“Und ihr habt an ihnen Schönes, wenn ihr (sie abends) eintreibt und wenn ihr (sie) morgens austreibt.” — Bubenheim & Elyas
Zemahşerî12. Jh.✓ Zitat verifiziert
Bu müfessire göre 'ولكم فيها جمال' ifadesi, hayvanların insanlar için sadece bir yararlanma vesilesi olmadığını, aynı zamanda gerçek bir güzellik ve süs kaynağı olduğunu bildirir. Çobanlar hayvanları akşam getirip sabah otlatmaya çıkardıklarında bu manzara evlerin önünü süsler, seslerinin uyumu insanlara ferahlık verir ve sahiplerine halk arasında itibar ve saygınlık kazandırır. Bu yönüyle güzellik unsuru, hayvancılıkla uğraşanların asıl gözettiği amaçlardan biri, hatta en önemlilerindendir.
لأن الرعيان إذا روحوها بالعشي وسرحوها بالغداة فزينت بإراحتها وتسريحها الأفنية وتجاوب فيها الثغاء والرغاء أنست أهلها وفرحت أربابها ، وأجلتهم في عيون الناظرين إليها ، وكسبتهم الجاه والحرمة عند الناس
Fahreddin er-Râzî12-13. Jh.✓ Zitat verifiziert
Bu metinde Râzî, En'am/hayvanların insanlar için yaratılmasının ardından sayılan faydaların (dumûriyye/zaruri ve gayr-ı zaruri) sırasıyla zikredildiğini, ilk zikredilen faydanın 'sıcaklık/dumûriyye' olduğunu, ikinci faydanın ise develerin akşam ve sabah otlağa çıkarılıp geri getirilmesi (iraha ve tesrih) sırasında sahiplerine verdiği güzellik ve övünme (tecemmül) hissi olduğunu açıklar. İraha'nın tesrihten önce zikredilmesi, o vakitte develerin karınlarının dolu, memelerinin süt yüklü olması ve ağıllara toplu halde dönmesi sebebiyle görsel güzelliğin daha fazla olmasıyla temellendirilir. Ayrıca metin, kerametleri inkâr edenlerin bu ayeti delil olarak kullanmalarına ve kerameti kabul edenlerin buna verdiği cevaba da yer verir.
واعلم أن وجه التجمل بها أن الراعي إذا روحها بالعشي وسرحها بالغداة تزينت عند تلك الإراحة والتسريح الأفنية ، وتجاوب فيها الثغاء والرغاء ، وفرحت أربابها وعظم وقعهم عند الناس بسبب كونهم مالكين لها
İbn Kesîr14. Jh.✓ Zitat verifiziert
İbn Kesîr'e göre bu ifade, hayvanların akşam vakti otlaktan geri döndükleri anı tasvir eder; bu vakitte hayvanların karınları en dolgun, memeleri en gelişmiş ve görünüşleri en güzel haldedir. Bunun karşılığı olan 'ğuduvv' ise sabah vakti hayvanların otlağa sevk edildikleri zamandır.
وهو وقت رجوعها عشيا من المرعى فإنها تكون أمده خواصر وأعظمه ضروعا وأعلاه أسمة أي غدوة حين تبعثونها إلى المرعى
Beydâvî13. Jh.✓ Zitat verifiziert
Beydâvî'ye göre âyette geçen en'âm; deve, sığır ve koyunu kapsar. Ayette sayılan faydalar sırasıyla açıklanır: 'dif'' hayvanların soğuktan koruyan yünü/kılı, 'menâfi'' ise üreme, süt ve binek olarak kullanım gibi faydalardır; 'menâfi' kelimesinin tercih edilmesi bu faydaların karşılığında elde edilen bedelleri de kapsaması içindir. Ayrıca hayvanların akşam otlaktan dönerken ve sabah otlağa çıkarken sahiplerine bir güzellik ve gösteriş (cemâl) vermesi, meraların ve avluların onlarla süslenmesi ve sahiplerinin insanlar nazarında değer kazanması anlatılır; 'tuhtan getirme' (iraha) fiilinin öne alınması, hayvanların bu vakitte karınları dolu ve memeleri sütle yüklü olarak göründüğünden güzelliğin daha belirgin olmasındandır.
فيها دفء ما يدفأ به فيقي البرد. ومنافع نسلها ودرها وظهورها، وإنما عبر عنها بالمنافع ليتناول عوضها.
Taberî9-10. Jh.✓ Zitat verifiziert
Taberî'ye göre 'حين تسرحون' ifadesi, hayvanların sabahleyin ağıllarından otlağa çıkarıldığı vakti; 'تريحون' ise akşam vakti otlaklardan barındıkları ağıllara döndürüldükleri zamanı ifade eder. Bu ikisi arasındaki fark 'الإراحة' (akşam getirme) ile 'التسريح' (sabah çıkarma) kelimeleri arasındaki dilsel farka dayanır.
فالسرح بالغداة والإراحة بالعشي
Vergleich
Gemeinsamkeiten
Zemahşerî, Râzî, İbn Kesîr ve Beydâvî; ayetteki 'cemâl' (güzellik) unsurunun hayvanların akşam-sabah otlağa çıkarılıp geri getirilmesi (iraha-tesrih) sahnesiyle ilişkili olduğunda ve iraha vaktinde (akşam dönüşünde) hayvanların karınlarının dolu, memelerinin sütle yüklü olması sebebiyle güzelliğin daha belirgin olduğu noktasında birleşirler. Taberî de dahil tüm müfessirler 'tesrih' ve 'iraha' kelimeleri arasındaki dilsel farkı (sabah çıkarma/akşam getirme) vurgular.
Unterschiede
Zemahşerî güzelliği toplumsal itibar ve sahiplerine kazandırdığı saygınlık açısından öne çıkarırken, bir kıraat rivayetine de yer verir. Râzî ise güzelliği faydalar sıralamasında (dumûriyye/zaruri-gayrı zaruri) sistematik bir yere koyar ve konuyu keramet tartışmasına bağlayarak itikadi bir boyut ekler. Beydâvî dil analizini kelime tercihi (menâfi') ve fiil sırası üzerinden detaylandırır, ayrıca bir kıraat farkına işaret eder. İbn Kesîr ve Taberî daha sade bir dilsel/tasvirî yaklaşım sergiler, itikadi tartışmalara girmez.
Historischer Kontext
En eski müfessir Taberî sade bir dilsel açıklamayla sınırlı kalırken, sonraki dönemlerde (Zemahşerî, Râzî, Beydâvî) belağat analizi derinleşmiş, toplumsal gözlem ve itikadi tartışmalar (keramet meselesi gibi) eklenmiştir. Temel dilsel çözümleme (iraha-tesrih farkı) tüm dönemlerde sabit kalırken, yorumun kapsamı zamanla genişlemiştir.
Bezug zur Gegenwart
Bu ayet, tabiattaki basit görünen unsurların bile insana estetik bir haz ve iç ferahlık verebileceğini hatırlatır; bu da ilim ile iman arasındaki uyumun, yaratılıştaki hikmeti fark etmekle güçlenebileceğini düşündürür. Ayrıca emek ve sabırla sürdürülen bir işin (hayvancılık örneğinde olduğu gibi) sadece maddi fayda değil, aynı zamanda gönül rahatlığı ve toplumsal saygınlık da getirebileceği çıkarımı yapılabilir. Bu bakış, günlük yaşamda yapıcı bir tutumla çalışmanın kendi içinde bir değer taşıdığına dair ihtiyatlı bir hatırlatma sunar.
KI-Analyse — keine Fatwa oder Urteil, noch nicht durch Fachprüfung freigegeben