بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ الٓر كِتَٰبٌ أَنزَلْنَٰهُ إِلَيْكَ لِتُخْرِجَ ٱلنَّاسَ مِنَ ٱلظُّلُمَٰتِ إِلَى ٱلنُّورِ بِإِذْنِ رَبِّهِمْ إِلَىٰ صِرَٰطِ ٱلْعَزِيزِ ٱلْحَمِيدِ

“Alif-Lam-Ra. Dies ist ein Buch, das Wir zu dir hinabgesandt haben, damit du die Menschen mit der Erlaubnis ihres Herrn aus den Finsternissen hinaus ins Licht bringst, auf den Weg des Allmächtigen und Lobenswürdigen,” — Bubenheim & Elyas

Tafsire

Von KI erstellt
Zemahşerî12. Jh.✓ Zitat verifiziert

Zemahşerî'ye göre ayetteki 'izin' kavramı, Allah'ın kullarına kolaylık ve tevfik bahşetmesinin bir istiaresidir; bu, hicabın (perdenin) kolaylaştırılması anlamındaki asıl 'izin' kavramından ödünç alınmıştır. 'إلى النور' ifadesi, 'يخرجهم' fiilinin tekrarıyla 'بإذن ربهم' ifadesine bedel olarak bağlanmakta, yani melekler onları Allah'ın izni ve emriyle cennete/nura sokmaktadır. Farklı bir kıraatte ise bu ifadenin kendisinden sonraki kelimeye bağlanması gerektiğini belirtir.

بتسهيله وتيسيره ، مستعار من الإذن الذي هو تسهيل للحجاب ، وذلك ما يمنحهم من اللطف والتوفيق
Fahreddin er-Râzî12-13. Jh.✓ Zitat verifiziert

Bu müfessire göre âyette Allah'ın 'Aziz' ve 'Hamîd' sıfatlarının birlikte zikredilmesi hem korku (rehbet) hem de umut (rağbet) duygusu uyandırır; zira Aziz olan intikam alabilendir, Hamîd olan ise iyilik yapanın çabasını takdir edip şükreden/mükâfatlandırandır. Ayrıca Râzî, hişmet sıfatının (azîz) rahmet sıfatından (hamîd) önce zikredilmesini, Cebbar ve Aziz olanın rızasının daha kıymetli ve şerefli olması, böylece O'na yakınlık için tasdike teşvikin güçlenmesiyle açıklar.

يفيد رغبة ورهبة ، فإنه إذا كان عزيزا يكون ذا انتقام ينتقم من الذي يسعى في التكذيب ، وإذا كان حميدا يشكر سعي من يصدق ويعمل صالحا
İbn Kesîr14. Jh.✓ Zitat verifiziert

İbn Kesîr, Kur'an'ın Allah tarafından indirilmiş en şerefli kitap olduğunu ve Hz. Peygamber'in insanları sapıklıktan hidayete çıkarmak için gönderildiğini açıklar. Ardından ashâb-ı uhdûd kıssasını uzunca nakleder; Necran halkının başına gelen olayı, sihirbazdan etkilenen Abdullah b. Sâmir'in İslam'a girişini, mucizevi olaylarını ve nihayetinde melik tarafından öldürülmesini, sonrasında Zû Nüvâs'ın Necran halkını Yahudiliğe zorlayıp kabul etmeyenleri hendeğe atarak yaktığını anlatır.

قال فأما الغلام فإنه دفن فيذكر أنه خرج في زمان عمر بن الخطاب وأصبعه على صدغه كما وضعها حين قتل ثم قال الترمذي حسن غريب
Beydâvî13. Jh.✓ Zitat verifiziert

Beydâvî'ye göre Kitab'ın indirilmesinin amacı, Peygamber'in insanları dua/davetiyle karanlıklardan (çeşitli sapkınlık türlerinden) aydınlığa (hidayete) çıkarmasıdır; bu çıkarış Allah'ın izniyle, yani O'nun tevfik ve kolaylaştırmasıyla gerçekleşir. 'Azîz ve Hamîd'in yoluna' ifadesi 'nûr'a bedel olarak gelmiş olup, sıfatların bu şekilde tahsisi, o yola girenin asla zillete düşmeyeceğine ve o yolda yürüyenin asla hüsrana uğramayacağına dikkat çekmektedir.

وتخصيص الوصفين للتنبيه على أنه لا يذل سالكه ولا يخيب سابله.
Kurtubî13. Jh.✓ Zitat verifiziert

Kurtubî'ye göre 'Rabbinin izniyle' ifadesi, Peygamber'in insanları karanlıklardan aydınlığa çıkarma fiilinin aslında Allah'ın onlara başarı vermesi ve lütfuyla gerçekleştiğini belirtir. Fiilin Peygamber'e izafe edilmesi, onun davetçi, uyarıcı ve hidayete erdirici olmasından dolayıdır. Allah'ın burada 'benim iznimle' değil 'Rabbinin izniyle' buyurması ise bir tazim ve yüceltme ifadesidir.

وقال : بإذن ربهم ولم يقل : بإذني تعظيما وتفخيما

Vergleich

Gemeinsamkeiten

Müfessirlerin çoğu 'Rabbinin izniyle karanlıktan aydınlığa çıkarma' ifadesinin, çıkarma fiilinin görünürde Peygamber'e (veya meleklere) ait olsa da gerçekte Allah'ın tevfik ve lütfuyla gerçekleştiğini vurguladığı noktasında birleşir. Zemahşerî, Beydâvî ve Kurtubî bu izin kavramını dil ve belağat açısından (istiare, bedel, izafet) benzer şekilde ele alır.

Unterschiede

Zemahşerî ve Beydâvî ayetin nahiv/i'rab yapısına, bedel ilişkisine ve kıraat farklılıklarına odaklanırken, Kurtubî fiilin Peygamber'e izafe edilmesinin sebebini ve 'Rabbin' ifadesinin tazim anlamını öne çıkarır. Râzî ise dil analizini kelamî bir tartışmaya taşıyarak Allah'ın sıfatlarının (Aziz-Hamîd) tertibinden korku-umut dengesi çıkarır. İbn Kesîr tamamen farklı bir yöntemle, dil tahlili yapmaksızın rivayet ve kıssa nakline (ashab-ı uhdûd) yönelir.

Historischer Kontext

Daha erken dönem müfessiri Zemahşerî'den başlayıp Râzî, Kurtubî, İbn Kesîr ve Beydâvî'ye uzanan çizgide dil/belağat temelli yorum yöntemi büyük ölçüde sabit kalmış, ancak İbn Kesîr'in rivayet ağırlıklı tefsir anlayışı bu ortak çizgiden ayrılarak kıssa ve tarihî anlatıya yer vermiştir; bu da dönem ve yönteme göre tefsir tarzının çeşitlenebildiğini gösterir.

Bezug zur Gegenwart

Bu karşılaştırma, hakikate ulaşmanın bireysel çabayla sınırlı olmadığını, ilim ve gönül çabasının Allah'ın yardımıyla birleştiğinde anlam kazandığını hatırlatır. Karanlıktan aydınlığa çıkış imgesi, eğitim ve irşad faaliyetlerinde sabırlı, yapıcı ve hizmet odaklı bir tutumun önemine işaret edebilir. Farklı müfessirlerin aynı ayete getirdiği çok yönlü yaklaşım, ilim ile iman arasındaki uyumun ve çeşitli yorum yollarına açık olmanın bir örneği olarak düşünülebilir.

KI-Analyse — keine Fatwa oder Urteil, noch nicht durch Fachprüfung freigegeben