وَهُوَ ٱلَّذِى مَدَّ ٱلْأَرْضَ وَجَعَلَ فِيهَا رَوَٰسِىَ وَأَنْهَٰرًا وَمِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ جَعَلَ فِيهَا زَوْجَيْنِ ٱثْنَيْنِ يُغْشِى ٱلَّيْلَ ٱلنَّهَارَ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

“Und Er ist es, Der die Erde gedehnt und auf ihr festgegründete Berge und Flüsse gemacht hat. Und von allen Früchten hat Er auf ihr zwei, ein Paar, gemacht. Er läßt die Nacht den Tag überdecken. Darin sind wahrlich Zeichen für Leute, die nachdenken.” — Bubenheim & Elyas

Tafsire

Von KI erstellt
Taberî9-10. Jh.✓ Zitat verifiziert

Taberî'ye göre bu ve benzeri ayetlerde geçen 'düşünen bir topluluk için ibretler/deliller vardır' ifadesi, Allah'ın yaratma, öldürme, diriltme ve doğayı insanların hizmetine sunma gibi fiillerinin, O'nun tek ilah olduğuna, hiçbir şeyin O'na güç yetiremediğine dair kanıtlar olduğunu bildirir. Bu deliller üzerinde düşünüp tefekkür edenler, ibadetin ancak yaratan ve idare edene yapılabileceğini, put ve ilahlaştırılan şeylerin ise hiçbir zarar ya da fayda veremeyeceğini anlarlar.

إن فيما وصفت وذكرت من عجائب خلق الله وعظيم قدرته التي خلق بها هذه الأشياء، لدلالات وحججا وعظات لقوم يتفكرون فيها، فيستدلون ويعتبرون بها، فيعلمون أن العبادة لا تصلح، ولا تجوز، إلا لمن خلقها، ودبرها، دون غيره من الآلهة والأصنام التي لا تقدر على ضر، ولا نفع
Zemahşerî12. Jh.✓ Zitat verifiziert

Zemahşerî'ye göre yeryüzü uzatılırken içinde her türden meyvelerin çift çift (iki iki) yaratılmış olması muhtemeldir; bu çiftlik zamanla artıp çeşitlenmiştir. Bir görüşe göre 'zevceyn' ile siyah-beyaz, tatlı-ekşi, küçük-büyük gibi farklı türler kastedilmiştir. Zemahşerî ayrıca yeryüzünde bulunan meyvelerin, cennette bulunan meyvelerin tüm çeşitlerinin ancak bir kısmının insanlara ibret/hatırlatma (tezkire) olsun diye bitirildiğini belirtir.

وقيل : أراد بالزوجين : الأسود والأبيض ، والحلو والحامض ، والصغير والكبير ، وما أشبه ذلك من الأصناف المختلفة ؟ قلت : لأن كل الثمرات لا تكون إلا في الجنة ، وإنما أنبت في الأرض بعض من كلها للتذكرة
Kurtubî13. Jh.✓ Zitat verifiziert

Kurtubî bu ayeti, gökle ilgili ayetlerden sonra yerle ilgili ayetlerin zikredilmesi bağlamında ele alır; Allah'ın yeri uzunlamasına ve enlemesine yaydığını, üzerine sabit dağlar (rawâsî) koyduğunu ve akan nehirler yerleştirdiğini açıklar. Ayrıca bu ayetin yerin küre şeklinde olduğunu iddia edenlere ve yerin sürekli hareket/düşüş halinde olduğunu ileri sürenlere (İbnu'r-Râvendî ve başkalarının görüşleri) bir reddiye teşkil ettiğini, Müslümanlar ve Ehl-i Kitab'ın görüşünün yerin sabit ve durgun olduğu yönünde olduğunu belirtir.

مسألة في هذه الآية رد على من زعم أن الأرض كالكرة ورد على من زعم أن الأرض تهوي أبوابها عليها وزعم بن الراوندي أن تحت الأرض جسما صعادا كالريح الصعادة وهي منحدرة فاعتدل الهاوي والصعادي في الجرم والقوة فتوافقا
İbn Kesîr14. Jh.✓ Zitat verifiziert

İbn Kesîr'e göre bu ayette Allah'ın yeri uzunlamasına ve enlemesine geniş ve yayılmış kıldığı, onu yüksek ve sağlam dağlarla sabitlediği, içinde nehirler, dereler ve pınarlar akıttığı belirtilir. Bu sular, yerde yarattığı renk, şekil, tat ve kokularıyla birbirinden farklı meyveleri sulamak içindir. Bunlar Allah'ın nimetlerine, hikmetine ve varlığına delil olan işaretlerdir.

أي جعلها متسعة ممتدة في الطول والعرض وأرساها بجبال راسيات شامخات وأجرى فيها الأنهار والجداول والعيون ليسقي ما جعل فيها من الثمرات المختلفة الألوان والأشكال والطعوم والروائح
Fahreddin er-Râzî12-13. Jh.✓ Zitat verifiziert

Bu metinde Râzî, gökyüzü ile yeryüzünün üstünlüğü meselesini tartışırken bazı âlimlerin göğü üstün saydığını aktarır; gerekçe olarak göğün meleklerin ibadet mahalli olması ve orada hiç kimsenin Allah'a isyan etmemiş olmasını gösterir. Ayrıca Âdem'in cennetten çıkarılış kıssasını da bu görüşe delil olarak zikreder. Devamında yerin genişletilmesi (medd), dağların yaratılışı ve bitkinin topraktan çıkışı gibi konularda Allah'ın kudretine dair çok yönlü istidlaller sunar.

أن السماء متعبد الملائكة ، وما فيها بقعة عصى الله فيها أحد
Beydâvî13. Jh.✓ Zitat verifiziert

Beydâvî'ye göre yeryüzünün yayılması, dağların sağlam kılınması, nehirlerin akıtılması, meyve çeşitlerinin çift çift yaratılması ve gece-gündüzün birbirine bürünmesi, tesadüfen değil hikmetli bir yaratıcının tasarrufuyla belirli bir şekle özgülenmiştir. Aynı şekilde birbirine bitişik toprak parçalarının farklı verimlilikte olması, tek su ile sulanan bahçelerin ürünlerinin tat ve şekil bakımından farklılaşması da bu kudret ve hikmet sahibi yaratıcının varlığına delildir. Bu farklılıklar aynı unsurlardan (aynı toprak, aynı su) çıktığı için tabii sebeplerle açıklanamaz, ancak seçici bir kudret sahibinin tahsisiyle mümkündür.

لا يكون إلا بتخصيص قادر مختار

Vergleich

Gemeinsamkeiten

Tüm müfessirler bu ayeti Allah'ın kudret ve hikmetine dair kozmolojik/tabii deliller olarak okur; yerin yayılması, dağlar, nehirler ve meyve çeşitliliği hep 'düşünen topluluk için ibretler' çerçevesinde ele alınır. Taberî, İbn Kesîr, Râzî ve Beydâvî ortak biçimde bu unsurları tevhide ve yaratıcının tekliğine delil olarak sunar.

Unterschiede

Taberî dil tahliline ve tevhid vurgusuna ağırlık verirken, Zemahşerî meyvelerin çift/çeşit oluşuna belağat açısından odaklanır. Kurtubî ayeti yerin şekli ve hareketi konusundaki kelamî tartışmalara (dönemin bazı fikir akımlarına reddiye) taşıyarak daha itikadî bir boyut katar. Râzî akli istidlal ve gök-yer üstünlüğü tartışmasını ekleyerek felsefi/kelamî derinlik katar; Beydâvî ise aynı toprak ve suyun farklı ürünler vermesini tabii sebeplerle açıklanamayacak bir 'seçici kudret' delili olarak felsefi bir dille işler.

Historischer Kontext

Erken dönem müfessir Taberî'de sade, dil ve bağlam temelli bir tevhid istidlali görülürken, Zemahşerî ve sonraki alimlerde belağat ve tefsir zenginliği artmış; Kurtubî ve Râzî döneminde kelamî tartışmalar (yerin şekli, gök-yer üstünlüğü gibi) metne dahil olmuş, Beydâvî'de ise bu birikim daha sistematik akli istidlal biçimine dönüşmüştür. Temel tevhid mesajı sabit kalırken, yorumun aracı ve derinliği zamanla çeşitlenmiştir.

Bezug zur Gegenwart

Bu karşılaştırmalı okuma, tabiattaki çeşitlilik ve düzenin tefekkür yoluyla ilim ile iman arasında bir uyum kurabileceğine işaret eder. Aynı toprak ve suyun farklı ürünler vermesi gibi gözlemler, bilimsel merakı ihlasla ve şükür duygusuyla birleştiren bir bakış açısını hatırlatabilir. Bu da günümüzde tabiatı inceleme çabasının, sabırlı ve derin bir düşünme alışkanlığıyla desteklenmesi gerektiğine dair mütevazı bir teşvik olarak görülebilir.

KI-Analyse — keine Fatwa oder Urteil, noch nicht durch Fachprüfung freigegeben