أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ خَسِرُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ وَضَلَّ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَفْتَرُونَ

“Das sind diejenigen, die ihre Seelen verloren haben, und es ist ihnen entschwunden, was sie zu ersinnen pflegten.” — Bubenheim & Elyas

Tafsire

Von KI erstellt
İbn Kesîr14. Jh.✓ Zitat verifiziert

İbn Kesîr'e göre bu ayette geçen kayıp/zarar ifadesi, kişilerin kendi nefislerini kaybettikleri anlamına gelir; bunun sebebi de şiddetli bir ateşe sokulmuş olmalarıdır. Onlar bu ateşte azap görmekte olup, azabın hiçbir anı hafifletilmemekte, göz açıp kapayacak kadar bile kendilerinden uzaklaştırılmamaktadır.

أي خسروا أنفسهم لأنهم أدخلوا نارا حامية فهم معذبون فيها لا يفتر عنهم من عذابها طرفة عين
Beydâvî13. Jh.✓ Zitat verifiziert

Beydâvî'ye göre bu ayetler, müşriklerin dünyada Allah'ın azabından kaçamayacaklarını ve kendilerini koruyacak hiçbir velilerinin olmadığını, azabın onlar için daha şiddetli ve daimi olması için bu güne (kıyamete) tehir edildiğini bildirir. 'İşitemez ve göremezler' ifadesi, onların hakka karşı sağırlaşıp körleşmelerinden kaynaklanır ve bu durum hem azabın katlanmasının sebebi hem de edindikleri sahte velilerin (putların) velayete layık olmadığının kanıtı olarak yorumlanır. Kendilerini hüsrana uğratmaları, Allah'a ibadeti bırakıp putlara tapınmayı satın almalarıyla açıklanır ve bu yüzden âhirette en çok zarar edenler onlardır.

وما كان لهم من دون الله من أولياء يمنعونهم من العقاب ولكنه أخر عقابهم إلى هذا اليوم ليكون أشد وأدوم
Taberî9-10. Jh.✓ Zitat verifiziert

Bu müfessire göre, bahsedilen sıfatlara sahip kişiler, kendi nefislerini Allah'ın rahmetinden alacakları payı zayi ederek aldatan (hüsrana uğratan) kimselerdir.

هم الذين غبنوا أنفسهم

Vergleich

Gemeinsamkeiten

Üç müfessir de ayetteki 'hüsran/kayıp' ifadesinin kişilerin kendi nefislerini zarara uğratmalarıyla ilgili olduğunda birleşir; bu zararın Allah'a yönelişten uzaklaşma ve azaba müstahak olmakla bağlantılı olduğu vurgulanır.

Unterschiede

Taberî konuyu dil ve lafız düzeyinde sade bir açıklamayla ele alır; İbn Kesîr azabın şiddetine ve sürekliliğine odaklanarak bağlamsal/rivayet destekli bir okuma sunar; Beydâvî ise belağat ve gramer tahliline dayanarak azabın hem sebebini hem de putperestliğin velayete layık olmayışını daha sistematik bir illet-sonuç ilişkisi içinde açıklar.

Historischer Kontext

Taberî'nin erken dönem tefsiri daha çok dilsel açıklamayla sınırlıyken, İbn Kesîr rivayet ve bağlam bütünlüğünü ön plana çıkarır, Beydâvî ise daha sonraki dönemde belağat ve mantıksal çıkarım yöntemlerini kullanarak konuyu derinleştirir; temel anlayış (nefsini zarara uğratma) üç dönemde de sabit kalmıştır.

Bezug zur Gegenwart

Bu karşılaştırmalı okuma, kişinin kendi tercihleriyle manevi ve ahlaki değerlerden uzaklaşmasının kendine verdiği zararı hatırlatması bakımından günümüz için de düşündürücüdür. İlim ile iman arasındaki uyumu koruyarak, gaflete düşmeden bilinçli bir ibadet ve ahlak anlayışı geliştirmek, bireysel ve toplumsal huzura hizmet edebilir. Bu bağlamda sabır ve ihlas, kişinin kendi iç dünyasında hüsrandan korunmasına katkı sağlayan değerler olarak öne çıkar.

KI-Analyse — keine Fatwa oder Urteil, noch nicht durch Fachprüfung freigegeben