قَالَ هَلْ عَلِمْتُم مَّا فَعَلْتُم بِيُوسُفَ وَأَخِيهِ إِذْ أَنتُمْ جَٰهِلُونَ

“Er sagte: "Wißt ihr (noch), was ihr Yusuf und seinem Bruder damals in eurer Torheit antatet?"” — Bubenheim & Elyas

Tafsire

Von KI erstellt
Taberî9-10. Jh.✓ Zitat verifiziert

Taberî, ayetteki 'yusuf ve kardeşi' ifadesinin, Yusuf'un başına gelenlerle ilgili değil, kardeşlerin onunla kardeşi arasına ayrılık koymasıyla ilgili olduğunu belirtir. Ayetin anlamı, kardeşlere Yusuf ve kardeşine yaptıklarını, ikisini birbirinden ayırdıklarını ve bunu yaparken sonucunu bilmedikleri bir cahillik hali içinde işlediklerini hatırlatmaktır.

فتأويل الكلام: هل تذكرون ما فعلتم بيوسف وأخيه، إذ فرقتم بينهما وصنعتم ما صنعتم إذ أنتم جاهلون
Zemahşerî12. Jh.✓ Zitat verifiziert

Zemahşerî'ye göre Yusuf'un 'cahiller' (câhilîn) hitabı kardeşlerine yönelik bir azarlama değil, dinî bir şefkat ve nasihattir; kastedilen, çirkinliğin bilincinde olup tövbeye yönelmiş olsalar bu sözleri söylemeyecekleri anlamıdır. Ayrıca 'câhilîn' kelimesine hata yapanlar, doğru yoldan çıkanlar, unutanlar veya henüz erginlik yaşına ulaşmamış çocuklar gibi farklı anlamlar da verilmiştir.

فكان كلامه شفقة عليهم وتنصحا لهم في الدين ، لا معاتبة وتثريبا ؛ إيثارا لحق الله على حق نفسه
Fahreddin er-Râzî12-13. Jh.✓ Zitat verifiziert

Bu müfessire göre Yusuf'un kimliğini açıklama sebebi konusunda farklı rivayetler nakledilmiştir: bir görüşe göre babası Yakub'un mektubunu okuyunca duyduğu derin duygulanma sebep olmuş, diğer görüşe göre kardeşlerinin yalvarması ve içinde bulundukları zorluğu anlatmaları onda bir merhamet uyandırmış ve bunun üzerine kimliğini açıklamıştır. Ayrıca Yakub'un mektubunun içeriği detaylı olarak nakledilmekte, mektupta ailenin geçmişte çektiği belalar (İbrahim'in ateşe atılması, İshak'ın kurban edilmek istenmesi, Yusuf'un kaybı ve Bünyamin'in tutuklanması) anlatılmaktadır.

قيل إنه لما قرأ كتاب أبيه يعقوب ارتعدت مفاصله واقشعر جلده ولان قلبه وكثر بكاؤه وصرح بأنه يوسف . وقيل : إنه لما رأى إخوته تضرعوا إليه ووصفوا ما هم عليه من شدة الزمان وقلة الحيلة أدركته الرقة فصرح حينئذ بأنه يوسف
Kurtubî13. Jh.✓ Zitat verifiziert

Kurtubî'ye göre bu ifade, Yusuf'un kardeşlerinin onu kuyuya attıkları sırada henüz küçük yaşta ve henüz peygamber olmadıklarını göstermektedir; çünkü cehaletle vasıflanmak ancak bu sıfata sahip olan (küçük/bilgisiz) kişiler için söz konusu olabilir. Bu ifade aynı zamanda şu anki (itiraf ettikleri) hallerinin düzelmiş olduğuna, yani o fiili küçük ve cahil oldukları zaman işlediklerine delalet eder. 'Biz gerçekten hata edenlerdik' sözü ise büyüdükten sonra, yaptıklarını babalarına utanç ve korku nedeniyle söylememelerine işaret eder; bir başka görüşe göre ise bu cehalet, işin sonunun nereye varacağını bilmemek anlamındadır.

دليل على أنهم كانوا صغارا في وقت أخذهم ليوسف غير أنبياء لأنه لا يوصف بالجهل إلا من كانت هذه صفته ويدل على أنه حسنت حالهم الآن أي فعلتم ذلك إذ أنتم صغار جهال قال معناه بن عباس والحسن
İbn Kesîr14. Jh.✓ Zitat verifiziert

İbn Kesîr'e göre bu ifade, kardeşlere isnat edilen 'cahillik' halinin, işledikleri suçun büyüklüğünü takdir edememelerinden kaynaklandığını belirtir. Selef'ten bazılarının görüşüne dayanarak, Allah'a isyan eden herkesin bu anlamda 'cahil' sayıldığını nakleder. Bu cahillik, kardeşleri ile babaları arasında ayrım yapmalarıyla, yani onu kardeşinden ayırmalarıyla ilgilidir.

كل من عصى الله فهو جاهل
Beydâvî13. Jh.✓ Zitat verifiziert

Beydâvî'ye göre Yusuf, kardeşlerine 'Yusuf'a ve kardeşine ne yaptığınızı bildiniz mi' derken bu işin çirkinliğini fark edip tövbe edip etmediklerini sormaktadır; kardeşine yaptıkları ise onu Yusuf'tan ayırıp aciz ve zelil bir hâle düşürmeleridir. Bu sözü onları azarlamak için değil, nasihat, tövbeye teşvik ve onların çaresizliğine acıma amacıyla söylemiştir. Onları 'cahil' olarak nitelendirmesi ise fiillerinin cahillerin işi olması ya da o dönemde henüz toy, aklı ermez çocuklar olmalarından kaynaklanmaktadır.

وإنما قال ذلك تنصيحا لهم وتحريضا على التوبة، وشفقة عليهم لما رأى من عجزهم وتمسكنهم لا معاتبة وتثريبا

Vergleich

Gemeinsamkeiten

Müfessirlerin çoğu 'cahillik' ifadesinin kardeşlerin işledikleri suçun (Yusuf'u kardeşinden ayırma, kuyuya atma) büyüklüğünü ve sonucunu tam kavrayamamış olmalarıyla ilgili olduğunda birleşir. Ayrıca Yusuf'un bu sözleri azarlamaktan çok tövbeye teşvik, nasihat ve merhamet amacıyla söylediği yönünde ortak bir eğilim vardır.

Unterschiede

Taberî ve İbn Kesîr rivayet temelli olarak cahilliği bilinçsizce işlenen bir günah hâli olarak okurken, Kurtubî bunu kardeşlerin o dönemde henüz küçük ve peygamber olmadıklarına dair bir delil şeklinde yorumlar. Zemahşerî ve Beydâvî dil/belağat tahliliyle 'câhilîn' kelimesine hata edenler, doğru yoldan çıkanlar veya toy çocuklar gibi çoklu anlamlar yükler; Râzî ise meseleyi farklı bir eksene taşıyıp Yusuf'un kimliğini açıklama sebebine dair rivayetlere (Yakub'un mektubu, kardeşlerin yalvarması) ağırlık verir.

Historischer Kontext

Erken dönem müfessirleri (Taberî, İbn Kesîr) daha çok rivayet nakline dayanırken, sonraki dönem müfessirleri (Zemahşerî, Râzî, Kurtubî, Beydâvî) rivayetleri dil ve belağat tahliliyle harmanlayarak ayete daha çok katmanlı, yorum çeşitliliği barındıran bir yaklaşım getirmiştir. Temel mesaj (pişmanlık, cehalet, merhamet) sabit kalmış, yöntem ve vurgu noktaları zamanla çeşitlenmiştir.

Bezug zur Gegenwart

Bu karşılaştırmalı okuma, geçmişte bilmeden veya öfkeyle yapılan hataların fark edilip pişmanlık duyulmasının, ilişkileri onarmada önemli bir adım olduğunu hatırlatır. Aile içindeki kırgınlıkların bağışlama, sabır ve hoşgörüyle aşılabileceği; öfkeyle alınan kararların sonradan vicdan muhasebesiyle düzeltilebileceği fikri günümüz aile ve toplum ilişkileri için de düşündürücüdür.

KI-Analyse — keine Fatwa oder Urteil, noch nicht durch Fachprüfung freigegeben