmasına dair yorumda yakınlaşır. Bu farklar, müfessirlerin rivayet ağırlıklı, dilbilimsel veya kelami-felsefi yöntemleri tercih etmelerinden kaynaklanır.
Historischer Kontext
Erken dönem müfessir Taberî'de rivayet nakli ağır basarken, sonraki dönemlerde Beydâvî ve Kurtubî'de dil tahlilleri öne çıkmış, Râzî'de ise kelami tartışmalar ve farklı ekollerin (Mu'tezile gibi) görüşlerinin değerlendirilip eleştirilmesi belirgin hale gelmiştir. Temel anlatı (şeytanların hizmete koşulması ve denetim altında tutulması) sabit kalmış, yorumlama araçları ve derinliği zamanla çeşitlenmiştir.
Bezug zur Gegenwart
Bu ayet, farklı yeteneklerin ve gücün yapıcı, hizmet odaklı amaçlarla kullanılabileceğine ve bu kullanımın bir denetim/sorumluluk bilinciyle sınırlandırılması gerektiğine dair düşündürücü bir çerçeve sunar. Günümüzde de bilgi, beceri ve kaynakların toplum yararına, ölçülü ve sorumluluk bilinciyle yönlendirilmesi, ilim ile disiplinli çaba arasındaki uyumu hatırlatabilir.
KI-Analyse — keine Fatwa oder Urteil, noch nicht durch Fachprüfung freigegeben